yıla ile cümle

yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zehirli olsun ya da olmasın çoğu yılan ısırıkları, bir takım lokal etkilere sebep olur.Pri večini ugrizov kač, ne glede na to, ali gre za strupeno ali za nestrupeno vrsto, se pojavi lokalni učinek.
Köyün 1400 yıla yakın geçmişi vardır.Mesto je staro približno 1400 let.
Mümkünse yılanın tanımlanması yapılır.Napis bi se lahko interpretiral kot Hor kača.
Hastalığın kuluçka süresi sekiz günden iki yıla kadar değişebilir.Brez zdravljenja se lahko napadi pojavljajo od enkrat na dva dni do osemkrat dnevno.
Bazen bir yılan olarak betimlenir.Včasih jo imenujejo Had.
11 yıldır tutuklu olduğu için cezası 19 yıla düşürülmüştür.Ker večkrat skuša pobegniti, je zaprt celih 19 let.
Yeni üyelik teklifleri yıldan yıla düşünülür.Predlogi za nove misije izhajajo vsako leto.
Yağış bol ve tüm yıla dağılmıştır.Precej je padavin in so pogoste vse leto.
II. Dünya savaşında geçici olarak 10 yıla çıkarıldı, ancak savaştan sonra tekrar 5 yıla düşürüldü.Med drugo svetovno vojno je bila požgana, obnovljena pa pet let po koncu vojne.
Yılan Krallığı, Mezoamerika'nın Klasik döneminin çoğunda egemen oldu.To kraljestvo je obstajalo največji del klasičnega majevskega obdobja.
Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.Predvidena kazen za uboj je zapor od petih do petnajstih let.
Harry Potter ve Sırlar Odası kitabında yılan olarak betimlenmiştir.V knjigi Harry Potter in dvorana skrivnosti je bazilisk pošast, ki se skriva v dvorani.
Yılanlı Kilise uzun koridorlu ve alçak tavanlı kemerli bir kilisedir.Yılanlı Kilise (Kačja cerkev) je preprosta obokana cerkev z nizkim stropom in dolgo ladjo.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Najbolj poznane so avstralske strupene kače.
Yılan ısırığı veya yılan sokması, yılanın dişleri ile sebep olduğu yaralanmadır.Kačji ugriz je poškodba, ki nastane, ko kača zasadi zobe strupnike v telo žrtve.
Bunu taipan ve kahverengi yılan takip eder.Pred tem je znal samo angleško in srbohrvaško.
Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur.Živijo na vseh celinah, razen Antarktike in večine manjših otokov.
Yılanların Öcü Rusçaya çevrilir.Vzhodnoslovaška narečja prehajajo v rusinščino.
Halüsinasyonlar görür mesela bazen bahçe hortumunu yılan sanır.Lepontščina in galatščina se včasih obravnavata kot narečji galščine.
A-level genelde 2 yıla yayılır ve iki bölüme ayrılır, her yıl bir bölümü bitirilir.Sezona je trajala skoraj vse leto se je delila se je na dva dela.
Bütün pullular gibi yılanlar da, vücudu üst üste binen pullarla kaplı ektotermik amniyot omurgalılardır.Podobno kot drugi luskarji so kače ektotermni amnioti, katerih telo preraščajo rožene luske.
Bunların yanında çok nadir olarak kuş, yılan veya tilki de avlayabilir.Tam najde bodisi zajčka bodisi psička.
Bu sürdürülme süresi, bir yıla kadar da tavsiye edilmektedir.Tokiomis sąlygomis jis gali būti laikomas iki metų.
Yıldan yıla büyürler.Kasmet jų daugėja.
Yılanların Öcü, Fakir Baykurt.Pievinės varlės, mažosios kūdrinės varlės.
Savcı, hakkındaki suçlamalardan Demirel'in 10 yıldan 23 yıla kadar hapisini istedi.Už šį nusikaltimą D. Dilindžeriui buvo paskirta bausmė kalėti nuo dešimties iki dvidešimties metų.
Avustralya'da en yaygın bulunan yılan türüdür.Tai smulkiausia Australijoje gyvenanti žalčiakaklių rūšis.
Alkollü iken yılana dokunmak asla mantıklı değildir.Tačiau įprastai geriant šampaną stengiamasi gėrimo nelaistyti.
