yüzeyi ile cümle
yüzeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -Ale okazało się, że te trzy równania, możesz nazwać je trzema płaszczyznami, nie przecinają się w R^4. Jasne?
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -لكن يتبين ان هذه ثلاثة --اعتقد انه يمكنك ان تسميهم بالثلاثة سطوح- لا تتقاطع في R4
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.De bedoeling was om een krater te maken om te zien wat er onder de oppervlakte van deze komeet zat.
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.Die Absicht war, einen Krater zu bilden um Material auszuheben und zu sehen was unter der
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.혜성에 크레이터를 만들어서 파내게 된 물질들을 얻어내어 혜성의 안에는 어떤 물질이 있는지를 분석하기 위함이었죠. 그리고 우리는
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.Se trataba de hacer un cráter para extraer material y ver qué había bajo
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.שביטים דומים מאוד לאסטרואידים. המטרה לא הייתה להסיט אותו מדרכו. המטרה הייתה ליצור מכתש כדי לחשוף
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.بل كان الغرض صٌنع فوهة تشق المادة لنرى ما يوجد تحت سطح المذنب، حيث تعلمنا
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.彗星の成分を掘り出し その内部構造を調査することで 多くの成果がありました
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.而且撞出一個坑來發掘 以瞭解彗星表面之下係咩嘢物質 我地由呢度
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Aber wie Sie sehen können, ist fast der ganze Regen von der Erdoberfläche verdunstet.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Ale jak vidíte, všechen ten déšť, téměř všechen, se vypařil z povrchu půdy.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Come potete vedere, quasi tutta la pioggia è evaporata dalla superficie del terreno.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Dar după cum vedeți, toată ploaia, aproape toată s-a evaporat de la suprafața solului.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.De ahogy látják, csaknem az összes esővíz elpárolgott a talajfelszínről.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.하지만 보시다시피, 그 비는 모두, 거의 대부분 땅 표면에서 증발해버렸습니다.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mais comme vous pouvez le voir, toute cette pluie, presque toute, s'est évaporée de la surface du sol.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mas como podem ver, quase toda aquela chuva, evaporou-se da superfície do solo.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Men som ni ser, allt regn, nästan allt, har dunstat från markytan.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Mutta kuten näette, lähes kaikki vesi on haihtunut maan pinnalta.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Như bạn thấy, lượng nước mưa đó, gần như toàn bộ đã bốc hơi từ mặt đất
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Pero como pueden ver, toda la lluvia, casi toda, se ha evaporado de la superficie del suelo.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Prawie cała woda z opadów wyparowała z powierzchni ziemi.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Αλλά όπως βλέπετε, όλη αυτή η βροχή, σχεδόν όλη, έχει εξατμιστεί από την επιφάνεια του εδάφους.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Но както се вижда, по-голямата част от дъжда, почти целия се е изпарил от земната повърхност.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.Однако, как видно, почти вся влага испарилась с поверхности почвы.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.אבל כפי שרואים, כל אותם הגשמים, כמעט כולם, התאדו מפני-הקרקע.
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.不過你哋見到,幾乎全部雨水 都響土壤表面蒸發咗
Ama gördünüz gibi, bütün bu yağmur, hemen hepsi toprağın yüzeyinden buharlaştı.地表からほとんど蒸発してしまいました 川は雨があがったばかりなのに干上がっています
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsam저의 질문은, 만약 제가 표면에 서 있다면
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsamАле моє запитання є яка частина, якщо я стою на поверхні цієї -- деяка людина, як Sal, якщо я є на
Ama sorum oranin ne oldugu, eğer ben bunun yüzeyinde duruyorsamהשאלה שלי היא: אם אני עומד על פני הכוכב -
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Aber nehmen Sie jetzt einmal an, Sie würden versuchen, seine Oberfläche abzumessen.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Ale co jeśli chcemy zmierzyć jego powierzchnię?
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Ale čo keď skúsite zmerať jeho povrch.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Ale předpokládejme, že budete chtít změřit plochu jeho povrchu.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Dar dacă ați încerca să îi măsurați suprafața?
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.De tegyük fel, hogy megpróbálod megmérni a felületét.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Jos aikoo syödä sen, paino ratkaisee. Mutta mitä jos yritätte mitata sen pinta-alan?
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.그러나 여러분이 표면을 측정한다고 생각해 보세요.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Maar stel dat u de oppervlakte probeert te meten.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Mais supposons que vous essayez de mesurer sa superficie.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Mas suponhamos que vocês tentam medir a sua superfície.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Ma supponiamo che proviate a misurarne la superficie.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Nhưng giả sử quí vị muốn đo diện tích bề mặt của bông súp lơ này.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Pero si intentamos medir su superficie.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Υποθέστε όμως ότι προσπαθείτε να μετρήσετε την επιφάνεια του.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Но да предположим, че се опиташ да измериш повърхността му.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.Но предположим, что мы собираемся измерить её поверхность.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.אבל נניח ותנסו למדוד את שטח הפנים שלו.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.ولكن لنفترض أنك أردت قياس مساحة سطحه.
Ama yüzeyini ölçmeye kalktığınızı düşünün.その表面を測ろうとしましょう とてもおもしろいですよ
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Ale navzdory této zimě, můžeme mluvit o dešti, který dopadá na povrch Titanu.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.În ciuda frigului, putem avea ploi ce cad pe suprafața lui Titan.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.하지만 그러한 추위에도 불구하고 타이탄의 표면에는 비가 내립니다.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Mais malgré ce froid, de la pluie pourrait tomber sur la surface de Titan.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Napriek chladu, však môžete mať na povrchu Titanu dážď.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Ondanks die koude kan het regenen op de oppervlakte van Titan.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Pero, a pesar de todo ese frío, puedes tener lluvia sobre la superficie de Titán.
Ancak bu soğuğa rağmen Titan'ın yüzeyine yağmur yağabilir.Vendar pa imamo lahko kljub mrazu na površju Titana dež.
İlgili Sayfalar