Afrika'da yüzyıllarca deniz kabukları bir para şekli olarak kullanılıyordu.Cowry shells were used for centuries as a form of money in Africa.
Yine de Kelt dili Galatia'da yüzyıllarca konuşulmaya devam etmiştir.However, the Celtic language continued to spoken in Galatia for many centuries.
Yüzyıllarca dünyanın en yüksek piramit olmayan yapısıydı.It was the world's tallest non-pyramidal structure for many centuries.
Ainaži yüzyıllarca bir Livonia balıkçı köyü olarak var oldu.Ainaži existed for centuries as a Livonian fishing village.
Dugong yüzyıllarca insanoğlu tarafından eti ve yağı için avlanmıştır.The dugong has been hunted for thousands of years for its meat and oil.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Around 1300, centuries of prosperity and growth in Europe came to a halt.
Solidus başarı göstermiş ve yüzyıllarca istikrarını sürdürmüştür.It was a success, and remained popular for the next fifty years.
Düşünceleri yüzyıllarca tartışılmadan kabul görmüştür.They are thought to have remained untouched for hundreds of years.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Controversy over the priority persisted for centuries.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.The territory of today's province was for centuries ruled by the Ottoman Empire.
Bu, delillere rağmen yüzyıllarca reddedilmiş bir gerçektir.This has been something that has been refused for centuries, despite the evidence.
Aslında yüzyıllarca yalnızlığın üstün gücünü bildik.And in fact, we have known for centuries about the transcendent power of solitude.
Tablet yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış.It survived the centuries.
Ainaži yüzyıllarca bir Livonia balıkçı köyü olarak var oldu.Ainaži existed for centuries as a Livonian fishing village.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.Die Stadt stand für mehrere Jahrhunderte unter osmanischer Herrschaft.
Jacksonville'in bulunduğu mevki yüzyıllarca yerli Amerikalar olan "Timucua" halkı tarafından yerleşilmişti.Die Gegend, in der Summerside liegt, wurde jahrhundertelang von Mi’kmaq-Indianern besiedelt.
Bu nedenle yüzyıllarca Bristol İngiltere'nin en büyük limanlarından biri olmuştur.Zu dieser Zeit war Ambon einer der bedeutendsten Häfen der Bretagne.
Bu emsal kararlar yüzyıllarca yargıçlar tarafından gerçek davalarda verilen hükümlerden elde edilmiştir.Es wurden jeweils reale Fälle anhand von Gerichtsakten in gespielten Gerichtsverhandlungen nachgestellt.
Şehir yüzyıllarca bir Başpiskoposluk merkezi olmuştur.Bergen ist schon seit einem Jahrhundert ein Künstlerdorf.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Vers 1300, la croissance et la prospérité de l'Europe stagnent.
Şehir yüzyıllarca bir Başpiskoposluk merkezi olmuştur.La ville est devenue un centre d'enseignement au cours des siècles.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Ces arguments sont débattus depuis des siècles,.
Otuz Yıl Savaşları sırasında yıkılıp yüzyıllarca harabe halinde kalmıştır.Détruit au cours de la guerre de Trente Ans, resta longtemps inhabité.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.Grecia estaba bajo el dominio del Imperio otomano desde hace varios siglos.
Solidus başarı göstermiş ve yüzyıllarca istikrarını sürdürmüştür.Se reinventa y sus looks han definido décadas.
Yüzyıllarca Süryanilerle komşuluk yapmış bir mahalledir.Da secoli è abitata da pescatori.
Bu nedenle yüzyıllarca Bristol İngiltere'nin en büyük limanlarından biri olmuştur.Storicamente il porto di Bristol è stato uno dei più importanti della Gran Bretagna.
Bu topluluklar yüzyıllarca bölge toplumları üzerinde aristokratik bir sınıf olarak hüküm sürmüşlerdir.Per secoli vi furono continue dispute territoriali fra le comunità.
Ainaži yüzyıllarca bir Livonia balıkçı köyü olarak var oldu.На протяжении веков Бланкенезе был рыбацкой деревней.
Alemgir'in mirası yüzyıllarca devam etti.Героический эпос «Джангар» складывался на протяжении многих веков.
