yüzlerce ile cümle

yüzlerce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok kitabı ve yüzlerce makalesi vardır.פרסם מאות ספרים ומאות מאמרים.
Bir tam saldırı ağacı, saldırı hedefine ulaşan yüzlerce veya binlerce yoldan oluşabilir.אם הם מצליחים לבצע את הפשע, אז מאות או אפילו אלפי אנשים ימות.
Bu onlarca da yüzlerce de olabilir ve genellikle haftalar veya aylar süren bir zaman içinde uygulanabilir.הן יכולות לקרות לעיתים רחוקות או פעמים רבות בדקה.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.כ-60 אזרחים, רובם נשים וילדים, נהרגו.
Sulla'nın yasaklamalarının ardından politik düşmanlarının yüzlercesi öldürüldü ya da sürgüne gönderildi.Проскрипциите на Сула водят до смъртта или изгнаничеството на стотици негови политически врагове.
Bitkiler, hayvanlar ve mantarlarda yüzlerce çeşit steroid tanımlanmıştır.В растенията и животните са открити стотици различни стероиди.
Yerin yüzlerce metre altına sondaj yapılır.Той е вкопан на няколкостотин метра под земята.
Yüzlerce mil yürüyerek seyahat ediyorlardı.Трябвало да върви пеша стотици километри през планина.
Bu gün hâlâ çalışır durumda yüzlercesi bulunmaktadır.Днес все още има бройки в експлоатация.
Köpek balıkları kan kokusunu yüzlerce metre uzaktan alabilirler.Акулите могат да усетят капка кръв на километри разстояние.
Yüzlerce ev yıkıldı.Десетки къщи са разрушени.
Bölgede yüzlerce nehir ve kolları mevcuttur.В езерото се вливат стотици реки и потоци.
Avrupalı kaşifler Amerika'ya geldiğinde, Amerika'da yüzlerce farklı kabile bulunmaktaydı.Когато пристигнали в Австралия, европейците заварили около 500 различни племена.
Daha yüzlerce konuda örnekler vardır.Ето още няколко примера.
Tekafül, çeşitli formlarda yüzlerce yıldır uygulanmaktadır.Ковачевишката къща се развива в няколко форми през вековете.
Peygamberimizin yüzlerce mucizesi olduğu anlatılıyor.Над неговите свети мощи са ставали многобройни чудеса.
Bu şehirde yüzlerce sanayi şirketi vardır.В градът има много промишлени предприятия собственост на международни компании.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.Той е избран измежду 4000 момчета, явили се на прослушване за ролята.
Kalınlıkları ise yüzlerce metre ile birkaç metre arasında değişir.Жилищата им отстоят едно от друго на няколкостотин метра.
Bazı durumlarda ise yüzlerce hamle (durum) incelenmek zorundadır.Понякога те се занимават със стотици отчети в даден момент.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.Бих искал да пиша стотици изречения за Татоеба, но имам работа за вършене.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."A ja sam svjedok na tisuće takvih slučajeva. ".
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Nakon preslušavanja stotine pjesama Jackson i Jones su suzili izbor za snimanje.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.Te udaljenosti mogu biti i više tisuća kilometara.
Yüzlerce köle öldürüldü.Stotine tisuća Židova je ubijeno.
Çatışmalarda asker-sivil yüzlerce kişi ölmüş ve yaralanmıştır.Tu su poginuli ili ranjeni milijuni vojnika.
Altı toplu bir batarya bir-iki dakika içerisinde yüzlerce mermicik ateşleyebilir.Zbog toga može ispaliti svega jednu do dvije granate u pet minuta.
Yüzlerce insan, kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere, öldürüldü.Ubijeno najmanje 50.000 civila, uključujući žene i djecu.
Yerçekimsel lenslerin yüzlercesi bugün için bilinmektedir.V súčasnosti sú známe stovky gravitačných šošoviek.
Türkkuşu okullarında yüzlerce öğrenci yetiştirdi.Škola vychovala stovky nových rabínov.
Yüzlerce yaralı var.Boli stovky zranených.
İçinde yüzlerce çeşit bileşik bulunsun.Dohromady majú niekoľko stoviek zväzkov.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Mnoho Židov bolo zatknutých, uväznených a odsúdených za velezradu.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Ale myslím na množstvo ďalších vecí".
