O, on yıl önce olduğu gibi korkak değil.He is not the coward that he was ten years ago.
O, bu yıl üç santimetre uzadı.He has grown three centimeters this year.
O, bu yıl İngilizce öğrettiğim bir öğrencidir.He's a student who I'm teaching English to this year.
O bu yıl yüzmede üç dünya rekoru kırdı.He has set up three world records in swimming this year.
O bu yıl bir üniversite öğrencisi olur.He becomes a university student this year.
O yıllarca karısını yaşattı.He survived his wife for many years.
Geçen yıl eylül ayında bu okula girdi.He got into this school in September last year.
O, geçen yıl kulübe katıldı.He joined the club last year.
Geçtiğimiz yılın bu zamanında Filipinler'de geziyordu.He was traveling in the Philippines this time of last year.
O geçen yıl vasiyetini hazırladı.He made a will last year.
O, geçen yıl Kyoto'yu ziyaret etti.He visited Kyoto last year.
Geçen yıl yeni bir ev yaptırdı.He had a new house built last year.
Geçen yıl üniversiteden mezun oldu.He graduated from college last year.
O geçen yıl okul değiştirdi.He changed schools last year.
O, geçen yıl Hokkaido'da mıydı?Was he in Hokkaido last year?
O, üç yıl boyunca şampiyon oldu.He was the champion for three years.
O, yarım yıl boyunca bize eğitmenlik yaptı.He has coached us for half a year.
On yıl sonra onu gördüm.I saw him after ten years.
O, on yıldan daha fazla süredir tek başına bir kabinde yaşamaktadır.He has been living in the cabin by himself for more than ten years.
O, on yıldır ölüdür.He has been dead for ten years.
On yıldır aramızda değil.He has been dead for ten years.
O yedi yıl boyunca Matsue'de yaşadı.He lived in Matsue for seven years.
Yeni bir yıldız keşfetti.He discovered a new star.
Yeni bir kuyruklu yıldız keşfettiğini iddia etti.He claimed that he had discovered a new comet.
Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.He grew up to be a famous musician in later years.
O birçok geceyi yıldızlara bakarak geçirdi.Many nights did he spend, looking up at the stars.
O, yıldızlara baktı.He looked up at the stars.
Onun oğlu geçen yıl öldü.He had his son die last year.
O, üniversiteden mezun olduktan sonra, iki yıl boyunca İngilizce öğretti.After he had graduated from the university, he taught English for two years.
Üniversiteden mezun olduktan sonra iki yıl İngilizce öğretti.After he had graduated from the university, he taught English for two years.
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.He's been having trouble with back pain for years.
O astronomi ya da yıldızların bilimini okur.He studies astronomy, or the science of stars.
O bir yıldır Tokyo'dadır.He has been in Tokyo for a year.
Yirmi yıldır öğretmenlik yapmaktadır.He has been teaching for 20 years.
O iki yıl önce göreve başladı.He took office two years ago.
O, iki yıl önce Londra'ya gitti.He went to London two years ago.
Hukuk bürosunda altı yıl çalışmıştı.He had worked for the law firm for six years.
O benden iki yıl daha büyüktür fakat benden daha az uzundur.He is older than I by two years, but less tall than I.
Nadiren, kırk yılda bir, bir kitap okur.He seldom, if ever, reads a book.
O, her yıl yurt dışına gider.He goes abroad every year.
O, her yıl Karuizawa'ya gider.He goes to Karuizawa every year.
O on yıl önce İtalya'ya gitti ve o zamandan beri orada yaşıyor.He went to Italy ten years ago and has lived there ever since.
Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.He will have lived here for ten years by the end of next month.
O, gelecek yıl yurtdışına seyahat edecek.He will travel abroad next year.
İki yıl önce yaşlılıktan öldü.He died of old age two years ago.
Nadiren, kırk yılda bir, Fransızca konuşurlar.They seldom, if ever, speak in French.
Onlar dört yıldır evliler.They have been married for four years.
Sanırım onlar beş yıldır evli.I think they have been married for five years.
Onlar Japonya'ya geldiğinden beri beş yıl oldu.It is five years since they came to Japan.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Evlilikleri geçen yıl bitti.Their marriage broke up last year.
Onların bahçesi tüm yıl boyunca çok güzel çiçeklerle dolu.Their garden is full of very beautiful flowers all the year round.
Onlar nadiren, kırk yılda bir, birbirleriyle tartışırlar.They seldom, if ever, quarrel with each other.
Onlar yirmi yıldan sonra tekrar orada buluşmaya karar verdi.They decided to meet there again after twenty years.
Onlar iki yıl önce buraya taşındı.They moved here two years ago.
Onlar üç yıl önce buraya taşındılar.They moved here three years ago.
Onlar arkaya arkaya üç yıl Japonya Kupasını kazandılar.They won the Japan Cup three years in succession.
Onlar her dört yılda bir büyük yarışmaların olması gerektiğine inanıyorlardı.They believed it necessary to have great contests every four years.
Onlar yaklaşık beş yüz yıl önce Peru'da imparatorluklarını kurdular.They built their empire in Peru about five hundred years ago.
On yıldır bu kasabada yaşıyorlar.They have lived in this town for ten years.