yüzey ile cümle
yüzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Crescono sempre più, poi escono dall'acqua, escono dal bozzolo, nella forma adulta.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ne kasvavat vaihe vaiheelta ja lopulta nousevat vedestä, puhjeten ulos aikuisina, jotka näemme.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Ważki rosną stadiami, a z wody wychodzą jako formy dorosłe.
Adım adım büyürler. Ve suyun yüzeyine doğru tırmanırlar, sudan çıkarlar bizim de gördüğümüz yetişkin haliyle.Они растут шаг за шагом, выползают из воды и превращаются во взрослую стрекозу.
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.A co vidíte, vznikající z povrchu, v podstatě rašící z povrchu této bílých krvinek - a
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.E o que você vê emergentes da superfície, essencialmente aderidos na superfície destes glóbulos brancos-- e
Akyuvarın yüzeyinden dışarı çıkan şey HIV 1 virüsü.Y qué ves que salen de la superficie, esencialmente gemación de la superficie de los glóbulos blancos--y
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Ale to tylko dlatego, że są zrzutowane na powierzchnię płaską.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Ám ez csak azért van, mert levetítem őket egy sík felületre.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.A to je le zato, ker je prikazano na ravni podlagi.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Doch das ist nur der Fall, weil ich sie auf eine flache Oberfläche projiziere.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Insa numai datorita faptului ca sunt proiectate pe o suprafata plana.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.단지 제가 평평한 화면에서 보여주고 있기 때문이죠.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Maar dat is alleen omdat ik ze op een plat oppervlak projecteer.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Mais c'est simplement parce que je les projette sur une surface plane.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Ma solo perché le sto proiettando su una superficie piana.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Pero eso es sólo porque las estoy proyectando en una superficie plana.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Но это только потому что я проецирую их на плоскость.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.Това е така само защото ги проектирам върху плоска повърхност.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.אבל זה קורה רק בגלל שאני מקרינה אותם על משטח ישר.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.لكن ذلك فقط لأنني أسقطها على سطح مستوي.
Ama bunun sebebi doğrunun izdüşümünün düz bir yüzeye düşüyor olması.映し出しているからです 数学者は数百年間
Ama bunu yapmak çok zor. Ne yazık ki yüzeydeki buz çok kalın.Ale to niełatwe, lód jest gruby.
Ama bunu yapmak çok zor. Ne yazık ki yüzeydeki buz çok kalın.하지만 이건 어려운 일입니다. 불행히도, 얼음이 두껍습니다.
Ama bunu yapmak çok zor. Ne yazık ki yüzeydeki buz çok kalın.אבל זה קשה לביצוע. לרוע מזלנו, הקרח עבה.
Ama bunu yapmak çok zor. Ne yazık ki yüzeydeki buz çok kalın.لكن ذلك صعب التحقيق لسوء الحظ, فطبقات الثلج الطافية شديدة السماكة
Ama bunu yapmak çok zor. Ne yazık ki yüzeydeki buz çok kalın.厚さは不明ですが おそらく何キロにも及ぶので
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Aber dies ist nich nur äußerlich.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Ale nie je to len o povrchu.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Ale to nie tylko kwestia wyglądu.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Ale "vzhled není všechno".
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Dar nu e doar la suprafață.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.De ez nem csak a felszínen van így.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.하지만 이것은 단지 피부의 깊이를 뜻하지는 않습니다.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Maar dit gaat dieper dan het uiterlijk.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Ma il genoma non si limita all'aspetto.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Mais cela ne concerne pas seulement ce qui se voit à l'oeil nu.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Mas as diferenças não são apenas superficiais.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Nhưng nó không chỉ đơn giản là vậy.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Pero no es sólo superficial.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Αλλά δεν είναι μόνο εμφανισιακό.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Мова не тільки про вигляд.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Но дело не только во внешности.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.Но това не е само повърхностно.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.אבל זה לא רק הבדלים חיצוניים.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.و ليس الإختلاف في المظهر فقط.
Ama bu sadece yüzeydeki şeylerle ilgili değil.報道でみかけるように
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -Ale nakonec se ukázalo, že tyto 3... můžeme jim říkat 3 prostory... se v R4 neprotínají.
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -Ale okazało się, że te trzy równania, możesz nazwać je trzema płaszczyznami, nie przecinają się w R^4. Jasne?
Ama bu üç yüzeyin kesişmediği sonucuna vardık. -لكن يتبين ان هذه ثلاثة --اعتقد انه يمكنك ان تسميهم بالثلاثة سطوح- لا تتقاطع في R4
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.De bedoeling was om een krater te maken om te zien wat er onder de oppervlakte van deze komeet zat.
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.Die Absicht war, einen Krater zu bilden um Material auszuheben und zu sehen was unter der
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.혜성에 크레이터를 만들어서 파내게 된 물질들을 얻어내어 혜성의 안에는 어떤 물질이 있는지를 분석하기 위함이었죠. 그리고 우리는
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.Se trataba de hacer un cráter para extraer material y ver qué había bajo
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.שביטים דומים מאוד לאסטרואידים. המטרה לא הייתה להסיט אותו מדרכו. המטרה הייתה ליצור מכתש כדי לחשוף
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.بل كان الغرض صٌنع فوهة تشق المادة لنرى ما يوجد تحت سطح المذنب، حيث تعلمنا
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.彗星の成分を掘り出し その内部構造を調査することで 多くの成果がありました
Amaç, kuyruklu yıldızın yüzeyinde bir çukur açarak derinlerdeki materyali ortaya çıkarmaktı.而且撞出一個坑來發掘 以瞭解彗星表面之下係咩嘢物質 我地由呢度
Amaç yüzeysel görmek.Asta înseamnă să priveşti dincolo de suprafaţă.
Amaç yüzeysel görmek.Donc, c'est destiné à regarder au delà de la surface.
İlgili Sayfalar