yüzler ile cümle

yüzler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Az arcukhoz emelve csecsemőjüket szavakkal szeretgették, dorgálták, tanították.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.De höll babyn framför sitt ansikte, smickrade den, tillrättavisade den, utbildade den med ord.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držale so otroka pred svojim obrazom, ga nagovarjale, ga grajale, ga učile z besedami.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Držali dieťa pred svojou tvárou, prihovárajúc sa mu, karhajúc ho, vzdelávajúc ho za pomoci slov.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Drží před obličejem své dítě, žvatlají si s ním, opakují si s ním, vzdělávají ho slovy.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Elles ont tenu leur bébé face à elles, l'ont cajolé, l'ont grondé, l'ont éduqué grâce aux mots.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Hanno sempre avuto un bambino di fronte a loro, coccolandolo, sgridandolo, educandolo con le parole.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Họ bế đứa trẻ con trước mặt, trêu đùa nó, quở trách nó, dạy dỗ nó bằng lời nói.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.애기 얼굴을 마주보고 안으면서 단어로 부추기고, 꾸짖고, 교육시킵니다.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Seguravam os bebés à frente da cara, persuadindo-os, repreendendo-os, educando-os com palavras.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ţineau copilul în dreptul feţei lor, dezmierdându-l, dojenindu-l, educându-l cu ajutorul cuvintelor.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Trzymały w ramionach niemowlę, namawiały, upominały, uczyły za pomocą słów.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Und sie hielten das Baby vor ihrem Gesicht, redeten ihm zu, ermahnten es, erzogen es mit Worten.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Ze hielden die baby voor hun gezicht, vleien het, berispen het, voeden het op met woorden.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Κρατούσαν το μωρό μπροστά στο πρόσωπό τους, καλοπιάντοντάς το, επιπλήτοντάς το, εκπαιδεύοντάς το με λέξεις.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Вони тримали це немовля біля свого обличчя, вмовляли його, робили зауваження, виховували його.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Държали са бебето пред лицето си, успокоявайки, мъмрейки или учейки го чрез думи.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.Они держали этого младенца у своего лица, уговаривали его, отчитывали его, воспитывали его словами.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.הן אחזו את התינוק מול פניהן, פינקו אותו, נזפו בו, חינכו אותו באמצעות מילים.
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.فهن أحتفظن بذلك الرضيع أمام وجوههن يتملقن له و يقمن بتأنيبه و تعليمه بالكلمات
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.なだめ しかり 言葉で教育してきたのです そうやってとても強い力を持つようになってきたのです
Bebeği yüzlerinin önünde tutup, sevdiler, kızdılar, kelimelerle eğittiler.佢地將嬰兒放喺面前 哄佢,譴責佢,教佢講嘢
Benim ve eminim ki buradaki herkesin, A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.De certeza que todos temos a) cem perguntas, b) vontade de abraçar-te.
Benim ve eminim ki buradaki herkesin, A) yüzlerce sorusu var, B) sizi kucaklamak istiyorlar.Ik -- en iedereen neem ik aan -- heeft A) honderd vragen, B) wil je omarmen.
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.Pueden contar hasta cinco, y reconocer caras.
Beşe kadar sayabiliyorlar. YÜzleri tanıyabiliyorlar.Вони можуть рахувати до п'яти.
Beyzbolla ilgili olarak bir takım çarpıcı istatistiklere sahibiz. Ve bunlardan yüzlerce var.Există niște statistici uimitoare în baseball, sute de statistici.
Beyzbolla ilgili olarak bir takım çarpıcı istatistiklere sahibiz. Ve bunlardan yüzlerce var.O basebol está repleto de estatísticas espantosas. e existem centenas delas.
Bilgisayarlardan, iPhone'lardan, reklam panolarından yüzlerce televizyon kanalından.컴퓨터로부터,
Bilgisayarlardan, iPhone'lardan, reklam panolarından yüzlerce televizyon kanalından.Misplaatst en verzonnen.
Bilgisayarlardan, iPhone'lardan, reklam panolarından yüzlerce televizyon kanalından.Вона лунає з комп'ютерів, смартфонів, рекламних щитів, сотень телевізійних каналів.
Bilgisayarlardan, iPhone'lardan, reklam panolarından yüzlerce televizyon kanalından.מחשבים, טלפונים ניידים, פרסומות,
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.의식. 여러분들의 얼굴이 다 보입니다.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.מודעות. אני רואה את הפנים של כולכם.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.الوعي . أنا أري كل وجوهوكم.
Bilinç. Sizin hepinizin yüzlerini görüyorum.何を考えているかは分かりません 不思議ですね
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Jak pewnie wiecie, istnieje chyba ze sto różnych rodzajów pędzli.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.그곳엔 수백 가지의 붓들이 있습니다.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Saben, hay cientos de tipos de pinceles.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Sapete che ci sono centinaia di tipi di pennello?
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Seperti yang Anda ketahui, terdapat banyak sekali jenis kuas.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Sie wissen ja, wie es dort Hunderte von verschiedenen Pinseln gibt.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Ştiţi, există o sută de tipuri de pensule.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Tudják, száz féle ecset van.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Vous savez, il y a des centaines de types de pinceaux différents.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Weet je dat er honderden types borstels zijn?
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Ξέρετε, υπάρχουν εκατοντάδες τύποι πινέλων.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Видите ли, есть сотни видов кистей.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.Знаете ли, има сто вида четки.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.אתם ידעתם שיש מאות סוגים של מכחולים.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.تعلمون، هناك مئات الأنواع من فرش الرسم.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.描き方を知ってても 選べないみたいで
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Aceștia tind să se muște unul pe celălalt, de multe ori chiar fioros și de obicei pe față.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Chúng hay cắn lẫn nhau, rất hung dữ và thường là ở trên mặt.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Costumam morder-se uns aos outros, frequentemente muito ferozmente e usualmente no focinho.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.De har en tendens att bita varandra, ofta helt kraftfullt och vanligen i ansiktet.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.그들은 서로를 무는 경향이 있습니다 때론 꽤나 격렬하게, 일반적으로 얼굴을 말이죠
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mają tendencję do gryzienia się, często dość zaciekłego i często po pyskach.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mají sklon se navzájem kousat, často velmi zuřivě a většinou do obličeje.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.Mereka cenderung saling menggigit sering dengan ganas dan biasanya pada wajahnya.
İlgili Sayfalar