yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.Όταν υπάρχουν εκατοντάδες διαφορετικά παντελόνια μπροστά σου, η ατυχής επιλογή δε δικαιολογείται.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.Когда на витрине джинсы сотни различных фасонов, нельзя найти оправдание ошибке.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.Коли на вітрині джинси сотні різноманітних джинсів, неможна знайти собі виправдання.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.При стотици различни модели на разположение нямаш извинение, че си се провалил.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.עם מאות סוגים של ג'ינס בחנות, אין תירוץ לכישלון.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.مع مائة نوع جينز معروض، فليس هناك عذر للفشل.
Vitrindeki yüzlerce farklı kot pantalon varken başarısızlığın bir özrü yoktur.失敗は許されません だから人々が決断を下す時
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Ahogy közeledtünk, dühös tömeg támadt a kocsijainkra és kövekkel dobálták, emberek százai mindenfelől.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Când ne-am apropiat, oamenii furioși ne-au atacat mașinile și sute de oameni au aruncat cu pietre.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Khi chúng tôi tới gần, những đám đông giận giữ tấn công xe chúng tôi và ném đá, bởi hàng trăm người.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.우리가 근처에 다 다랐을 때, 분노한 사람들은 우리 트럭에 공격을 가했고 그 주위에 있는 수 백명의 사람들이 돌을 던졌습니다.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.Toen we naderden, vielen woedende menigten onze auto's aan en honderden mensen gooiden stenen van overal.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.С приближаването ни разярени тълпи атакуваха камионите ни и ги обградиха, със стотици хора навсякъде.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.כשהתקרבנו, המון זועם תקף את המשאיות שלנו ומאות אנשים בכל הסביבה יידו אבנים עליהם.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.عند إقترابنا ، هاجمت جموع غاضبة شاحناتنا والقى عليهم الحجارة ، من قبل مئات من الأشخاص من كل المكان.
Yaklaştığımız zaman bölgedeki yüzlerce sinirli kişi bizim aracımıza saldırdılar ve taş attılar.消防車に向かって石を投げたり襲いかかりました 暴徒に襲撃され
Yani, adamızın merkez bankasının birdenbire yüzlerce deniz kabuğu bulduğunu hayal edebilirsiniz. .突然、銀行は何百枚もの貝殻を見つけました。 そして、銀行は皆に貝殻を与えました。私たちは貝殻でいっぱいです。
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Eu podia contar-vos centenas de casos destes.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Hasonlók százait mesélhetném.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Ich könnte Ihnen hunderte solcher Geschichten erzählen.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Intendo dire che potrei citarvi centinaia di questi casi.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Je veux dire, je pourrais vous en citer des centaines.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Je zou er honderden kunnen vertellen.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.제 뜻은, 저는 그런것들을 수백가지라도 말할 수 있어요.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Maksud saya, saya dapat menceritakan ratusan kisah ini.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Mogłabym podać wam ich setki.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Ý tôi là tôi có thể kể cho các bạn hàng trăm câu chuyện như thế.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Εννοώ ότι, θα μπορούσα να σας διηγηθώ εκατοντάδες από αυτές.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.Искам да кажа, бих могла да ви разкажа стотици такива.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.כלומר, אני יכולה לספר לכם על מאות כאלה.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.أعني، يمكنني إخباركم بالمئات منها.
Yani bunlardan yuzlerce anlatabilirim.しかし異なっているのは環境です
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Dat zou me honderden dollar kosten.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Deci aş ajunge în final să plătesc sute de dolari.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Então acabaria por gastar centenas de dólares.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Et je finirais par payer des centaines de dollars.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Ich würde also letztendlich Hunderte von Dollars bezahlen.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Jadi akhirnya saya harus membayar ratusan dolar.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.결국 저는 수백 달러를 지불하게 될테죠.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Quindi finirei per pagare centinaia di dollari.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Så jag skulle behöva betala hundratals dollar.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Szóval a végén több száz dollárt kellene fizetnem.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Takže by som skončil platením stoviek dolárov.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Takže na konec zaplatíte stovky dolarů.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Terminaría pagando cientos de dólares.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Vì vậy tôi đã phải trả hàng trăm đô la.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Έτσι θα κατέληγα να πληρώσω εκατοντάδες δολλάρια.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.В конце концов, мне пришлось бы заплатить сотни долларов.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Зрештою, я б викинув на це сотні доларів.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.Така че в крайна сметка щях да плащам стотици долари.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.אז הייתי מסיים עם תשלום של מאות דולרים.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.وبالتالي قد ينتهي بي الأمر بدفع مئات الدولارات.
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.だから他の方法を考えました
Yani yüzlerce dolar ödemek zorunda kalırdım.結果就會變成我要用幾百蚊美金。
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurHuyết mạch của những dòng dung nham phun trào từ hàng trăm dặm dưới lòng đất lên bề mặt
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurO arteră de rocă supraîncinsă se ridica la suprafaţă de la sute de kilometri de sub crustă.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurTepna rozžhaveného kamene vystupuje na povrch z hlubiny stovek kilometrů pod povrchem.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurΜια αρτηρία υπερθερμασμένου βράχου φτάνει στην επιφάνεια... από βάθος εκατοντάδων μιλίων κάτω από το φλοιό.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurВедь всего в ста километрах под толщей дна океана здесь скрывается река раскалённой магмы.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurעורק סלעים מותכים .העולים אל פני הקרקע .ממאות קילומטרים מתחת לקרום
İlgili Sayfalar