yığın ile cümle
yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Оскільки я персона підозріла щодо цього всього. Я читав багато шпигунських романів та іншого.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Т.к. я очень подозрительный. Я читаю множество шпионских романов.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.בגלל שאני חשדן כזה, אני קורא הרבה ספרי ריגול וכאלה.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.لأنني مشكك. قرأت الكثير من روايات التجسس وغيرها.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.(笑) もし-
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Een kudde van familieleden daalde op haar neer.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Egy csapat rokon vette körül.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Eine Schar Verwandter fiel über sie her.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Grupa krewnych niespodziewanie zaatakowała ją.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.친지들은 그녀에게 떼로 몰려가
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Le piombò addosso una folla di parenti.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.O turmă de rude s-au aruncat asupra ei.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Una muchedumbre de parientes la invadió.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Une multitude de membres de la famille allèrent la trouver.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Ένα σμήνος από συγγενείς έπεσε πάνω της.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Группа родственниц приехала к ней.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.Поток от роднини премина през нея.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.להק של קרובים נחת עליה.
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.سرب من الأقارب هبط عليها!
Bir yığın dolusu akraba üstüne çöktü.彼女のカラフルなサリーを取り去り
Bir yığın ısı sondası çaktık.Abbiamo sistemato una serie di sonde termiche.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Am făcut un set de teste termice.
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.우리는 열 탐침 한다발을 심었습니다. 모든게 이해가 되었는데,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.Vi mätte temperaturerna och allt verkade stämma-
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.פרסנו כמה גלאי חום. הכל הסתדר,
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.فقمنا بتوصيل حرارة في القشرة الأرضية هناك. ووجدنا بالفعل ما توقعناه
Bir yığın ısı sondası çaktık. Bir düzlemde ısı kaybı bulunması dışında herşey mantıklı gidiyordu.海稜で熱量が失なわれていることだけが不可解でした どこかに消えていたんです
Bir yığın ısı sondası çaktık.Elvégeztünk rengetek hőpróbát.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Incrustamos un puñado de sondas térmicas.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Kami menyelidiki panas ini.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Nous avons poinçonné un tas de sondes thermiques.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Použili sme kopu tepelných sond.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Wetknęliśmy kilka mierników ciepła.
Bir yığın ısı sondası çaktık.We voerden wat warmtemetingen uit.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Wir nahmen einen Haufen Wärmeproben.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Ανοίξαμε μία σειρά από τρύπες για ανίχνευση θερμότητας.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Мы продырявили и взяли несколько проб в горячих местах.
Bir yığın ısı sondası çaktık.Пробихме един куп топлинни сонди.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Chúng ta nghĩ về một lũ người lỗ mãng với những khẩu súng.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Egy halom parasztra gondolunk -- mármint idézőjelben -- fegyverekkel.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Kita berpikir tentang sekelompok pekerja kasar, dalam tanda kutip, bersenjata.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.다시 말해서 총을 들고 있는 시골 노동자가 떠오릅니다.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Ne gândim la niște " țărănoi " cu arme.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.On pense à un tas de "péquenauds" avec des fusils.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Pensamos en una pandilla de catetos, entre comillas, con pistolas.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Pensiamo a una massa di "rednecks", armati fino ai denti.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.We denken aan een hoop "rednecks", met wapens.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Wir denken an einen Haufen bewaffneter - in Anführungszeichen - Rednecks.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Мислим за "тълпа селяндури" с пушки.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.Нам спадають на гадку неотесані білі батраки з рушницями.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.На ум приходит образ "кучка неотесанных работяг с ружьями".
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.אנחנו חושבים על חבורה של אדומי צוואר, פתח מרכאות, סגור מרכאות, עם רובים.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.نفكر ببعض المتخلفين، أقتباس، نهاية إقتباس، يحملون البنادق.
Bir yığın köylü, cahil, silahlı insanlar.彼らが投票しないだろうとは想像できます
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Am facut o noua portie de castravete umplut.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ho fatto una nuova infornata di cetriolo farcito.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ich habe wieder eingelegte Gurken gemacht.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Ik heb een dozijn van gevulde komkommers gemaakt.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.Jag har gjorde en hel det nya stoppade gurkor.
Bir yığın salatalık dolması yaptım.J'ai fait un nouveau plat de concombre.