Mürekkepbalıklarının mürekkepleri yüzyıllarca sanatkarlar tarafından yazı ve çizimde kullanılmıştır.Экспонировались произведения живописи и графики, созданные художником за последние несколько лет.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.De discussie hierover is al eeuwen gaande.
Abruzzo yüzyıllarca pek çok sayıda büyük deprem yaşamıştır.Frankenberg is in de loop der eeuwen aan enkele grote branden ten prooi gevallen.
İletişim eksikliği Baja California'yı yüzyıllarca ülkenin bütününden koparmıştır.Brak dogodnego połączenia z resztą kraju od wieków prowadził do izolacji Kalifornii Dolnej.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Owa zażarta dyskusja trwała przez ponad stulecie.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Denna skarpa diskussion har fortsatt i över ett sekel.
Solidus başarı göstermiş ve yüzyıllarca istikrarını sürdürmüştür.Stilen är starkt stiliserad och bibehållen genom århundraden.
Alemgir'in mirası yüzyıllarca devam etti.Fästningen förblev i Esterházys ägo för nästan 300 år.
Mürekkepbalıklarının mürekkepleri yüzyıllarca sanatkarlar tarafından yazı ve çizimde kullanılmıştır.Fåglarnas cykliska flyttningsbeteenden har observerats och tolkats i årtusenden.
Doğduğu yer Afrika’da sömürgeleri bulunan Portekiz’in yüzyıllarca üs olarak kullandığı bir yerdi.Спосіб його розведення був винайдений в Японії, де його століттями споживають у їжу.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Боротьба тривала після цього ще ціле століття.
Yine de Kelt dili Galatia'da yüzyıllarca konuşulmaya devam etmiştir.Nicméně keltský jazyk se v Galacii uchytil na mnohá staletí.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.V oblasti se těžilo po několik staletí.
Solidus başarı göstermiş ve yüzyıllarca istikrarını sürdürmüştür.Aliance byla úspěšná a vydržela přes 200 let.
Bu demirci dükkanları yüzyıllarca civar köy ve kazalara hizmette bulunmuştur.Tato část domu sloužila téměř sto let jako pekárna a obchod.
Bölge yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır.Grecia a rămas însă sub stăpânire otomană pentru mai multe secole.
Solidus başarı göstermiş ve yüzyıllarca istikrarını sürdürmüştür.Teos osoittautui joka tapauksessa erittäin suosituksi, ja sen suosio on säilynyt vuosisatojen ajan.
Yine de Kelt dili Galatia'da yüzyıllarca konuşulmaya devam etmiştir.Katharévousa yritti näin palauttaa kreikan kielen vuosisatojen takaiseen asuunsa.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Περίπου το 1300, αιώνες ευημερίες και ανάπτυξης στην Ευρώπη έφτασαν σταδιακά στο τέλος τους.
Gürcü alfabesi Dağıstan'da Avarlar tarafından da yüzyıllarca Avar dilini yazmak için kullanılmıştır.Πολλά αλφάβητα έχουν επινοηθεί για τη μογγολική γλώσσα κατά τη διάρκεια των αιώνων.
Abruzzo yüzyıllarca pek çok sayıda büyük deprem yaşamıştır.Abruzzo har været ramt af adskillige jordskælv gennem årene.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Omkring år 1300 ophørte en langvarig fremgang og vækst i Europa.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Diskussionen om dette har varet i årtier.
Bu konu üzerine tartışmalar yüzyıllarca devam etti.Denne intense diskusjonen har fortsatt i mer enn et århundre.
Abruzzo yüzyıllarca pek çok sayıda büyük deprem yaşamıştır.Kadıköy har også gjennom århundrene vært utsatt for mange jordskjelv.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Từ khoảng năm 1300, sự thịnh vượng và phát triển của châu Âu trong nhiều thế kỷ đã bị dừng lại.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.1300年頃、それまでの数百年間のヨーロッパの繁栄と成長に歯止めがかかった。
Yüzyıllarca evlere kapatıldık, daha yeni yeni hayatın her alanında varız.隅々までそれらが行き渡っており、生活のあらゆる場面で登場する。
Böylece Hristiyan kilisesinin ikiye ayrılması yüzyıllarca geciktirilmiş oldu.戴冠までの過程とキリスト教会の設立には2年を費やした。
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.到了1300年左右,歐洲幾世紀以來的繁榮與成長告一段落。