yıkı ile cümle

yıkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Burada bir şömine vardı fakat sanırım o yıkıldı.There used to be a fireplace here but I guess it's been torn down.
Niçin ellerini yıkıyorsun?Why are you washing your hands?
Anne niçin köpeği yıkıyor?Why is mom washing the dog?
Anita küveti yıkıyor.Anita washes the tub.
Onlar beşinci caddede yıkık kiralık bir evde yaşıyor.They live in a rundown tenement on 5th St.
Ben bulaşıkları yıkıyorum.I'm doing the dishes.
Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday.
Deprem tarafından yıkılan çok sayıda ev var.There are many houses destroyed by the earthquake.
Neredeyse Atlanta'nın tamamı yıkıldı.Almost all of Atlanta was destroyed.
Birçok bina yıkılmış.Many buildings burned to the ground.
Kız bulaşıkları yıkıyor.The girl is doing the dishes.
Kasırgalar çok yıkıcıdırlar.Hurricanes are very destructive.
Hortumlar çok yıkıcıdır.Tornadoes are very destructive.
Üzücü haberi duyduktan sonra, o, gözyaşları içinde yıkıldı.After hearing the sad news, she broke down in tears.
Bu Tom'un şimdiye kadar gördüğü ilk yıkım derbiydi.This was the first time Tom had ever seen a demolition derby.
Ben banyodayım çünkü ellerimi yıkıyorum.I'm inside the bathroom because I'm washing my hands.
Bu kilise top ateşiyle yıkılmıştı.This church was destroyed by cannon fire.
O, yıkıcıdır.That's devastating.
O, arabayı yıkıyor.She is washing the car.
Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.History reminds us that walls can be torn down, but doing so is never easy.
Eskiden yaşadığımız ev yıkıldı.The house we used to live in was torn down.
Tom'un evi bir hortum tarafından yıkıldı.Tom's house was destroyed by a tornado.
Ev bir hafta sonra yıkıldı.The house fell down a week later.
Alıveriş merkezi yıkılacak.The shopping center will be demolished.
Holly Black, New Jersey'deki Viktorya tipi yıkık dökük bir evde doğdu.Holly Black was born in a decrepit Victorian house in New Jersey.
O, arabanı yıkıyor.He is washing your car.
Tom arabasını yıkıyor.Tom is washing his car.
Tom bulaşıkları yıkıyor.Tom is doing the dishes.
Pencereleri yıkıyorum.I am washing the windows.
Tom bir duvarı yıkıyor.Tom is bringing down a wall.
Bu eski duvarı yıkıyorum.I am bringing down this old wall.
Birkaç eski binanın yıkılması gerekiyor.A few old buildings need to be demolished.
Eğer şimdi terk edersen sonuçlar yıkıcı olur.If you left now, the consequences would be devastating.
Neden bulaşıkları yıkıyorsun? Onları Tom yıkasın.Why are you doing the dishes? Let Tom do them.
Atlantis yıkıldı.Atlantis was destroyed.
O bir yıkıcı.She's a knockout.
Doğal felaketler yıkıcı olabilir.Natural disasters can be devastating.
Gerçekten, bilgisayarlar yıkıcıdır.Indeed, computers are destructive.
Bina yıkılmasına rağmen, onlar hayatta kaldılar.They survived, even though the building was destroyed.
Çalışma vardiyaları aile hayatı için son derece yıkıcı olabilir.Working shifts can be extremely disruptive to family life.
Berlin Duvarı 1989'da yıkıldı.The Berlin Wall fell in 1989.
Sen bir yıkıcısın.You're a knockout.
Tom Mary'nin ruhen yıkıldığını ve ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.Tom could see that Mary was about to break down and cry.
Tom ruhen yıkıldı.Tom broke down.
O beni mali yıkıma götürdü.He led me to financial ruin.
Ev yıkıldı.The house caved in.
Yıkık bir evden geliyorum.I come from a broken home.
Berlin Duvarı hangi yılda yıkıldı?In what year did the Berlin Wall fall?
Berlin Duvarı yıkıldığında Tom on iki yaşındaydı.Tom was twelve when the Berlin Wall fell.
Köprü yıkıldı.The bridge collapsed.
Bu bina yıkıldı.This building has been condemned.
O, lavaboda ellerini yıkıyor.She's washing her hands in the sink.
Tom hâlâ mutfakta bulaşıkları yıkıyor.Tom is still in the kitchen, washing dishes.
Ben çamaşırımı yıkıyorum.I'm doing my laundry.
Irak'ta kaç tane ev yıkıldı?How many houses were destroyed in Iraq?
Hans "Berlin duvarının yıkılmasını hatırlayacak kadar yaşlıyım" dedi."I'm old enough to remember the fall of the Berlin wall", said Hans.
Tom mutfakta bulaşıkları yıkıyor.Tom is in the kitchen washing dishes.
Ne yıkıyorsun?What are you washing?
Çamaşırlarımı yıkıyorum.I wash my clothes.
Tom saçını yıkıyor.Tom is washing his hair.

İlgili Sayfalar