Tom geçen yıl ölmeseydi bugün otuz yaşında olacaktı.Tom would've been thirty years old today if he hadn't passed away last year.
Bu Tom'un profesyonel beyzbol oynadığı ikinci yılı.This is Tom's second year playing professional baseball.
Şu andan itibaren üç yıl boyunca nerede yaşamayı istersin?Where would you like to be living three years from now?
Bunların herhangi birini birkaç yıl içinde hatırlamayacaksın.You won't remember any of this in a couple of years.
Benim son gerçek tatilim üç yıldan daha fazla önceydi.My last real vacation was more than three years ago.
Kaç yıl Fransızca eğitimi aldığını bilmek istiyorum.I want to know how many years you've studied French.
Üç yıl önce bu yerin nasıl olduğunu merak ediyorum.I wonder what this place was like three years ago.
Gelecek yıl Fransızca almam gerektiğini düşünüyorum.I'm thinking that I should take French next year.
Tom ve Mary otuz yıldır evli.Tom and Mary have been married for thirty years.
Tom ve Mary yaklaşık üç yıl önce boşandılar.Tom and Mary got divorced about three years ago.
Gelecek yıl Boston'a geri taşınmayı planlıyorum.I'm planning to move back to Boston next year.
Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim.I was sentenced to three years for robbery.
Tom hapiste üç yıl yaşamaz.Tom won't survive three years in prison.
Tom üç yıldır Boston'da yaşıyor.Tom has lived in Boston for three years.
Tom'un asistanı olarak üç yıl çalıştım.I worked three years as Tom's assistant.
Tom bu evi otuz yıl önce satın aldı.Tom bought this house thirty years ago.
Tom üç yıldır benim için çalışıyor.Tom has worked for me for three years.
Tom bir kitap yazmak için bir yıl izin aldı.Tom took a year off to write a book.
Tom geçen yıl bilim fuarını kazandı.Tom won the science fair last year.
Tom üç yıl önce Boston'a geldi.Tom came to Boston three years ago.
Birkaç yıl önce sizin öğrencinizdim.I was your student a few years ago.
Tom üç yıl benim için çalıştı.Tom worked for me for three years.
Bu, Tom'un ilk yıl öğretmenliğidir.This is Tom's first year teaching.
Boston'da sadece bir yıl bulundum.I've only been in Boston a year.
Ben üç yıldır komadaydım.I was in a coma for three years.
Sen bunu üç yıl önce yazdın.You wrote this three years ago.
Yıllardır Fransızca okuyorum.I've studied French for years.
İyi bir yıl olacak.It's going to be a good year.
Ben geçen yıl ikincilik ödülünü kazandım.I won second prize last year.
Yıldırımdan korkmuyorum.I'm not afraid of lightning.
Tom'un dört yıllık bir diploması var.Tom has a four-year degree.
Birkaç yıldır uzaktaydım.I was away for a few years.
Yılanlardan korkmam.I'm not afraid of snakes.
Tom'u yıllardır tanırım.I'd known Tom for years.
Geçen yıl burada değildim.I wasn't here last year.
Bir yıl sonra doğdum.I was born a year later.
2003 yılında 13 yaşındaydım.I was 13 in 2003.
Mary birkaç yıl önce kocasından boşandı.Mary divorced her husband several years ago.
Tom şimdi geçen yıl çalıştığından daha çok çalışıyor.Tom works harder now than he did last year.
Tom yıllardır siyasetle meşgul.Tom has been engaged in politics for years.
Tom bir araba kazasında vefat beri neredeyse 4 yıl geçti.It has been almost 4 years since Tom passed away in a car accident.
Tom bir trafik kazasında öldüğünden beri neredeyse dört yıl oldu.It's been almost four years since Tom died in a traffic accident.
O, bir yıldan az süre sonra öldü.She died less then a year later.
Yılın bu zamanında burada iyi hava bekleyemezsin.You can't expect good weather here at this time of year.
Tom otuz yıldan daha fazla bir süredir keman çalıyor.Tom has been playing the violin for more than thirty years.
Billy ve babasının yaklaşık yirmi yıldır birbirleriyle alakası yok.Billy and his father have had nothing to do with each other for nearly twenty years.
Onun ölümünün üzerinden on yıl geçti.Ten years have gone by since her death.
Bazı Afrikalı karıncayiyenler on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Bazı yerdomuzları on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Bazı karıncayiyenler on yıla kadar yaşayabilir.Some aardvarks can live up to ten years.
Sayısız yıldız gece gökyüzünde parladı.Countless stars twinkled in the night sky.
Yurt dışında okuduğu yıl, Tom'un Fransızcası hızla ilerledi.During his year of study abroad, Tom's French improved rapidly.
O zamandan beri on yıl geçti.10 years have passed since then.
Tom birkaç yıl önce neredeyse sarı hummadan ölüyordu.Tom nearly died of yellow fever a few years ago.
Buraya her yıl daha az kişi gelir.Fewer people come here every year.
Onlar yıldızı görünce çok sevindiler.When they saw the star, they were overjoyed.
Tom yedi yıl önce eşini kaybetti.Tom lost his wife seven years ago.
Tom, Mary'yle ilk kez üç yıl önce karşılaştı.Tom encountered Mary for the first time three years ago.
Tom üç yıl önce ilk kez Mary ile tanıştı.Tom met Mary for the first time three years ago.
Tom gelecek yıl yüz yaşında olacak.Tom will be a hundred years old next year.