Düşünceleri yüzyıllarca tartışılmadan kabul görmüştür.Около неговата фигура вече много десетилетия не утихват дискусиите.
Yüzyıllarca süren kesimler ve bilinçsiz kullanım sonucunda, buralardaki meşe ve ardıç ormanları yok olmuştur.Вследствие на тази неконтролирана и стихийна сеч вековните добруджански гори изчезват.
Dugong yüzyıllarca insanoğlu tarafından eti ve yağı için avlanmıştır.Dugong se lovi već tisućama godina zbog mesa i ulja.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.Islam je prisutan zbog više stoljetne vlasti Osmanlijskog Carstva.
Denizci Fenikeliler, Yunanlar ve Kartacalılar Akdeniz kıyılarında yüzyıllarca ticari koloniler kurmuşlardır.Graikai, finikiečiai ir kartaginiečiai per kelis šimtmečius pakrantėje įkūrė savo kolonijas.
Oyunun amacı yüzyıllarca ayakta kalabilecek bir medeniyet kurmaktır.Tokiu būdu žaidėjai gali žaisti 900 metų trunkanti istorinį žaidimą.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Dan faktanya, kita tahu bahwa selama berabad-abad mengenai kekuatan transendental dari kesunyian.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.De hecho, hemos sabido durante siglos del poder transcendente de la soledad.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.E, de facto, sabemos há séculos do poder transcendente da solidão.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.E di fatto, sappiamo da secoli dell'eccezionale potere della solitudine.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.És tulajdonképpen évszázadok óta ismerjük az egyedüllét átalakító erejét.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Et en fait, nous avons connu pendant des siècles le pouvoir transcendant de la solitude.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Faktisk har vi i århundreder kendt til ensomhedens transcendente kraft.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.In dejansko že stoletje poznamo transcendentalno moč samote.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.사실 사람들은 오랬동안 고독의 탁월한 힘에 대해서 알고 있었습니다.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Och faktum vi haft kunskap i århundraden om den upphöjda kraften av avskildhet.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Şi de fapt, ştim de secole de puterea transcendentală a singurătăţii.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Tatsächlich wissen wir seit Jahrhunderten um die überweltliche Kraft des Alleinseins.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Và thực tế, chúng ta đã biết hàng nhiều thế kỉ nay về sức mạnh siêu việt của tính độc lập.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Ve skutečnosti už po staletí známe fascinující sílu samoty.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.V skutočnosti, už stáročia vieme o transcendentnej sile samoty.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Vuosisatoja on tiedetty yksinäisyyden tajuntaa laajentava vaikutus.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.We weten al eeuwenlang dat eenzaamheid transcendente kracht heeft.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Właściwie to od wieków znamy niezwykłą moc samotności.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Στην πραγματικότητα, γνωρίζαμε για αιώνες την ανυπέρβλητη δύναμη της μοναξιάς.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Люди веками знали необыкновенную силу уединения.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.От векове ние знаем за трансцеденталната сила на усамотението.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.Уже протягом багатьох століть нам відома надзвичайна сила самотності.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.בעצם אנו יודעים כבר מאות שנים על כוחה הנשגב של הבדידות.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.في الحقيقة جميعاً نعلم لقرون بخصوص القوة السامية للعزلة.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.孤独の持つ超越的な力を知っていました それを忘れるようになったのはつい最近のことなのです
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Acest lucru a fost ignorat de secole, în ciuda dovezilor.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Das ist etwas, das seit Jahrhunderten abgelehnt wurde, trotz der Beweise.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Đây đã là điều đã bị phủ nhận trong nhiều thế kỷ, mặc dù có bằng chứng cho thấy nó đúng.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Dit is iets dat gedurende eeuwen werd ontkend ondanks het bewijs.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Ed è una cosa che è stata rifiutata per secoli nonostante l'evidenza.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Esto ha sido algo negado durante siglos, a pesar de la evidencia.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Évszázadokon át tagadták ennek a létezését, a bizonyítékok ellenére.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Hal ini ditolak selama berabad-abad, meskipun sudah ada buktinya.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Isto foi uma coisa negada durante séculos, apesar das provas.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Je to něco, co se po staletí odmítá, navzdory důkazům.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.이것은 증거가 있음에도 불구하고 수 세기동안 거부되어 온 것입니다.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Tätä ei hyväksytty vuosisatoihin, todisteista huolimatta.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.To jest coś, czemu zaprzeczano przez stulecia, pomimo dowodów.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Toto je niečo, čo bolo po stáročia odmietané, i skrz dôkazy.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Voilà quelque chose qui a été refusé pendant des siècles, malgrè les preuves.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Αυτό είναι κάτι που απορρίπτεται για αιώνες, παρά τα στοιχεία.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Това е нещо, което е било отричано от векове, въпреки доказателствата.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.Этот факт не признавали на протяжении веков, несмотря на наличие доказательств.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.במשך מאות שנים סירבו להכיר בקיומו של זה, חרף כל העדויות.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.ان هذه حقيقة .. كان موجودة منذ قرون ولكنها مهمشة ورغم هذا الدليل
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.証拠があるにもかかわらずです 誰も植物は動物を食べることができると言えませんでした