Ana içeriğe geç
Sözlük

yıkılmak ile cümle

yıkılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ev yıkılmak üzere.The house is about to collapse.
1996'da siteyi ziyaret eden araştırmacılar binayı terkedilmiş ve yıkılmak üzere buldu.Researchers who visited in 1996 found it abandoned and in danger of demolition.
Günümüzde çoğu yıkılmak üzere olan Aile Evleri, kentin en yoksul kesiminleri barındırmaktadır.Most of the settlers perished from misery, and the city was reduced to a few bad houses.
Günümüzde çoğu yıkılmak üzere olan son kalan Aile Evleri yine kentin en yoksullarını barındırıyor.Most newly built homes will be too expensive for the poorest people.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.The crossing-keepers house is the only building now remaining.
1989 yılında NWA yıkılmak krizini girince bu federasyon da tarih oldu.Due to a rule change within the NFL in 2007, this tradition came to an end.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.But let's just make sure. Maybe for some reason, maybe houses were destroyed.
Orada bir duvar buldular, yıkılmak üzereydi. O zat, duvarı doğrulttu.There they found a wall that was crumbling, which he repaired.
Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar.There they found a wall about to tumble down, and so he set it up.
Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular. Hızır hemen onu doğrulttu.There they found a wall about to collapse, and he repaired it.
Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Derken orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, hemen onu doğrultuverdi.There they found a wall about to collapse, and he repaired it.
Derken orada yıkılmak üzere bulunan bir duvarla karşılaştılar. (Hızır) hemen onu doğrulttu.There they found a wall which was about to collapse, so he erected it.
Orada bir duvar buldular, yıkılmak üzereydi.They found there a wall of a house which was on the verge of tumbling to the ground.
Derken orada yıkılmak üzere olan bir duvar buldular.They found there a wall of a house which was on the verge of tumbling to the ground.
Kalenin birçok kulesi ve duvarı yıkılmaktadır.Many of the towers and walls of the fortress are crumbling.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Sie ist auch die einzige, deren Gebäude noch existiert.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Nous l'ignorons; on a coupé l'arbre.
Yıkılmak üzere olan evleri de ayakta kalan tek barınaklarıdır.Los jardines conventuales son los únicos restos que se conservan.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Posteriormente el edificio se vio nuevamente en desuso.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Gli edifici furono in seguito ricostruiti.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Спасло только то, что, падая, зацепилась за дерево.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Потом обитель снова была восстановлена.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.A plantação havia sido destruída novamente.
O dönemde Mustafapaşa Köyünde yıkılmak üzere olan birçok tarihi eseri de kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Veel van de werken uit zijn conservatoriumtijd vernietigde hij zelf.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Ekkor az épületek újra romlásnak indultak.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Οπότε τα σπίτια ξαναχτίστηκαν από τη αρχή.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Huset gik atter i glemsel.
Savaş sonra sütun Fransızlar tarafından yıkılmak istenmiş fakat İngiliz ve Amerikalılar bunu veto etmiştir.Etter 2. verdenskrig ønsket Frankrike å få søylen fjernet, men USA og Storbritannia godtok ikke dette.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.これらの家は最終的に解体された。
Birçok bilinmeyen kilise ya yıkılmış olup ya da yıkılmak üzereye ayakta durmaya devam etmektedirler.そして多くの植民地は予想外の障害にあって放棄されあるいは壊滅していった。
Böylece bütün yük Almanların üstüne yıkılmak istenmiştir.そのためその総てをドイツに賠償金として負わせようとした。
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Неотдавна дворецът е бил ремонтиран отново.
Ama bu barınaklar sonunda tekrar yıkılmaktaydı.Nakon toga su ih stanari opet obnovili.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.처음의 목표는 그저 하이라인을 철거에서 구하는 것이었으나 저희는 하이라인을 어떻게 할수 있을지에 대한 문제도 해결해보고 싶었습니다.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Původní cíl byl zachránit ji před demolicí, ale pak jsme chtěli přijít také na to, jak ji využívat.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Tavoitteemme oli aluksi pelastaa rata purkamiselta, mutta halusimme myös keksiä sille käyttöä.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Til start var målet blot at stoppe nedrivningen, derefter ville vi finde ud af hvad vi kunne gøre med den.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.Спочатку метою було не допустити зруйнування дороги, та потім ми задумались, що можна було б зробити з нею.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.והמטרה תחילה היתה להציל אותו מהריסה, אבל אז גם רצינו להחליט מה אפשר לעשות איתו.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.والهدف كان في البدء حمايته من التدمير فقط ، لكننا كذلك أردنا معرفة ما الذي يمكننا أن نفعل له.
Başlangıçtaki hedef burayı yıkılmaktan kurtarmaktı ancak daha sonra burayı bir türlü değerlendirmek istedik.鉄道を取り壊しから救うことでしたが 何かに利用できるのではと思うようになりました まず興味をそそったのは
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Być może z jakiegoś powodu, może domy zostały zniszczone.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Misschien, om één of andere reden, misschien zijn er huizen afgebroken.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Možná že domy byly z nějakého důvodu zničeny.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Quizá por alguna razón, quizá las casas fueron destruidas.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Talvez, por algum motivo, talvez casas foram destruídas.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Ίσως για κάποιο λόγο, κάποια σπίτια καταστραφήκαν.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.Можливо, з якоїсь причини, будинки були зруйновані.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.または、建てられた住宅の数は、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yıkılmak ile cümle - yıkılmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App