yıla ile cümle

yıla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İran'daki LGBT bireylerin tarihi binlerce yıla yayılıyor.The history of LGBT people in Iran spans thousands of years.
Berlin'deki bu süre, Sovyetler Birliği'nde 10 yıla dönüştü.This sojourn in Berlin turned into 10 years in the Soviet Union.
2021'in üçüncü çeyreğinde, XPeng'in geliri bir önceki yıla göre %500'ün üzerinde arttı.In the third quarter of 2021, revenue for XPeng rose over 500% compared to the year before.
Ayrıca Ar-Ge ekibini bir önceki yıla göre yaklaşık üçte bir oranında artırmıştır. [1]It had also increased its R&D team by about a third since the year before.[1]
Bu ceza sonradan 16 yıla indirildi.This sentence was reduced to 16 years on appeal.
MÖ Üçüncü Binyıldan Birinci Bin Yıla Yakın Doğu ve Ege Metinleri.Near Eastern and Aegean Texts from the Third to the First Millennia BC.
Takiplerde stabil ise, görüntüleme takip aralığı 2-3 yıla çıkarılır.If stable at follow-up, the interval of imaging follow-up is increased to 2–3 years.
Kuran, hikayede şeytanı sembolize eden yılandan değil, sadece Şeytan'dan bahseder.The Quran does not mention the serpent as a symbol for the devil, but only Satan himself.
Göksel kubbe bir dünya yılanı veya agon ile sona erer.The heavenly dome ends at a world-serpent or agon.
Bu son kitap, yedi ciltte tüm yılanların bir sınıflandırmasını önermektedir.This last book proposes a classification of all the snakes in seven volumes.
Asa mucizevi bir şekilde bir yılana ve ardından tekrar bir asaya dönüşür.The staff is miraculously transformed into a snake and then back into a staff.
Musa ve Harun firavunun huzuruna çıkarlar ve Harun'un asası bir yılana dönüşür.Moses and Aaron appear before the pharaoh, and Aaron's rod is transformed into a serpent.
Ancak bir gün kartal, yılanın çocuklarını yer.But one day, the eagle eats the serpent's children.
Yılan geri gelir ve ağlar.The serpent comes back and cries.
Utu, yılana ölü bir boğanın midesine saklanmasını söyler.Utu tells the serpent to hide inside the stomach of a dead bull.
Yılan, kartalı yakalar ve onu açlıktan ve susuzluktan ölmesi için bir çukura atar.The serpent captures the eagle, and throws him into a pit to die of hunger and thirst.
Çünkü onda bir yılanın inceliği ve tıslaması var, iyilikle bastırıyor.For he has the subtlety and hissing of a serpent, which in goodness he suppresses.
Bu deniz yılanı olayı meşhur oldu ve memleketi İngiltere'de büyük ilgi uyandırdı.[1] [2]This sea serpent incident became famous and caused much interest back home in Britain.[2][3]
Oligodon churahensis veya Churah Valley kukri yılanı, Colubridae familyasından bir yılan türü.Oligodon churahensis, the Churah Valley kukri snake, is a species of snake in the family Colubridae.
Churah Vadisi kukri yılanının habitatın bir görünümHabitat at the type locality of the Churah Valley kukri snake
Çiçeklerin arasında her yerde bir yılan pusuda olabilir.Everywhere a serpent lurks among the flowers.
Lepidus: Orada garip yılanlar mı var?Lepidus: You’ve strange serpents there?
Shakespeare, Nil'in çamurundan yılanların ve timsahların oluştuğunu yazmıştır:[1]Shakespeare wrote of snakes and crocodiles forming from the mud of the Nile:[32]
On birinci yıla kadar onun yanında sekreterlik yaptım.Till the eleventh year I was a secretary at him.
Artık yılanlardan korkmuyorum.Ich habe keine Angst mehr vor Schlangen.
Üç dakikada üç yıla ait anıları uyandırmak, bu sadece müziğin yapabileceğidir.In drei Minuten Erinnerungen von drei Jahren zu wecken, das schafft nur Musik.
Ben bir yılan değilim.Ich bin keine Schlange.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Mose legte nach seiner Rede einen Schleier über sein Gesicht.
2014'e kadar Gambiya'da hemcins cinsel ilişkileriyle suçlu bulunmanın cezası 14 yıla kadar hapisti.Homosexuelle Handlungen wurden bis 2014 in Gambia mit bis zu vierzehn Jahren Haft bestraft.
Hatta polise bazı cesetleri bulma konusunda yardım ettiğinden dolayı cezası hafifletilerek 22 yıla düşürüldü.Wegen der Mithilfe beim Auffinden der Leichen seiner Todesopfer wurde seine Haft auf 22 Jahre heruntergesetzt.
İlginçtir ki Avustralya zehirli yılanlardan daha fazla zehirsiz yılan türlerini barındırır.Ungewöhnlich ist auch, dass Australien mehr giftige als ungiftige Schlangen beheimatet.