Kimya ve metalürji alanında ise yüzlerce yıldır kullanılan bir terimdir.Pomenovanie „heavy metal“ (ťažký kov) sa po celé stáročia používal v chémii a hutníctve.
Bu konuyla ilgili yüzlerce örnek verilebilir.Z tohoto sa dajú odvodiť množstvá prvkov.
Böylece Fransız ordusu 20 kent ve yüzlerce köyü yaşanılamaz duruma getirdi.V celoti je francoska vojska požgala preko 20 mest in številne vasi.
Bu kandillerden doğacak yangın riskine karşı birkaç oda yüzlerce su kovası ile doldurulmuştur.Da bi omejili možnosti požara, je bilo v več prostorih nameščeno nekaj sto veder vode.
Bu gün hâlâ çalışır durumda yüzlercesi bulunmaktadır.Danes ocenjujejo, da jih 800 še vedno deluje.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.Na avdicijo za to vlogo se je prijavilo pribljižno 900 deklet, vendar jo je dobila ona.
Ayrıca yüzlerce gönüllüde yardım etti.Enako je storila z vsemi 700 privrženci.
Yüzlerce bilim adamı Almanya’dan göç etti.Veliko znanstvenega gradiva je prevedel iz nemščine v francoščino.
Yüzlerce şarkıyı dinledikten sonra Jackson ve Jones albümü düzenledi.Nick je skupaj z Joejem in Kevinom sam napisal več pesmi za album.
Yüzlerce yerli türün soy tükenmesine ya da neredeyse tükenmesine neden olduğu söylenir.Ši rūšis siejama su kelių šimtų vietinių rūšių išnykimu ar beveik išnykimu.
Bizim gibi yüzlerce örgüt üyesi var.Jį sudaro 100 deputatų.
Yüzlerce Yahudi tutuklanmış ve mal varlıklarına el konmuştur.Buvo suimti keli šimtai žmonių, o jų turtas konfiskuotas.
Bazı durumlarda ise yüzlerce hamle (durum) incelenmek zorundadır.Skirtingais atvejais jie gali turėti daugybę tarimo variantų.
Dinozorlar : Yüzlerce türü vardı.Gentį sudaro ~700 rūšių.
Gedik, bu rol için başvuran yüzlerce çocuk arasından seçilmiştir.Šiam vaidmeniui ji buvo išrinkta iš kitų 200 pretendenčių.
Yüzlerce ev yıkıldı.Ištremta šimtai šeimų.
Protestocular Orduyla çatışmasıyla yüzlerce ölü bıraktı.Per susirėmimus su armija žuvo keli šimtai žmonių.
Çayır köpekleri büyük koloniler halinde yaşarlar, koloniler yüzlerce dönüm araziye yayılabilirler.Peri ant stačių pakrančių uolų didelėse kolonijose, kurias gali sudaryti šimtai tūkstančių paukščių.
Ancak, aniden çıkıp gelen yüzlerce asilzadenin yerleşmesi için şehirde uygun hiçbir yapı yoktu.Netrukus ne tik mieste, bet ir visoje Meksikoje išmirė šimtai tūkstančių čiabuvių, neatsparių ligų sukėlėjams.
Tüm bu İrani halkların dilleri birbiriyle akrabadır ve yüzlerce ortak kelime barındırırlar.Jie susiskaldę į keliasdešimt genčių, kurias vienija bendra kalba.
Parkın en güney noktası olan Hachijōjima, Fuji Dağı'ndan yüzlerce kilometre uzaklıkta yer almaktadır.Piečiausias taškas yra Hačidžodžimos sala, nutolusi per kelis šimtus kilometrų nuo Fudži kalno.
Çatışmalarda asker-sivil yüzlerce kişi ölmüş ve yaralanmıştır.Šios atakos metu žuvo ir buvo sužeista šimtai civilių.
Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir.Laukuose, kuriuose užkasti nuo juodligės kritę gyvuliai, šios sporos išsilaiko iki kelių dešimtmečių.
Bu olaylarda yüzlerce insan hayatını kaybetti.Šios kelionės metu žuvo keli šimtai žmonių.
Bu başarı Müslüman Kardeşler'in yüzlerce üyesinin tutuklanmasına rağmen gerçekleşmişti.Ühtlasi väljastati korraldused Muslimi Vennaskonna 300 juhtiva liikme vahistamiseks.
Bunların hızları yüzlerce kilometre olabilir.See võib ulatuda sadadesse kilomeetritesse.
İlgili Sayfalar