yığın ile cümle

yığın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlgili belgelerin yığınını incelerken gerçeği öğrendiler.They found out truth while examining a pile of relevant documents.
Gerçekten kullanmadığımız şeylere yığınla para harcıyoruz.We spend piles of money on the things we don't really use.
Onun asistanı kağıt yığınını tekrar ve tekrar inceledi.His assistant examined the pile of papers over and over again.
O eski gazete yığınından kurtulun.Get rid of that heap of old newspapers.
Bu otomobil bir çöp yığını.This car is a pile of rubbish.
Gemide bir yığın fare var.There are many rats on the ship.
Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.It is an ancient midden, presently an archaeological treasury.
Odanın köşesinde bir gazete yığını vardı.There was a stack of newspapers in the corner of the room.
Çöp yığını Everest Dağı kadar büyük.The pile of garbage is as big as Mount Everest.
Bir yığın teşekkürler.Thanks a heap.
Okul binasının olduğu yerde büyük bir moloz yığını var.There is a large pile of rubble where the school building used to be.
Binanın olduğu yerde bir moloz yığını var.There is a pile of rubble where the building used to be.
Tom'un yığınla parası var.Tom has piles of money.
Aptal yığınlar Mandela'nın iyi bir adam olduğuna inanıyorlar.The dumb masses believe that Mandela was a decent man.
Tom odasının köşesindeki elbise yığını üzerine kirli çoraplarını attı.Tom threw his dirty socks on the pile of clothes in the corner of his room.
Teknem bir kum yığını üstünde karaya oturdu.My boat ran aground on a sandbar.
Bir yığın anahtar kaybettim.I lost a bunch of keys.
Gemi bir kum yığını üzerinde karaya oturdu.The ship ran aground on a sandbar.
Tom Mary'nin masasına bir yığın mektup koydu.Tom put a stack of letters on Mary's desk.
Tom, Mary'nin masasının üstüne bir yığın mektup koydu.Tom put a pile of letters on Mary's desk.
Masanızda büyük bir yığın posta var.There's a big pile of mail on your desk.
Tom'un gübre yığını o kadar çok ısındı ki o kendiliğinden yaktı.Tom's compost heap got so hot that it spontaneously combusted.
Tom bir kitap yığını taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a stack of books.
Tom'un masasında bir yığın çizgi roman var.There's a stack of comic books on Tom's desk.
Tom'un yapması gereken yığınla iş var.Tom's got a tremendous amount of work to do.
Dan, Linda'nın bahçesinde bir yığın kirli elbise buldu.Dan discovered a pile of dirty clothes in Linda's backyard.
Ağacın altında bir yığın kozalak vardı.There was a pile of pinecones under the tree.
Bu sadece bir yığın saçmalık!This is just a pile of bullshit!
O seyahat için yığınla para harcar.He spends pots of money for travelling.
Bu yer bir çöp yığını.This place is a dump.
Büyük bir buz yığını çatıdan kaydığında ve ona çarptığında Tom yaralandı.Tom was injured when a large chunk of ice slid off the roof and hit him.
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.
O bir yığın dil konuşmaz.She does not speak many languages.
Tom Mary'ye bir yığın para verdi.Tom gave Mary a stack of money.
Tom bir kar yığınında saplanıp kaldı.Tom got stuck in a snow drift.
Sami bir bok yığınından ibaretti.Sami was just a bunch of crap.
Sen bana sor çocuk, aşk nedir? Bir yığın gübrede bir yıldız.You ask me, child, what love is? A star in a pile of dung.
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.What you see on the edge of the woods is not a tent, but rather a haystack.
Ufuk üzerinde bir duman yığını görüyorum.I see a smoke stack over the horizon.
Tom'un masasında bir yığın ders kitabı var.Tom has a pile of textbooks on his desk.
Bir yığın ödevim var.I have too much homework.
Bizimle olan sınırlarına askerî yığınak yapıyorlar.They are flooding their border with us with military presence.
Yanan bir kömür yığını geride kaldı.A smoldering pile of coal was left behind.
Geride yanan bir kömür yığını kaldı.A smoldering pile of coal was left behind.
Sık başvurulan başka bir belge ise, RFC 1958, tabakalar yığınını içermemesidir.One frequently referenced document, RFC 1958, does not contain a stack of layers.
Standart Java bytecode 8-bit yığın talimatları gerçekleştirir.Standard Java bytecode executes 8-bit stack instructions.
Daha eski ve daha büyük para yığınlarının, bir sonraki bloğu imzalama olasılığı daha fazladır.Older and larger sets of coins have a greater probability of signing the next block.
7 Kasım sabahı yalnızca moloz yığını kalmıştı. ^On the morning of 7 November only a pile of rubble remained.
İlk testlerde, Woodward PZT disklerinin iki yığını arasında basit bir kondansatör kullanmıştır.In the first tests, Woodward simply used a capacitor between two stacks of PZT disks.
BlueZ yığını 2006 yılı itibarıyla tüm temel Bluetooth protokollerini ve katmanlarını destekliyor.As of 2006, the BlueZ stack supports all core Bluetooth protocols and layers.
Düşük yığın yoğunluğu (~ 3,346 kg m−3) , düşük metal varlığını göstermektedir.Its low bulk density (~3346 kg m−3) indicates a low metal abundance.
Android, 2012 sonlarında BlueDroid yığınına geçene kadar Blues'u da kullandı.Android also used BlueZ, until it switched to its own BlueDroid stack in late 2012.
USB Yığın Depolama aygıtları sürücülere gerek kalmadan bağlanabilir.USB Mass Storage devices can be attached without any need for drivers.
Geleneksel yığın düğün pastası, katmanlı pastaya benzer.The traditional stack wedding cake is similar to the tiered cake.
Ayrıca, The Skinny'den Josh Slater-Williams filmi "amansız, çöp yığını" olarak yaftalamıştır.In addition, Josh Slater-Williams of The Skinny labelled the film a "relentless, hollow mess".
Modern toplumda en popüler düğün pastasına "geleneksel yığın kek" denir.In modern society, the most popular wedding cake is called "traditional stack cake".
BlueCode +, Stollmann E + V GmbH'den taşınabilir yüksek katmanlı Bluetooth protokol yığınıdır.BlueCode+ is the portable higher layer Bluetooth protocol stack from Stollmann E+V GmbH.
Bunu yapmak için, yığının çok daha büyük bölümleri, işlem yapılmayan makine buyruk ile bozulmuştur.To do this, much larger sections of the stack are corrupted with the no-op machine instruction.
Yığın geniş bir yelpazede farklı mikro denetleyiciler ve işletim sistemlerine taşınmıştır.The stack has been ported to a wide range of different microcontrollers and operating systems.
Widcomm, Windows işletim sistemi için ilk Bluetooth yığınıydı.WIDCOMM was the first Bluetooth stack for the Windows operating system.

İlgili Sayfalar