yıla ile cümle
yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Jeg er IKKE en Slange!" Sagde Alice forarget.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Je suis pas un serpent!", Dit Alice avec indignation.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'나는 뱀 아니에요! "앨리스가 분개했다.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nejsem had!" Řekl rozhořčeně Alice.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nie jestem węża!" Powiedziała Alice z oburzeniem.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Nie som had!" Povedal rozhorčene Alice.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi.'Tôi không một con rắn "Alice phẫn nộ.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Yo no soy una serpiente!", Dijo Alicia indignada.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Δεν είμαι ένα φίδι!", Είπε η Αλίκη αγανάκτηση.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Аз не съм змия! - Каза възмутено Алиса.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Я не змея!" Сказала Алиса с негодованием.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."Я не змія!" Сказала Аліса з обуренням.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."אני לא נחש!" אמרה אליס בכעס.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."أنا لست الثعبان!' وقال اليس بسخط.
'Ben bir yılan!' Alice öfkeyle söyledi."私を放ってみよう!"
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.저를 뉴욕 자연 역사 박물관으로 데리고 가서 뱀에 대한 책을 사 주시고,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.היא לקחה אותי למוזיאון הטבע והמדע בניו יורק, קנתה לי ספרים על נחשים,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.وتاخذني لمتحف التاريخ الطبيعي بنيويورك وتشتري لي كتبا عن الثعابين
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.蛇の本を買ってしまいました こうして私のキャリアは始まったのです
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Există un șarpe în camera alăturată și mergem acolo."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."옆 방에 뱀이 있어요. 우리는 그 방으로 가는 겁니다" 라고 말한다는군요.
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Sabe, há uma cobra na sala ao lado "e vamos entrar lá dentro."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Sabes, hay una serpiente en la habitación contigua e iremos hacia allí".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Vo vedľajšej miestnosti je had a my do nej vojdeme."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.'Weet je dat er in de kamer hiernaast een slang zit en dat we daar naar binnen gaan.'
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Знаете, в другой комнате находится змея, и мы туда зайдём".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."Знаете ли, в съседната стая има змия. и ние ще влезем там."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi."У тій кімнаті є змія, і зараз ми зайдемо туди".
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.ויגיד, "אתם יודעים, יש נחש בחדר השני ואנחנו עומדים להכנס לשם."
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.ويقول: "هل تعلم بأن هناك أفعى في الغرفة المجاورة ونحن ذاهبون الى هناك"
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.佢話"你知道嘛 隔離房有條蛇喺度 而家我地準備入去啦"
"Biliyor musun, yan odada bir yılan var ve birazdan oraya gideceğiz" dediğini söyledi.「隣の部屋にヘビがいます これから そこに行きましょう」と言うんです たいていの人は 「とんでもない 行きませんよ
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Anh biết đó, hầu hết mọi người đều sợ rắn.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Come sai, quasi tutti sono terrorizzati dai serpenti.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Die meisten Menschen haben Angst vor Schlangen.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Je weet wel, de meeste mensen zijn bang voor slangen.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.아시다시피, 많은 사람들이 뱀에 대해 겁을 먹고 있습니다.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Sabes, a la mayoría de personas las serpientes les aterran.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Știi, majoritatea oamenilor se tem foarte tare de șerpi.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Tudod, a legtöbb ember retteg a kígyóktól.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Vous savez, la plupart des gens sont terrifiés par les serpents.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Większość ludzi boi się węży.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Οι περισσότεροι άνθρωποι, ξέρετε, φοβούνται τα φίδια.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Большинство людей страшно боятся змей.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.Нали знаете, повечето хора се ужасяват от змии.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.אתה יודע, רוב האנשים מפחדים מנחשים.
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.انت تعلم ان الكثيرين مرعوبون من الثعابين
Biliyorsun, birçok insan yılandan korkar.世界で最後のキングコブラが死んでも
Bill itiraf etmişti, kararını değiştirip inkar ederse cezası 3 yıldan 10 yıla yükselecek.Al je v režimu přiznání, pro Billa ve stavu 4, který se přiznává, je jediná možnost zapírat.
Bill itiraf etmişti, kararını değiştirip inkar ederse cezası 3 yıldan 10 yıla yükselecek.Його єдина опція-заперечити.
Bill seni satarsa, tam 10 yıl ceza alacaksın ve Bill ise sadece 1 yıla mahkum olacak.וביל מפליל אותך, אז אתה תקבל 10 שנים בכלא וביל יקבל רק שנה אחת בכלא".
Bill seni satarsa, tam 10 yıl ceza alacaksın ve Bill ise sadece 1 yıla mahkum olacak.و (بيل) دبّس عليك، سيكون عليك قضاء عشر سنين في السجن بينما خويّك (بيل) سيقضي سنة واحدة فقط".
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ 우리는 방울밤을 잡았었죠 ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫ תפסנו נחש פעמונים ♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladık♫لقد إصدنا حية ذات الجرس♫
Bir çıngıraklı yılan yakaladıkこれからディナーにしようか
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ei, ei, ei. Ei urheilua lainkaan. No, olosuhteet ovat huonoja kaikkialla näinä päivinä.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Eines Nachts, als ich wach in meinem Zelt lag... ...schoss mir ein schrecklicher Gedanke durch den Kopf.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport alls. Tja, villkor är dåliga överallt dessa dagar.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport overhovedet. Nå, betingelser er dårlige overalt i disse dage.
İlgili Sayfalar