Yıkım ve dert var yollarında.في طرقهم اغتصاب وسحق.
Yıkım ve dert var yollarında.所 經 過 的 路 、 便 行 殘 害 暴 虐 的 事
Yıkım ve dert var yollarında.所 經過 的 路 、 便 行 殘害 暴虐 的 事
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›내가 엎드러뜨리고 엎드러뜨리고 엎드러뜨리려니와 이것도 다시 있지 못하리라 마땅히 얻을 자가 이르면 그에게 주리라
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›Rommá, rommá, rommá teszem azt; ez sem lesz állandó, míg el nem jõ az, a kié az uralkodás, és néki adom azt!
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›Uničim, uničim, uničim jo; tudi ta ne bode več – dokler ne pride, kateri ima pravico do nje: njemu jo dam.
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›Низложу, низложу, низложу и его не будет, доколе не придет Тот, Кому принадлежит он, и Я дам Ему.
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›עוה עוה עוה אשימנה גם זאת לא היה עד בא אשר לו המשפט ונתתיו׃
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›منقلبا منقلبا منقلبا اجعله. هذا ايضا لا يكون حتى يأتي الذي له الحكم فاعطيه اياه
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›我 要 將 這 國 傾 覆 、 傾 覆 、 而 又 傾 覆 、 這 國 也 必 不 再 有 、 直 等 到 那 應 得 的 人 來 到 、 我 就 賜 給 他
Yıkım! Yıkım! Kenti yerle bir edeceğim! Hak sahibi gelinceye dek onarılmayacak. Kenti ona vereceğim.›我 要 將這國傾覆 、 傾覆 、 而 又 傾覆 、 這國 也 必 不 再 有 、 直 等到 那 應 得 的 人 來到 、 我 就 賜給他
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.A gazdagnak marhája az õ megerõsített városa; szûkölködõknek romlása az õ szegénységök.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Averea este o cetate întărită pentru cel bogat; dar prăpădirea celor nenorociţi, este sărăcia lor. -
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Blago bogatinovo je trden grad njegov; v nesrečo je siromakom njih uboštvo.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Das Gut des Reichen ist seine feste Stadt; aber die Armen macht die Armut blöde.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Den riges Gods er hans faste Stad, Armod de ringes Våde.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Den rikes skatter äro honom en fast stad, men de armas fattigdom är deras olycka.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.De rijke vertrouwt volledig op zijn welstand, terwijl arme mensen niets hebben.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.I beni del ricco sono la sua roccaforte, la rovina dei poveri è la loro miseria
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Kekayaan melindungi si kaya, kemelaratan menghancurkan orang miskin
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.부자의 재물은 그의 견고한 성이요 가난한 자의 궁핍은 그의 패망이니라
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.La fortune est pour le riche une ville forte; La ruine des misérables, c`est leur pauvreté.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Las riquezas del rico son su ciudad fortificada, y la calamidad de los necesitados es su pobreza
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Majętność bogatego jest miastem jego mocnem; ale nędza jest ubogich zniszczeniem.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Majetok bohatého je jeho pevným mestom; zkazou chudobných je ich chudoba.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Os bens do rico são a sua cidade forte; a ruína dos pobres é a sua pobreza.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Rikkaan tavara on hänen vahva kaupunkinsa, mutta vaivaisten köyhyys on heidän turmionsa.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Rikmanns gods er hans faste stad; de fattiges armod er deres ødeleggelse.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Tài sản kẻ giàu có là cái thành kiên cố của người; Song sự hư nát của người khốn khổ là sự nghèo nàn của họ.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Tài_sản kẻ giàu_có là cái thành kiên_cố của người ; Song sự hư nát của người khốn_khổ là sự nghèo_nàn của họ .
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Zboží bohatého jest město pevné jeho, ale nouze jest chudých setření.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Τα αγαθα του πλουσιου ειναι η οχυρα αυτου πολις καταστροφη δε των πενητων πτωχεια αυτων.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Имотът на богатия е неговият укрепен град, А съсипия за бедните е тяхната сиромашия.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.Имущество богатого – крепкий город его, беда для бедных – скудость их.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.הון עשיר קרית עזו מחתת דלים רישם׃
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.ثروة الغني مدينته الحصينة هلاك المساكين فقرهم.
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.富 戶 的 財 物 、 是 他 的 堅 城 . 窮 人 的 貧 乏 、 是 他 的 敗 壞
Zenginin serveti onun kalesidir, Fakirin yoksulluğu ise onu yıkıma götürür.富戶 的 財物 、 是 他 的 堅城 . 窮人 的 貧乏 、 是 他 的 敗壞