Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Giô-áp đáp rằng : Không , không phải vậy đâu ! Ta quyết hẳn không muốn diệt , không muốn phá_hủy !
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Giô-áp đáp rằng: Không, không phải vậy đâu! Ta quyết hẳn không muốn diệt, không muốn phá hủy!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.In Joab odgovori in reče: Nikakor ne, nikakor ne, da bi jaz požiral ali razdeval!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Ioab a răspuns: ,,Departe, departe de mine gîndul să nimicesc sau să dărîm!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Ioab rispose: «Lungi, lungi da me l'idea di distruggere e di rovinare
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.I odpowiedział jej Joab, mówiąc: Niedaj, niedaj mi tego Boże, abym miał podwrócić i zburzyć je.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab antwoordde: "Daar gaat het helemaal niet om.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab répondit: Loin, loin de moi la pensée de détruire et de ruiner!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab respondió diciendo: --¡Lejos, lejos esté de mí que yo devore o destruya
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab svarade och sade: »Bort det, bort det, att jag skulle vilja förstöra och fördärva!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Joab svarede: "Det være langt fra mig, det være langt fra mig at ødelægge eller volde Fordærv!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Jooab vastasi ja sanoi: "Pois se, pois se! En minä tahdo hävittää enkä tuhota.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.요압이 대답하여 가로되 결단코 그렇지 아니하다 결단코 그렇지 아니하다 삼키거나 멸하거나 하려함이 아니니
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Na to odpovedal Joáb a riekol: To nech je preč, nech je preč odo mňa! Nepohltím ani nezahubím!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum."Sama sekali tidak!" jawab Yoab, "aku sama sekali tidak bermaksud merusakkan atau menghancurkan kotamu
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Tedy odpověděl Joáb a řekl: Odstup, odstup to ode mne, abych sehltiti a zkaziti chtěl.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.Και αποκριθεις ο Ιωαβ, ειπε, Μη γενοιτο, μη γενοιτο εις εμε να αφανισω η να καταστρεψω
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.А Иоав в отговор каза: Далеч от мене, далеч от мене да погълна или да съсипя!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.И отвечал Иоав и сказал: да не будет этого от меня, чтобы я уничтожил или разрушил!
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.ויען יואב ויאמר חלילה חלילה לי אם אבלע ואם אשחית׃
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.فاجاب يوآب وقال. حاشاي حاشاي ان ابلع وان اهلك.
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.約 押 回 答 說 、 我 決 不 吞 滅 毀 壞
Yoav, ‹‹Asla!›› diye yanıtladı, ‹‹Ne yıkmak, ne de yok etmek istiyorum.約押 回答 說 、 我決不吞滅毀壞
Zaten yıkmak zorundaydık.Igual teníamos que demoler este lugar.
Zaten yıkmak zorundaydık.어차피 언젠가는 철거해야 되는데
Zaten yıkmak zorundaydık.Lagipula kita harus menghancurkannya
Zaten yıkmak zorundaydık.Teríamos que demolir esse lugar de qualquer forma.
Zaten yıkmak zorundaydık.Давно пора було все знести.
Zaten yıkmak zorundaydık.كنا سنقوم بهدمه على أي حال
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.Az elme tenni akar valamit, mint például áttörni a falat vagy megmászni azt.
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.Der Verstand will, dass du etwas tust, so wie eine Mauer einreißen oder eine Mauer erklimmen.
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.Het intellect wil dat je iets doet zoals en muur breken, of een muur beklimmen.
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.La mente quiere que hagas algo, como romper el muro, o escalarlo,
Zihnin senden birşeyler yapmanı ister, duvarı yıkmak ya da duvara tırmanmakgibi gibi.Le mental veut que tu fasses quelque chose comme briser un mur ou escalader le mur.