yığın ile cümle
yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Puing-puing ini mulai merapat, membentuk gumpalan-gumpalan.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Questi detriti cominciarono a raccogliersi, formando grumi.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Ti ostanki so se pričeli združevati. Tvorili so grude.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.To szczątki zaczęły gromadzić, tworząc skupiska.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Tyto úlomky se začaly sbírat, tvořily shluky.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Αυτά τα συντρίμμια άρχισαν να μαζεύονται, σχηματίζοντας συστάδες.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Тези отломки започнали да се струпват, формирайки купове.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.Этоти осколки начали собираться, образуя сгустки.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler.השאריות החלו להתאסף, ויצרו גושים.
Birikintiler bir araya gelip yığınlar haline geldiler....そして、大きな塊になり、 ついには惑星となった。
Birinin burnunu sildiği mendil o takoya değmişti. Bir de, o tako çöp yığınının içindeydi.Wir hatten so was wie einen Streit.
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:C'era una crescente risolutezza e una voce calma che diceva:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Es gab ein Treffen zur Versöhnung und eine ruhige Stimme sagte:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Estaba acumulando determinación y una voz que decía:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:저는 마음을 굳게 먹으며
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Mijn vastbeslotenheid nam toe en een stille stem zei:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Oblikovala se je odločnost in tihi glas je dejal:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Poczułam przypływ determinacji, a cichy głos powiedział mi:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Ada ketetapan hati dan suara yang tenang berkata, "Aku akan melangkahimu."
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."A fost o ambiţionare şi o voce înceată care spunea " Am să trec de voi " .
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Bylo tam sbírání odhodlání a tichý hlas říkající, "Já vás obejdu."
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Gyűlt bennem az elhatározás, és egy halk hang azt mondta: "inkább kitérek az útjából".
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Havia uma crescente determinação e uma pequena voz a dizer, "vou passar por cima de ti."
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Niềm quyết tâm tụ lại và một giọng lặng lẽ nói, "Tôi sẽ đi vòng qua mọi trở ngại."
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."Une résolution se rassemblait et une voix calme disait : " Je vous contournerai. "
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu: "Seni görmezden geleceğim."На одном из собраний я сказала тихим голосом:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Začal sa vo mne hromadiť tichý no rozhodný hlas, ktorý hovoril:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Ήταν ένα μείγμα αποφασιστικότητας και μια σιγανή φωνή έλεγε:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Имаше опити за събиране на решителност и тих глас, шептящ:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:Я збиралася із силами і тихо обіцяла сама собі:
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:הצטברה בי נחישות
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:كان هناك تجميع للحلول
Bir karar yığını vardı ve kısık bir ses şöyle diyordu:「相手になんかしないから」と
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Că este locașul unui spirit sau o grămadă de minereu este irelevant.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Che sia la dimora di uno spirito o una cava minerale è irrilevante.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Dù đó là một nơi ở của một linh hồn hay một đống quặng thì cũng chẳng liên quan gì.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Hogy ez a szellem lakhelye vagy egy érctömb otthona, az mindegy.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.영이 살고 있든, 광석 더미이든 중요하지 않습니다.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Lecz czy jest to miejsce zamieszkania ducha czy stos kamieni, nie ma znaczenia.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.lista para ser explotada. Si esa montaña es el hogar de un espíritu o una pila de minerales es irrelevante.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Ob er ein Aufenthaltsort eines Geistes oder ein Haufen Erz ist, ist irrelevant.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Of het de woonplaats van een geest of een hoop erts is, is irrelevant.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Olipa se hengen asuinpaikka tai kasa kiviä on epäoleellista.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Que ce soit la demeure d'un esprit ou un tas de minerai, est sans rapport.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Ser a morada de um espírito ou um monte de rochas é irrelevante.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Дали е издръжливостта на дух или купчина от руда няма връзка.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Неважливо, чи гора - це оселя духу чи купа руди.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.Неважно, является ли гора обиталищем духа или скоплением породы.
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.שמחכה לכורים. לא משנה אם ההר הוא משכן לרוחות או ערימת מחצבים;
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.سواء إذا كان مأوى للروح أو كمية من الذهب الخام فهو أمر لا يهم
Bir ruhun meskeni veya maden yığını olması konu dışı.興味深いのは 個人と自然界の関係を
Bir saniye şu problemi düşünün. Burada 1.5 kg'lık bir et yığını var, onu avuçlarınızın içinde tutabilirsiniz.Tohle je kus masa, asi tak jeden a půl kilogramu, který se dá uchopit do dlaně jedné ruky.
Bir uçağa binip aşağıya baktığında herkesin bir eşya yığını olduğunu görürsün.Lo vedi quando decolli con un aereo e guardi giù e vedi che tutti hanno un piccolo mucchio di cose.
Bir uçağa binip aşağıya baktığında herkesin bir eşya yığını olduğunu görürsün.Когато пътувате със самолет и погледнете надолу, виждате купчинката на всеки.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ich bin einfach so misstrauisch. Ich lese viele Spionagegeschichten.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ja som totiž veľmi podozrievavý. Čítam veľa detektívok a podobných vecí.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Jestem podejrzliwy. Czytam dużo powieści szpiegowskich.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ker sem sumničav, berem veliko kriminalk in podobnega.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.제가 추리 소설을 많이 읽어서 의심이 많아요.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Leio muitos livros de espionagem e outros.