yık ile cümle
yık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Senin ellerini yıkaman gerekir.You should wash your hands.
Saçını yıkamalısın.You should wash your hair.
Saçlarını yıkamalısın.You should wash your hair.
Yüzünü yıkaman gerekir.You should wash your face.
Arabanı yıkamalısın.You should wash your car.
Annenin bulaşıkları yıkamasına yardım etmelisin.You should help your mother wash the dishes.
Yüzlerini yıkamalılar.They should wash their faces.
Dışkılarını yıkamalılar.They should wash their feces.
Atlantis yıkıldı.Atlantis was destroyed.
Ne sıklıkta giysilerini yıkarsın?How often do you wash your clothes?
Ne sıklıkta spor giysilerini yıkarsın?How often do you wash your gym clothes?
Ne sıklıkta kotlarını yıkarsın?How often do you wash your jeans?
Ne sıklıkta çarşaflarını yıkarsın?How often do you wash your sheets?
O bir yıkıcı.She's a knockout.
Bulaşık yıkamak istiyordum.I wanted to wash up.
Ellerimi yıkamak istiyorum.I want to wash my hands.
İlk olarak yıkanmak istiyorum.I want to wash up first.
Tom'un arabayı yıkamasını istiyorum.I want Tom to wash the car.
Arabamın yıkanması gerekir.My car needs to be washed.
Arabam yıkanmalı.My car needs to be washed.
Önce ellerimi yıkamamı istiyorsun, değil mi?You want me to wash my hands first, don't you?
Lütfen bunu yıka.Please wash it.
Çamaşırı yıkamana yardım etmemi istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want me to help you do the laundry?
Doğal felaketler yıkıcı olabilir.Natural disasters can be devastating.
Bunun suçunu Tom'a yıkma.Don't blame this on Tom.
Bulaşıkları yıkamam gerekiyordu. Annem beni çiğ çiğ yiyecek.I was supposed to do the dishes. My mother will skin me alive.
Gerçekten, bilgisayarlar yıkıcıdır.Indeed, computers are destructive.
Ken hâlâ arabayı yıkamadı.Ken still hasn't washed the car.
O bir hafta boyunca yıkanmadı.He didn't wash for a week.
O bir haftadır yıkanmadı.He didn't wash himself for a week.
Bir kasırga Tom'un evini yıktı.A hurricane destroyed Tom's house.
Bina yıkılmasına rağmen, onlar hayatta kaldılar.They survived, even though the building was destroyed.
Onun arabayı yıkadığını gördüm.I saw her wash the car.
Çalışma vardiyaları aile hayatı için son derece yıkıcı olabilir.Working shifts can be extremely disruptive to family life.
Berlin Duvarı 1989'da yıkıldı.The Berlin Wall fell in 1989.
Ben ellerimi yıkadım.I washed my hands.
Sen neden hiç tabakları yıkamazsın?Why don't you ever wash the dishes?
Sen bir yıkıcısın.You're a knockout.
Tom Mary'nin ruhen yıkıldığını ve ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom could see that Mary was about to break down and cry.
Elmaları soy veya yıka.Peel the apples or wash them.
Bulaşıkları yıkamaya git.Go wash up.
Tom ruhen yıkıldı.Tom broke down.
Bulaşıkları yıka.Do the dishes.
Onu yıkadım.I washed it.
Bulaşıkları yıkayacağım.I'll wash dishes.
Arabayı yıka.Wash the car.
Senin beynin yıkanmış.You've been brainwashed.
O beni mali yıkıma götürdü.He led me to financial ruin.
Lütfen çocukları yıkayın.Please bathe the children.
Bomba üç evi yıktı.The bomb destroyed three houses.
Bulaşıkları yıkamaktan hoşlanmıyorum.I don't like to wash dishes.
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
Ev yıkıldı.The house caved in.
Bu çoraplar yıkandığında sünmez.These socks don't stretch when you wash them.
Bu kumaş yıkandığında çok süner.This cloth stretches a great deal when it's washed.
Tom Mary'ye arabasını yıkattı.Tom made Mary wash his car.
O gömleği yıkama.Don't wash that shirt.
Kim benim kirli arabamı yıkamak ister?Who wants to wash my dirty car?
Tom'un beyni yıkandı.Tom has been brainwashed.
Tom ellerini yıkamadı.Tom didn't wash his hands.
İlgili Sayfalar