yüzeyine ile cümle

yüzeyine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin,ben de dünyanın yüzeyine çok yakın olmak istiyorum. .Zum Beispiel ich möchte nah an der die Oberfläche der Erde.
Örneğin,ben de dünyanın yüzeyine çok yakın olmak istiyorum. .地球の表面。 平面に私を置くとき私を入れている、
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Hän alkoi kirjoittaa metsässä leksigrammeja maahan.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.판바니샤가 나뭇바닥에 그림을 그리기 시작한다.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha a commencé par écrire les lexigrammes dans le sol de la forêt.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha a început să scrie lexigramele pe pământul din pădure.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha begon met lexigrammen op de bosvloer te schrijven.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha begyndte at skrive lexigrammer i skovbunden.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha começou a escrever os lexigramas no chão da floresta.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha comenzó a escribir lexigramas en el suelo del bosque.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha fing auf dem Waldboden damit an, Lexigramme zu schreiben.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha inizia a scrivere il lessigramma sul pavimento.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha mulai menulis lexigram di lantai hutan.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha rajzolni kezd a földre.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Panbanisha zaczęła pisać leksygramy na ziemi w lesie.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Панбаниша започна да пише лексиграми по горските поляни.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.Панбаниша начала писать лексиграммы на земле.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.פנבנישה התחילה לכתוב את הסמלים על רצפת היער.
Panbanisha sözcük kodlarını orman yüzeyine yazarak başladı.بانبانيشا تبدأ في كتابة الرمز على الأرضية.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.제가 소통하는 무대의 네 개의 면 모두에 3차원 애니메이션을 비추죠.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Ich projiziere 3D-Animationen auf alle vier Oberflächen der Bühne und interagiere mit ihnen.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Ik projecteer 3D-animatie op alle vier de podiumvlakken waarmee ik werk.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Je projette des animations 3D sur les 4 surfaces de la scène avec lesquelles j'interagis.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Proiectez animaţii 3D pe toate cele patru suprafeţe ale scenei cu care interacţionez.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Proietto un'animazione tridimensionale su tutte le quattro superfici del palco con le quali io interagisco.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Proyecto animación tridimensional en las cuatro superficies del escenario con las cuales yo trabajo.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Tôi thực hiện theo định dạng 3D trên cả bốn bề mặt của sân khấu mà tôi tương tác.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Wykorzystuję projekcje animacji 3D na wszystkie cztery powierzchnie sceny, z którymi wchodzę w interakcje.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Προβάλω τρισδιάστατα γραφικά και στις τέσσερις επιφάνειες της σκηνής με τις οποίες αλληλεπιδρώ.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Прожектирам триизмерна анимация на всичките четири повърхности на сцената, с които взаимодействам.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.Я проецирую трёхмерную анимацию на все 4 поверхности сцены, с которыми я взаимодействую.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.אני מקרינה אנימציות תלת מימדיות על כל ארבעת המשטחים של הבמה שאני מתייחסת אליהם.
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.اقدم رسوم متحركة ثلاثية الابعاد على جدران المسرح الأربع و التي اتفاعل معها
Sahnenin bütünleştiğim dört yüzeyine de üç boyutlu animasyonu yansıtıyorum.私がその映像とやりとりするわけです 動画と投影を使うやり方では発見の連続でした
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Déjame mostrarte cómo luce una superficie, en caso de que no lo recuerdes.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Donc laisses moi te montrer ce à quoi ressemble une surface, au cas où vous l'auriez oublié.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Dus laat me je gewoon even tonen hoe een oppervlak eruit ziet, voor het geval je het je niet herinnert.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.일단 임의의 표면이 어떻게 생겼는지 한번 보여드리죠. 혹시 기억 못하실지 모르니까요,
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Lasst mich euch kurz zeigen, wie eine Oberfläche aussieht, falls ihr euch nicht mehr erinnert.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Pokażę wam jak wygląda powierzchnia, na wypadek gdybyście nie pamiętali.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.Saya akan memperlihatkan bagaimana bentuk sebuah permukaan, jika kamu tidak ingat.
Şimdi size yüzeyine neye benzediğini göstereyim, hatırlamazsanız diye.描いてみましょう。 実際にこの表面の下の体積を求めます。
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.A tras o boltă pe faţa apelor, ca hotar între lumină şi întunerec.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Cíl vyměřil rozlévání se vodám, až do skonání světla a tmy.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Digambar-Nya lingkaran pada muka lautan untuk memisahkan terang dari kegelapan
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Él trazó el horizonte sobre la faz de las aguas, hasta el límite de la luz con las tinieblas
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.En grense har han dradd i en ring over vannene, der hvor lyset grenser til mørket.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.En rundel har han välvt såsom gräns för vattnen, där varest ljus ändas i mörker.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Er hat um das Wasser ein Ziel gesetzt, bis wo Licht und Finsternis sich scheiden.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.han drog en Kreds over Vandene, der, hvor Lys og Mørke skilles.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Hän on vetänyt piirin vetten pinnalle, siihen missä valo päättyy pimeään.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Ha tracciato un cerchio sulle acque, sino al confine tra la luce e le tenebre
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Hij trekt een cirkel over het wateroppervlak, als een grens tussen licht en donker.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Il a tracé un cercle à la surface des eaux, Comme limite entre la lumière et les ténèbres.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.수면에 경계를 그으셨으되 빛과 어두움의 지경까지 한정을 세우셨느니라
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Marcou um limite circular sobre a superfície das águas, onde a luz e as trevas se confinam.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Ngài đã vẽ một vòng tròn trên mặt nước, Cho đến nơi giới cực của ánh sáng và tối tăm giáp nhau.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Ngài đã vẽ một vòng_tròn trên mặt_nước , Cho_đến nơi giới cực của ánh_sáng và tối_tăm giáp nhau .
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Õ szab határt a víz színe fölé - a világosságnak és setétségnek elvégzõdéséig.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.Położył granice wodom, aż weźmie koniec światłość i ciemność.

İlgili Sayfalar