İçericinin başlangıç sınırının konumu (yüzen, masaüstü, tam ekran, üst, alt, sol, sağ)حدود المكان لبدأ Containment بها (floating desktop, fullscreen, top, bottom, left, right)
İçinde daha önce yüzen bokları unutuyormuş!Vergisst es irgendwie die ganze Scheiße, die mal drin war!
İçinde daha önce yüzen bokları unutuyormuş!(אבל שכחו את הקקי שגם היה)
İçinde yüzen birileri olup olmadığını da göreceğiz.E vedremo se qualcuno ci sta nuotando dentro.
İçinde yüzen birileri olup olmadığını da göreceğiz.Veremos se há alguém a nadar lá.
İçinde yüzen birileri olup olmadığını da göreceğiz.Y veremos si hay alguien nadando en ello.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Cuối cùng tôi đã tìm ra giải pháp, sử dụng 1 chuỗi lớp vỏ thứ 2 nổi trên phần vỏ nhôm.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.J'ai donc inventé un ensemble de secondes peaux qui, en gros, flottent sur la coque en aluminium.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.나는 올라갔죠. 두번째 껍질을 가지고.. 그것은 떠다닐만큼 가벼운 알루미늄 판이었습니다.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Lo que inventé fue una serie de segundas pieles, que básicamente flotan sobre la cubierta de aluminio.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Mijn oplossing was een reeks tweede huiden die los op het aluminium omhulsel liggen.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Osiągnąłem to za pomocą serii powłok, które pokrywają aluminiową skorupę.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Soluţia a fost o serie de învelişuri secundare care pluteau practic peste carcasa de aluminiu.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Was ich entwickelte, war eine Reihe von zweiter Haut, welche im wesentlichen über die Aluminiumhülle gleitete.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Онова, което измислих, беше серия от втори кожи, които главно се носят около алуминиевата черупка.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.Решение, к которому я пришёл это набор оболочек, которые, по сути, нависают над алюминием корпуса.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.מה שהגעתי אליו לבסוף היה סדרה של שכבות משניות, שבעצם צפות מעל ציפוי האלומיניום
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.والذي توصلت إليه كان سلسلة من الجلود الثانوية والتي تطفو مبدئيا على الهيكل الألمونيوم
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.第二の表面を取り付ける というアイディアが浮かびました そしてこの挑戦とは
Kütüphanedeki kitaplıkların ortasında, yüzen bir balina.l'image d'une baleine flootante au milieu des étagères de bibliothèque.
Kütüphanedeki kitaplıkların ortasında, yüzen bir balina.של לויתן ששט במרכז מדפי הספרים בספריה.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Abbiamo continuato a navigare attraverso i blocchi di ghiaccio verso il Polo Nord.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Am mers mai departe, navigând prin banchizele de gheaţă spre Polul Nord.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Chúng tôi tiếp tục đi qua những tảng băng và đến Bắc Cực.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Dalej żeglowaliśmy przez góry lodowe w kierunku bieguna północnego.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Folytattuk a hajózást a jégtorlaszokon keresztül az Északi-sark felé.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.우리는 얼음 덩어리들 사이를 지나 북극을 향해 항해를 계속했습니다.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Nous avons continué à naviguer entre les glaces vers le pôle Nord.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Pokračovali sme v plavbe pomedzi ľadové kryhy k Severnému pólu.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Seguimos navegando a través del hielo hacia el Polo Norte.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.So fuhren wir weiter durch das Packeis in Richtung Nordpol.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.We vervolgden onze reis door het pakijs richting Noordpool.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Мы по-прежнему плыли через льды к Северному полюсу.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.Продължихме да плаваме през ледените купове към Северния полюс.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.המשכנו להפליג דרך גושי הקרח לעבר הקוטב הצפוני.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.وواصلنا الابحار عبر الكتل الجليدية باتجاه القطب الشمالي.
Kuzey kutbuna doğru yüzen buz kütlelerinin arasında sefere devam ettik.親友のデイビッドが 考え込んでいる私のところに
Latince' de 'fluere' ('yüzen')A latin "fluere" ("lebegni") szóból
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Dalla parola latina « fluere »
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Del latín « fluere », que significa « que flota ».
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Do latim 'fluere' ('flutua')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Łacińskie 'fluor' ('unosi się')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Lateinisch‚ fluere‘ (‚ fließen‘)
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Latijn 'fluere' ('drijft')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Latinska 'fluere' ('flyter')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Latinské 'fluere' ('pluje')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Latinsk 'fluere' ('flyder')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Vient du latin « & #160; fluere & #160; » (flotteurs)
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Λατινικό 'fluere' ('επιπλέω')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Название происходит от латинского слова 'fluere' ('течь')
Latince' de 'fluere' ('yüzen')Походить від латинського слова « fluere » (« плаває/ спливає на поверхню »)
Latince' de 'fluere' ('yüzen')لاتيني
Latince' de 'fluere' ('yüzen')ラテン語「フリューラ」(フロート)
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması? Bu daha verimli görünüyor.בפלזמה של הדם?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?De ce hemoglobina nu e doar o proteină ce pluteşte pur şi simplu liberă în plasmă?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?Dlaczego białka hemoglobiny nie unoszą się po prostu w osoczu?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?왜 헤모글로빈 단백질은 그저 혈장 위를 둥둥 떠다니지 않을까요?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?Mengapa tidak hemoglobin protein hanya mengambang bebas di plasma darah?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?Por que as proteínas de hemoglobina apenas não ficam livres no plasma sanguíneo?
Neden sadece serbestçe yüzen hemoglobin proteinleri kan plazması?¿Por qué no son proteínas de hemoglobina sólo libremente flotando en el ¿plasma de la sangre?