yüzleri ile cümle

yüzleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır.Their mark is on their foreheads from the effect of prostrations.
Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,And many will be dust-begrimed,
Yüzleri ağaranlara gelince, (onlar) Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Gömlekleri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar.Of molten pitch shall be their garments, their faces covered with flames,
Âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın.When Our clear messages are read out to them you can see denial on the faces of unbelievers.
Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Her kim de kötülükle gelirse artık yüzleri ateşte sürtülür.But whosoever comes with evil will be flung face forward into the Fire.
Melekler onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak?How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır.Their mark is on their foreheads from the effect of prostrations.
O gün yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" (denilecek).On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell."
Onu yakın görünce inkâr edenlerin yüzleri kötüleşti.When they realise it has come upon them, distraught will be the faces of unbelievers.
Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.So God will protect them from the evil of that day, and grant them happiness and joy,
Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.On their faces you will see the glow of beatitude.
Onların alâmeti, yüzlerindeki secde izi, secde aydınlığıdır.Their mark is on their foreheads from the effect of prostrations.
O gün cehennemde yüzleri üstü süründürülürler ve kendilerine: “Tadın cehennemin temâsını!” denilir.On that Day they will be dragged into the fire faces foremost, (and told:) "Taste the feel of Hell."
Onu yanıbaşlarında buldukları zaman inkâr edenlerin kederden yüzleri mosmor kesilir.When they realise it has come upon them, distraught will be the faces of unbelievers.
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız.”We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir.So God will protect them from the evil of that day, and grant them happiness and joy,
Sen onlara bakınca yüzlerinde, cennet nimetlerinin verdiği sevinci okursun.On their faces you will see the glow of beatitude.
Artık yüzünü Kutsal Mescid'e çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne çevirin.So turn towards the Holy Mosque, and turn towards it wherever you be.
Onları tanımayanlar, onurlu tavırlarından ötürü onları zengin sanır. Onları yüzlerinden tanırsın.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Yüzleri aklananlar ise ALLAH'ın rahmeti içindedir. Orada sürekli kalırlar.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Giysileri katrandandır ve yüzlerini ateş kaplar.Of molten pitch shall be their garments, their faces covered with flames,
Boruya üfürüldüğü gün, suçluları o gün mavi (kederden yüzleri morarmış) olarak toplarızThe day the trumpet blast is sounded We shall raise the sinners blind,
Onlar orada perişan durumda iken, ateş de yüzlerini yalayacaktır.Their faces will be scorched by flames, and they will grin and scowl within it.
Fakat O'nun dışındakiler anıldığı zaman hemen yüzleri güler.But when others are mentioned apart from God, they begin to rejoice.
Melekler canlarını alırken nasıl da (pişmanlık içinde) yüzlerine ve sırtlarına vururlar?How will it be when the angels draw out their souls striking their faces and their backs?
Yüzlerinde secdelerin izleri vardır. Bu, onların Tevrat'taki nitelikleridir.Their mark is on their foreheads from the effect of prostrations.
Suçlular yüzlerinden tanınır ve yaka paça götürülürler.The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.
Yüzlerinden nimetlerin sevinç ve parıltısını okursun.On their faces you will see the glow of beatitude.
Gözleri düşük, yüzlerini alçaklık bürümüş bir durumda. İşte onlara va'dedilen gün, bugündür.With lowered eyes, disgrace overcoming them; this is the day, which they had been promised.
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar eder misiniz?You disbelieved after you had accepted faith!
İmdi, yüzleri kararanlara: İnanmanızdan sonra kafir mi oldunuz?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzleri kararanlara: "İman ettikten sonra inkar mı ettiniz?You disbelieved after you had accepted faith!
Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün...the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Yüzleri kapkara-kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı günde büyük azab onlaradır.As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Onlar, yüzlerindeki secde izi ile tanınırlar.Their mark is on their faces, the trace of prostration.
Yüzlerinizi doğuya, batıya çevirip durmanız, hayır sayılmaz ki.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Yüzleri kararanlara, inandıktan sonra denir, kafir mi oldunuz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz hayırda erginlik/dürüstlük değildir.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınızdan sonra küfre mi düştünüz?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın.Set your faces in every place of worship and call on Him, making your religion sincerely His.
Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.)the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın.Set your faces in every place of worship and call on Him, making your religion sincerely His.
Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır.Their mark is on their faces, the trace of prostration.
İyilik (ve hayır), yüzlerinizi doğuya ya da batıya doğru çevirme değildir.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Yüzleri kararanlara: “Siz misiniz denecek, imanınızdan sonra inkâra sapanlar?As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed?
Yüzlerinizi doğu veya batı yönüne çevirmeniz iyilik değil.It is not piety, that you turn your faces to the East and to the West.
Allah'a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Allah'a yalan isnat edenleri, kıyamet günü yüzleri simsiyah halde görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Kıyamet gününde Allah hakkında yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.
Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır.And on the Day of Judgment thou Shalt see those who lied against Allah - their faces blackened.

İlgili Sayfalar