yüzeyi ile cümle
yüzeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Takımyıldız için Tüm astronotlar Ay yüzeyine gitmek zorundaydı.Sodeloval je pri pripravah astronavtov za polet na Luno.
Platform deniz seviyesinden 303 metre aşağıdaki yüzeyin üzerine yerleştirilmiştir.Dvignjen je za tri stopnice nad nivo ladje.
Kuyruğun alt yüzeyinde de küçük siyah benekler vardır.Na spodnji čeljusti ima črn madež.
Toprak yüzeyi çok çeşitli endemik türlerle kaplıdır.Tla prekriva množica različnih prsti.
Zaman zaman Nunataks bacalarının sivriliğinden yüzeyi karıştırır.Od časa do časa se z njegove površine odlepijo loki (izbruhi).
Sepetlerin yüzeyi damalı olup, kırmızı ve altın sarısı renklere sahiptir.Pijanci smrdijo po pijači in imajo rdeče in kalne oči.
Asteroit, Yeryüzü'nün yüzeyinden 27.700 km uzaktan geçecek.Nahaja se približno 2900 km pod Zemljinim površjem.
Çiftlikler denizde yer alır ve yosunlar deniz yüzeyinden sarkıtılan ağlarda yetiştirilir.Spolni produkti se v vodi združijo in proizvedejo ličinke, ki se dokončno razvijejo na morskem dnu.
Dış yüzeyine de hafif bir pürüz kazandırır.Na površini se drobno luščijo.
Tüm tortul kayaçlar Dünya'nın yüzeyinde veya yüzeyine yakın tabakalarında oluşur.Sedimentne kamnine nastajajo na Zemljini površini ali tik pod njo.
Ülser içeride deri yüzeyindekinden daha büyük ve şişlik ile çevrili olabilir.Razjeda je v notranjosti lahko večja kot na površini kože in je lahko obdana z oteklino.
Her birinin iki yüzeyi ve dört köşesi vardır.Kiekvienas jų turi du paviršius ir keturias sienas.
Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.Plaukioja arti vandens paviršiaus.
Gezegenin koyu bir yüzeyi vardır.Planeta turi uolėtą paviršių.
Bilgi, mekanik bir ucun yüzeyi algılamasıyla toplanır.Informacija yra surenkama jaučiant paviršių su mechaniniu zondu.
HiRISE, 25 Mayıs 2008 tarihinde Mars yüzeyinde paraşütle iniş yapmış Phoenix'i görüntüledi.2008 m. kovo 25 d. HiRISE nufotografavo NASA zondo Phoenix nusileidimą Marse.
Bunlar temel olarak iki paralel şeride ayrılabilirler: Kıyı yüzeyi ve sahil.Sališai skirstomi į du stambius būrius – pakrantės ir vidinių žemių sališus.
2004 - NASA'nın Opportunity adlı aracı, ikizi Spirit'ten iki hafta sonra Mars yüzeyine indi.Spirit Marse nusileido 2004 sausio 4, tai yra, 3 savaitėm anksčiau nei jo „dvynys“ Opportunity.
Çoğunlukla, yüzeyin yakınında gruplarda toplanan küçük balıkları yerler.Dažniausiai maitinasi smulkiomis žuvimis arba kalmarais, kurie renkasi grupėmis prie vandens paviršiaus.
Aralık - Haziran arasında tamamen buzla kaplı olan su yüzeyi yılın ufak bir bölümü çözülür.Nuo gruodžio iki birželio dauguma jūros būna sukaustyta ledo.
Tahminlere göre yüzeyi; metan, etan ve olasılıkla nitrojen buzulları ile kaplıdır.Jos paviršiaus temperatūra ~30 K, vadinasi jos paviršius padengtas metano, etano ir tikriausiai azoto ledu.
Ay'ın yüzeyinde gökcisimlerinin çarpması sonucu oluşan birçok krater bulunur.Mėnulio paviršiuje labai daug kraterių.
İnsanlar Dünya’nın yüzeyindeki şartlara uyum sağlamak için en iyi şekilde adapte olmuşlardır.Jie – labiausiai prisitaikę gyventi sausumoje augalai.
Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü.Radijo bangos sklinda išilgai žemės, sekdamos Žemės paviršiaus kreivumą.
Ayrıca, görev kapsamında Mars yüzeyinin görüntülerini de elde edecekti.Be to, palydovas turėjo fotografuoti Marso planetos paviršių.
Manganez ağırlğının sadece %0.12 sini oluşturan yer yüzeyinin kabuğunda nispeten nadirdir.Žemės plutoje manganas yra santykinai retas, sudaro tik 0,12 % jos masės.
Proteus yüzeyi koyu-geometrik albedo 10%.Geometrinis albedas arba atspindys sieka beveik 100 %.
