yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:Esse demónio vai dar-nos centenas de razões para nos convencer que não sabemos escrever:
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:Il demone vi darà centinaia di ragioni per cui non potete scrivere:
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:이 악마는 글을 쓸 수 없게 만드는 수백 가지 이유 니가 글을 쓸 수 없는 수백 가지 이유들을 얘기하면서
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:Y te dará cientos de razones por las que no puedes escribir:
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:Цей диявол розкаже вам сотні причин, чому ви не можете писати:
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:השד ימנה בפניכם מאות סיבות למה אתם לא יכולים לכתוב.
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:هذا الشرير سيخبرك بمئات الأسباب تمنعك من الكتابة:
Bu şeytan size neden yazmamanız gerektiği hakkında yüzlerce sebep gösterir:書くことを諦めさせようとする 「みんなに笑われるよ」「下手くそだな!」
Bu sisteme dahil oluyorum, tabii bu sistemde yüzlerce, hatta binlerce diyelim başka banka da var. .Připojil jsem se k jejich síti a samozřejmě nejsem sám, ...jsou tam spousty... ...dalších bank.
Bu sisteme dahil oluyorum, tabii bu sistemde yüzlerce, hatta binlerce diyelim başka banka da var. .Отже, я приєднався до мережі і звичайно я не один в мережі, в ній є ще безліч банків.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Cuiburile lor cu ouă de-a lungul râului care produc sute de pui. E pur și simplu o priveliște uimitoare.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.I loro nidi lungo le rive del fiume producono centinaia di piccoli. E' una scena stupenda.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.In den Nestern am Flussufer schlüpften hunderte Gaviale. Es war einfach toll.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.강변을 따라 부화하는 그들의 둥지들은 수백마리의 새끼들을 생산해냅니다. 그것은 그저 놀라운 광경이죠.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Sus nidos incubando a lo largo de las riberas produciendo cientos de crias.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Trứng trong tổ của chúng nở ra dọc bờ sông, hàng trăm con non đã ra đời.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Z gniazd położonych nad brzegiem rzeki wylęgają się setki małych.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.В их гнёздах, расположенных вдоль реки, выводятся сотни детёнышей.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.Гнездата им, люпещи се край реката, от които излизат стотици люпила. Просто изумителна гледка.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.הקנים שלהם הנמצאים לאורך גדות הנהר מייצרים מאות ולדות. זה פשוט מחזה מהמם.
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.وفقست اعشاشها علي جانبي النهر واخرجت المئات منها في منظر هائل
Bu timsahlar nehir kenarlarındaki yuvalarına yumurta bırakır ve yüzlerce yavru burada yumurtadan çıkar.仔ワニが見られます 素晴らしい光景です 実はこの写真は去年のものです
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Că au călătorit în jurul Europei şi le-au vândut cu sutele şi cu miile.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Cestovali po celé Evropě a prodávali je po stovkách, tisících.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Ezeket aztán egész Európában terjesztették, és százezrével adták el őket.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Họ đã đi vòng quanh khắp Châu Âu và đã bán cả trăm cả ngàn.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Ils voyageaient dans toute l'Europe et les vendaient par centaines, par milliers.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.그들은 유럽 각지를 여행하며 수백,수천장을 팔았습니다.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Lalu mereka berkeliling Eropa dan menjual ratusan atau ribuan.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Que llevaron a través de toda Europa y vendieron por los cientos o por los miles.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Rozšírili sa po celej Európe a predávali po stovkách alebo po tisícoch.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Und sie reisten durch ganz Europa und verkauften sie zu Hunderten oder Tausenden.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Wożono je po całej Europie, i sprzedawano setkami albo i tysiącami.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Έτσι ταξίδευαν σε όλη την Ευρώπη και τα πουλούσαν κατά εκατοντάδες ή κατά χιλιάδες.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Вони розлітались по всій Європі і продавались сотнями або тисячами.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Они путешествовали по всей Европе и продавались сотнями или тысячами.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.Те пътували из цяла Европа и продавали стотици или хиляди.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.והם נסעו בכל רחבי אירופה ומכרו אותם באלפים, או במאות האלפים.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.التي أنتقلت كل أنحاء أوروبا وباعوا منها بالمئات أو بالآلاف.
Bütün Avrupa'yı gezdiler ve bunlardan yüzlerce veya binlercesini sattılar.何百、何千という単位で売り回ったのです 煉獄から早めに抜け出せる様に
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.Dans chacune de ces villes, des centaines et des centaines d'habitants ont fait des récifs.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.Em cada uma destas cidades, os cidadãos, centenas e centenas deles, fizeram um recife.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.En cada una de estas ciudades la gente del lugar, cientos y cientos, construyeron arrecifes.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.És e nagyvárosok mindegyikében, a helyiek, lakosok százai, készítettek egy-egy korallzátonyt.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.In elk van deze steden hebben honderden lokale burgers een rif gemaakt.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.In fiecare din aceste orase, sute si sute de localnici au facut recife.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.In jeder dieser Städte machten die Einwohner, hunderte und aberhunderte von ihnen, Riffe.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.In ognuna di queste città, i cittadini, centinaia e centinaia di loro, hanno creato barriere coralline.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.이 도시들의 수많은 시민들은 산호초들을 만들었고
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.V vsakem od teh mest so meščani, na stotine ljudi, izdelali koralni greben.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.W każdym z tych miast ich mieszkańcy -- całe setki -- tworzyli rafy.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.В каждом из этих городов, местные жители, сотни жителей, сделали свой риф.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.Във всеки от тези градове местните граждани стотици и стотици хора, също оплетоха рифове.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.בכל אחת מהערים הללו, התושבים המקומיים, מאות על גבי מאות, יצרו שוניות.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.في كلٌ من هذه المدن، السكان المحليون، المئات والمئات منهم، قاموا بصنع الشعاب المرجانية.
Bütün bu şehirlerde, yerel halk, ama yüzlercesi, resifler yaptılar.地元の市民が珊瑚礁を作りました 参加者は どんどん増えています
Bu tür şeylere bağımlı onlarca, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca insan vardı.Des dizaines, des centaines, des milliers, des millions de personnes étaient accros à ce genre de jeux.
Bu tür şeylere bağımlı onlarca, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca insan vardı.Es gab Dutzende, Hunderte, Tausende, Millionen von Menschen, die von diesem Hobby besessen waren.
Bu tür şeylere bağımlı onlarca, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca insan vardı.테이블 미니 게임에 빠진 사람은 수십, 수백, 수천, 수만 명이나 되었으니까요
Bu tür şeylere bağımlı onlarca, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca insan vardı.Tucty, stovky, tisíce, miliony lidí byly na tomto druhu zábavy závislé.
İlgili Sayfalar