Bu yılan çok iyi bir yüzücüdür.Be to, gyvatės yra puikios plaukikės.
Deniz yılanları çoğunlukla Hint Okyanusu'nda ve Pasifik Okyanusu'nnun güneybatısında bulunur.Jūrinės gyvatės pasitaiko daugiausia Indijos vandenyne ir Ramiojo vandenyno pietvakariuose.
1947-1950 yıları arasında Gruzdzhayskom Veteriner Koleji'nde eğitim aldı.1947–1950 m. mokėsi Gruzdžių veterinarijos technikume.
Bu ülkelerin vatandaşlarına bir yıla kadar geçerli giriş izni verilir.Komandiruojamiems į Prancūziją asmenims leidimas gyventi išduodamas 1 metams.
Yılan-insan melezine şekil değiştirme yeteneğine sahiptir.Ne tokios senos graikų istorijos aprašo būtybę, sugebančią keisti pavidalą.
Yılansı bir vücudu vardır.Ar medis turi sielą?
Tarihi 550 yıla dayanmaktadır.Jam sukanka 550 metų.
Mahallenin kuruluş tarihi 1800 yılara dayanır.Atstovų rūmų istorija siekia 1890 metus.
Bu durum özellikle olay öncesi birkaç yıla ait hafıza için geçerlidir.Dažnai jie atspindi tai, kas buvo mūsų mintyse prieš dieną ar kelias dienas.
Elimizde sadece 1937 ile 1941 yıları arasındaki üretim adetleri vardır.Statybos darbai truko nuo 1937–1940.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Australijoje yra daugiau nuodingųjų nei nenuodingųjų gyvačių rūšių.
Yeni üyelik teklifleri yıldan yıla düşünülür.Detalesnės išvados bus pateiktos per metus.
Daha sonra büyüyerek kızın kolunu çevreleyen ve kendi kuruğunu ısıran bir yılana dönüşüyor.Ji buvo vaizduojama kaip jauna moteris maitinanti gyvatę, kuri yra apsivijusi aplink jos kūną.
Yılan ve kuş görünümünde olanları vardır.Su Perkūnu sietas ir avinas.
Güneyinde Yılanlı dağları vardır.Pietuose yra Troodo kalnų atšakų.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Būtybė yra panaši į didžiulę raguotą gyvatę.
Dünyanın en ağır yılanıdır.Tai sunkiausia pasaulio kaulinė žuvis.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Radijo bangos sklinda išilgai žemės, sekdamos Žemės paviršiaus kreivumą.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Veisėjai rekomenduoja nenukirpti morkos formos uodegos.
Yılan FareKalvių piliakalnis
Yıldız lekesi etkinliğinin yıldan yıla değiştiği anlaşılmıştır.Populiarus pajūrio klimato kurortas, veikiantis ištisus metus.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.Jam patinka keisti gyvūnai, tokie kaip gyvatė.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.Jai patinka keisti gyvūnai, tokie kaip gyvatė.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu."Kas Jumal on tõesti öelnud, et te ei tohi süüa ühestki rohuaia puust?"
Liverpool'a da 10 yıllık men cezası verilmiş ancak bu karar daha sonra 6 yıla indirilmiştir.Liverpool sai kümneaastase keelu, mida hiljem küll vähendati kuuele aastale.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Hiljem vähendati karistust ühele aastale.
Yıldan yıla büyürler.Aasta-aastalt kilometraaž kasvas.
15 Haziran tarihinde Dattus, bir maymun, horoz ve yılanla bir çuvala konulup denize atıldı.Ta püüti kinni ja pandi 15. juunil 1021 koos ahvi, kuke ja maoga kotti ning visati merre.
Yeni üyelik teklifleri yıldan yıla düşünülür.Avaldusi liitumiseks saab esitada aastaringselt.
1918'de tüm Alman monarşilerinin devrildiği yıla kadar ayakta kalmıştır.Seda oli ta kuni 1918. aastani, mil Saksamaal kõik monarhiad kaotati.
Bu Süveyş Kanalı'nın açıldığı yıla denk geliyor.Sulgudes on toodud metroo avamise aasta.
Ürün çeşidi yıldan yıla artırılmıştır.Omamärgitoodete osakaal on aasta-aastalt tõusnud.
İlgili Sayfalar