Mars yüzeyinin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde etmek.Saada Marsi pinnast kõrge lahutusvõimega pilte.
Bir hesaplamaya göre, her yıl yaklaşık olarak 40,000 ton kozmik toz dünya yüzeyine ulaşmakta.Ühe hinnangu järgi jõuab Maale kuni 40 000 tonni kosmilist tolmu aastas.
1971 - Apollo 14, Ay yüzeyine indi.1971 – Apollo 14 maandus Kuul.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Ookeanid moodustavad maakera pinnast üle 70%.
Işık alt yüzeyine ulaşan,ışık grevi bir film yüzeyinden ya da üst yüzeyinden yansıyarak iletilir.Kui valgus lööb filmi pinda ta on läbilastud või peegeldatud tagasi ülevale pinnale.
MESSENGER Uzay Sondası 30 Nisan 2015'te Merkür'ün yüzeyine çakıldı.MESSENGER kukkus Merkuuri pinnale 30. aprillil 2015.
Böylece pencereden giren ışık tablo yüzeyinde eşit olarak bölünür.Valgus peab jagunema üle kogu ekraani pinna võimalikult ühtlaselt.
Bu ışıklar dünya yüzeyinden en kuvvetli teleskoplarla dahi görülemez.Ka kõige tugevamate teleskoopidega ei ole pinnavorme praktiliselt näha.
1972 - SSCB'nin insansız uzay aracı Luna 20, Ay yüzeyine indi.1972 – Nõukogude mehitamata kosmoseaparaat Luna 20 kuundus.
Tethys'in yüzeyi çok parlaktır.Bathursti rannajoon on väga liigestunud.
Bundan dolayı çekirdeğin yüzeyindeki nükleonun bağlanma enerjisi daha düşüktür.Seega energiabarjäär ruumala vähendades kahaneb.
Merkür'ün önemsenmeyecek kadar az olan atmosferi Güneş rüzgârı nedeniyle yüzeyinden kopan atomlardan oluşur.Merkuuri peaaegu olematu atmosfäär koosneb aatomitest, mida päikesetuul pinnalt üles lennutab.
Tórsvøllur, Uluslararası futbol maçlarının oynanabilir bir çim yüzeyi sağlamaktaıdır.Lepingu järgi võis Internazionale jalgpalluri välja osta.
Atmosferin ve yüzeyin yapısını ve bileşimini karakterize etmek.Iseloomustada Marsi atmosfääri, pinna struktuuri ja koostist.
Suyun yüzeyine yakın olarak dalsalar da, 60 metre derinliğe kadar dalabilirler.Tavaliselt toituvad nad pinna lähedal, kuid võivad sukelduda kuni 60 m sügavusele.
Ay'ın göründüğü açının küçük değişimleri (Ay sallantısı) nedeniyle Ay yüzeyinin %59'u görünür.Optilise libratsiooni tõttu on Kuu pinnast näha 59%.
1970 yılında hücre yüzeyi receptörlerinin varlığıyla ilgili kanıtını yayınlamıştır.Tema pakkus välja 1974. aastal hüpoteesi selle nähtuse olemasolu kohta.
Dünya yüzeyindeki bütün cisimler kesin olarak 9.8 m/s2 yer çekimi ivmesine maruz kaşır.Selle moodul on maapinna eri kohtades erinev, kuid selle ligikaudne väärtus on kõikjal 9,8 m/s2.
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplam30 procent eller mer av den totala tillförseln av kväve till vattenytan.
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplam3 en NO uit de uitstoot van schepen – nemen toe, en kunnen 30 % of meer
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplam3 с произход от селското стопанство, и NO от корабните емисии – се
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplamKeltské moře a Západní kanál
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplamKeltsko morje in zahodni Rokavski preliv
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplamMer Celtique et Ouest-Manche
3 kaynaklanan NO emisyonları – artmaktadır ve deniz yüzeyindeki toplamΚελτική Θάλασσα και Δυτικό Κανάλι
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Crescono sempre più, poi escono dall'acqua, escono dal bozzolo, nella forma adulta.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ne kasvavat vaihe vaiheelta ja lopulta nousevat vedestä, puhjeten ulos aikuisina, jotka näemme.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ważki rosną stadiami, a z wody wychodzą jako formy dorosłe.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Они растут шаг за шагом, выползают из воды и превращаются во взрослую стрекозу.
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.A co vidíte, vznikající z povrchu, v podstatě rašící z povrchu této bílých krvinek - a
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.E o que você vê emergentes da superfície, essencialmente aderidos na superfície destes glóbulos brancos-- e
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.Y qué ves que salen de la superficie, esencialmente gemación de la superficie de los glóbulos blancos--y
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -Ale nakonec se ukázalo, že tyto 3... můžeme jim říkat 3 prostory... se v R4 neprotínají.
İlgili Sayfalar