Birkaç dakika sonra beş büyük yılan balığımız vardı.In wenigen Minuten hatten wir fünf große Aale.
2008 yılında gerçekleştirilen değişiklik ile devlet başkanlığı görev süresi yeniden yedi yıla çıkarılmıştır.2008 wurde die Dauer der Amtszeit wiederum geändert in sieben Jahre.
1694 Triennial Yasası ile maksimum 3 yıla indirilmiştir.Sie wurde im Triennial Act von 1694 auf drei Jahre festgelegt.
Ürün çeşidi yıldan yıla artırılmıştır.Der Bierabsatz erhöhte sich von Jahr zu Jahr.
Dünyanın en zehirli yılanları öncelikli olarak Avustralya yerlisi olan yılanlardır.Die giftigsten Schlangen der Welt sind überwiegend in Australien heimisch.
Fakat bu ceza sonradan bir yıla düşürüldü.Diese Strafe wurde später auf ein Jahr heruntergesetzt.
Doğu kahverengi yılanı (Pseudonaja textilis) türü dünyanın en zehirli yılanları arasında yer alır.Die Gewöhnliche Braunschlange (Pseudonaja textilis) ist eine der giftigsten Schlangen der Welt.
Beyaz Ejder, Beyaz Yılan demektir.Die Legende von der Weißen Schlange.
Bachmann öldürmeye teşebbüsten yedi yıla mahküm oldu.Bachmann wurde wegen versuchten Mordes zu sieben Jahren Haft verurteilt.
O sırada yılan gözden kaybolur.Nach dem Nacktmull wird die Schlange gezogen.
Diğer birçok zehir gibi küçük dozlardaki yılan zehri de tıbbi amaçlar için kullanılabilir.Wie viele andere Gifte kann Schlangengift in geringer Dosierung für medizinische Zwecke eingesetzt werden.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.Ab 1942 folgten drei Jahre Kriegsdienst.
Yılan Bulutsusu ise Karanlık At'tan Rho Ophiuchus bulutsusu'na kadar uzanır.An den Dark Horse Nebel schließt sich der Schlangennebel an, dieser reicht bis zum Rho Ophiuchus Nebel.
Bunlardan bazıları; İğdeli, Akburun, Kızkulesi, Mada, Yılanlı, Külbent adalarıdır.Einige der Inseln sind İğdeli, Akburun, Kızkulesi, Mada, Yılanlı und Külbent.
Canavarın yılan şeklindeki kuyruğunun ucunda ise bir yılan başı görülmektedir.Auf dem Kopf der Schlange ist eine Maus abgebildet.
4 yaşında ergiliğe ulaşan bu kakadular 50 yıla kadar yaşayabilirler.Es nimmt nicht wunder, dass diese Maschinen Lebensalter um die 50 Jahre erreichten.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Dadurch müssen sie je nach Art von wenigen Tagen bis zu mehreren Monaten keine Nahrung aufnehmen.
On dört yıla yakın bir süredir vejetaryendir ve vegan olmaya çalışmaktadır.Seit dem 15. Lebensjahr lebt er vegetarisch und ernährt sich nach Möglichkeit vegan.
2 yıla yakın bir süre Paris’te yaşadı.Bereits zwei Jahre darauf verstarb er nahe Paris.
Güneyinde Yılanlı dağları vardır.Im Süden liegt Heldenbergen.
Vücut uzun silindir şeklinde olup, yılana benzer.Sein Kopf ist langgezogen und ähnelt dem einer Schlange.
Cesare Prandelli, Roma'dan ayrıldıktan sonra bir yıla yakın bir süre takım çalıştırmadı.Fulvio Bernardini war nach dem Ende seiner Arbeit bei Lazio Rom ein Jahr lang arbeitslos.
5. Cilt yılanlar ve akrepler üzerinedir.Band 5. Krautige Zier- und Nutzpflanzen.
Renji Abarai'nin zanpakutōsu Zabimaru (蛇尾丸, Yılan Kuyruğu) 'dur.In der Schlacht benutzt Renji immer sein Zanpakuto Zabimaru (蛇尾丸, dt.
Ömürleri 10 yıla kadar varabilir.Die Natter kann bis zu zehn Jahre alt werden.
(Kaynak:) (Yıllar filmin gösterime girdiği yıla göre düzenlenmiştir.Nominiert werden Filme für das Jahr, in dem sie erscheinen.
Seyahatlerinde çok başlı yılan ile mücadele ederler.In ihren Bewegungen ist die Schlange äußerst behände.
Ak Yılanı ise yeryüzündeki yılanlardan farklı olarak ağulu (zehirli) değildir.Die Fruchtbarkeit von Böden auf der Erde ist nicht gleichverteilt.
Anhingidae: Yılanboyunlular.Feinde: Schlangen.
İlgili Sayfalar