yık ile cümle
yık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sen giysileri yıkarken ben çek defterini dengeledim.I balanced my checkbook while you were washing clothes.
Ronald Reagan Gorbaçev'in bu duvarı yıkmasını istedi.Ronald Reagan asked Gorbachev to "tear down this wall".
Yıkık bir evden geliyorum.I come from a broken home.
Berlin Duvarı hangi yılda yıkıldı?In what year did the Berlin Wall fall?
Berlin Duvarı yıkıldığında Tom on iki yaşındaydı.Tom was twelve when the Berlin Wall fell.
Köpeğini her gün yıkar mısın?Do you wash your dog every day?
Ben arabamı yıkayacağım.I'm going to wash my carriage.
Yemeye başlamadan önce o elmayı yıkadığını umuyorum.I hope you washed that apple before you started eating it.
Bulaşıkları yıkamak umurumda bile değil.I don't mind washing the dishes.
Ellerimi yıkamam gerek.I need to wash my hands.
Saçımı yıkayacağım.I was going to wash my hair.
Pantolonum onu yıkadıktan sonra çekti.My jeans shrank after I washed them.
Yere yıkmana izin verdim.I let you down.
İtfaiyeciler bir balta ile kapıyı yıktı.The firemen broke down the door with an ax.
Sanırım ellerimi yıkamaya gideceğim.I think I'll go wash my hands.
Lavaboyu kullandıktan sonra lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Tuvaletten çıkınca lütfen ellerinizi yıkayın.Please wash your hands after using the bathroom.
Tom bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.Tom hadn't washed dishes in a week, so the sink was full of dirty dishes.
Köprü yıkıldı.The bridge collapsed.
Nerede yıkanabilirim?Where can I take a bath?
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.All is in the hands of man. Therefore wash them often.
Giysilerimi yıkamam gerekiyor.I need to wash my clothes.
O, bulaşıkları yıkamadı.She didn't clean the dishes.
Bu bina yıkıldı.This building has been condemned.
Tom'dan bulaşıkları yıkamasını iste.Ask Tom to clear away the dishes.
O, lavaboda ellerini yıkıyor.She's washing her hands in the sink.
Tom yemek yemeden önce ellerini yıkamayı neredeyse asla unutmaz.Tom almost never forgets to wash his hands before eating.
Tom hâlâ mutfakta bulaşıkları yıkıyor.Tom is still in the kitchen, washing dishes.
Tom bulaşıkları yıkarken bir şarkı söyledi.Tom sang a song while he washed the dishes.
Tom ellerini yıkamak için sabun ve su kullandı.Tom used soap and water to wash his hands.
Biz evimizi yıkmayı planlıyoruz.We're planning to tear down our house.
Tom kanı bıçaktan yıkadı.Tom washed the blood off the knife.
Sadece ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm just going to go wash my hands.
Bu duvarı yıkacağım.I'm going to tear down this wall.
Ellerini yıkamayı unutma.Don't forget to wash your hands.
Neden bulaşıklarını yıkamıyorsun?Why don't you wash your dishes?
Bulaşıkları yıkamana yardım edebilir miyim?Could I help you do the dishes?
Tom her hafta arabasını yıkar.Tom washes his car every week.
Önce yıkanmaya gideceğim.I'm going to go wash up first.
Ellerimi yıkamaya gideceğim.I'm going to go wash my hands.
Gidip saçımı yıkayacağım.I'm going to go wash my hair.
Tom'u yıkayacağım.I'm going to give Tom a bath.
İzin verirseniz bulaşıkları yıkamak istiyorum.I'd like to wash up if I may.
Tom'un arabasını yıkaması gerekiyordu.Tom needed to wash his car.
Arabayı yıkamana yardımcı olurum.I'll help you wash the car.
Onlar senin beynini yıkadılar.They've brainwashed you.
Ben ellerimi yıkamak zorundayım.I have to wash my hands.
Tom bulaşıkları yıkadı.Tom washed the dishes.
Tom ellerini yıkadı.Tom washed his hands.
Ben çamaşırımı yıkıyorum.I'm doing my laundry.
Tom yüzünü yıkadı.Tom washed his face.
Çarşafları yıkadım.I washed the sheets.
Irak'ta kaç tane ev yıkıldı?How many houses were destroyed in Iraq?
Sen bugün yıkandın mı?Have you washed yourselves today?
Kılıcındaki kanı yıkayarak temizledi.He washed the blood off his sword.
O, ellerindeki kanı yıkadı.She washed the blood off her hands.
Erkek kardeşim arabasını hafta sonunda yıkamayı sever.My brother likes to wash his car on the weekend.
Hans "Berlin duvarının yıkılmasını hatırlayacak kadar yaşlıyım" dedi."I'm old enough to remember the fall of the Berlin wall", said Hans.
Kimse bu evi yıkmayacak.Nobody is going to tear down this house.
Tom mutfakta bulaşıkları yıkıyor.Tom is in the kitchen washing dishes.
İlgili Sayfalar