yıkama ile cümle

yıkama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'ye bulaşıkları yıkamasını söyledi.Tom told Mary to wash the dishes.
Tom Mary'ye yüzünü yıkamasını söyledi.Tom told Mary to wash her face.
Mary'nin çamaşır yıkaması için Tom yardım etmeli.Tom is supposed to help Mary do the laundry.
Tom Mary'nin bulaşıkları yıkamasına yardım etti.Tom helped Mary wash the dishes.
Tom arabayı yıkamak zorunda değil. Mary onu zaten yıkadı.Tom doesn't have to wash the car. Mary's already washed it.
Saçımı yıkamadım.I haven't washed my hair.
Kuru temizleme mi yoksa normal yıkama mı istiyorsun?Do you want dry cleaning or regular wash?
Tom iki haftadır saçını yıkamadı.Tom hasn't washed his hair for two weeks.
Tom bulaşık yıkamayı sevmez.Tom doesn't like washing dishes.
Tom'un Mary'yi çamaşırlarını onun için yıkaması konusunda ikna edebilmesi mümkündür.It's possible that Tom was able to convince Mary to do his laundry for him.
Arabayı yıkamak beklediğimizden daha uzun zaman aldı.Washing the car took longer than we expected.
Bulaşıkları yıkama sırası sende. Dün ben yıkamıştım.It's your turn to do the washing up. I did it yesterday.
Tom ellerini yıkamak istedi.Tom wanted to wash his hands.
Vücudunu yıkamalısın.You must wash your body.
Mary'nin çamaşır yıkamak için vakti yok.Mary doesn't have time to do the laundry.
Sabah saçımı yıkamam.I don't wash my hair in the morning.
Ellerini yıkamalısın.You need to wash your hands.
Yıkamayı bitirdim.I did the wash.
Bugün kedimi yıkamam gerekiyor.Today I have to give my cat a bath.
Bu duvarı tek başıma yıkamam.I cannot bring this wall down by myself.
O, saçını yıkamak için su kaynatıyor.She boils water to wash her hair.
Onu yıkamak birkaç saatimi aldı.It took me several hours to wash it.
Bulaşıkları yıkamak zorundayım.I have to wash the dishes.
Onların işi arabaları yıkamaktır.Their job is to wash the cars.
İşleri bulaşık yıkamak.Their job is to do the dishes.
Tom ellerini yıkamadan muzu yedi.Tom ate the banana without washing his hands.
Bulaşık yıkamaktan nefret ederim, hatta tuvalet temizlemekten daha çok.I hate doing the washing up, even more than cleaning the toilet.
Tom gömleğini çıkarıp yıkama makinesine attı.Tom took off his shirt and threw it into the washing machine.
Senin ellerini yıkaman gerekir.You should wash your hands.
Saçını yıkamalısın.You should wash your hair.
Saçlarını yıkamalısın.You should wash your hair.
Yüzünü yıkaman gerekir.You should wash your face.
Arabanı yıkamalısın.You should wash your car.
Annenin bulaşıkları yıkamasına yardım etmelisin.You should help your mother wash the dishes.
Yüzlerini yıkamalılar.They should wash their faces.
Dışkılarını yıkamalılar.They should wash their feces.
Bulaşık yıkamak istiyordum.I wanted to wash up.
Ellerimi yıkamak istiyorum.I want to wash my hands.
Tom'un arabayı yıkamasını istiyorum.I want Tom to wash the car.
Önce ellerimi yıkamamı istiyorsun, değil mi?You want me to wash my hands first, don't you?
Çamaşırı yıkamana yardım etmemi istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to help you do the laundry?
Bulaşıkları yıkamam gerekiyordu. Annem beni çiğ çiğ yiyecek.I was supposed to do the dishes. My mother will skin me alive.
Ken hâlâ arabayı yıkamadı.Ken still hasn't washed the car.
Sen neden hiç tabakları yıkamazsın?Why don't you ever wash the dishes?
Bulaşıkları yıkamaya git.Go wash up.
Bulaşıkları yıkamaktan hoşlanmıyorum.I don't like to wash dishes.
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
O gömleği yıkama.Don't wash that shirt.
Kim benim kirli arabamı yıkamak ister?Who wants to wash my dirty car?
Tom ellerini yıkamadı.Tom didn't wash his hands.
Bulaşıkları yıkamak umurumda bile değil.I don't mind washing the dishes.
Ellerimi yıkamam gerek.I need to wash my hands.
Sanırım ellerimi yıkamaya gideceğim.I think I'll go wash my hands.
Tom bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.Tom hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
Giysilerimi yıkamam gerekiyor.I need to wash my clothes.
O, bulaşıkları yıkamadı.She didn't clean the dishes.
Tom'dan bulaşıkları yıkamasını iste.Ask Tom to clear away the dishes.
Tom yemek yemeden önce ellerini yıkamayı neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to wash his hands before eating.
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.Tom used soap and water to wash his hands.
Sadece ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm just going to go wash my hands.

İlgili Sayfalar