Ana içeriğe geç
Sözlük

yüzen ile cümle

yüzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yüzen çocuk benim erkek kardeşim.The swimming boy is my brother.
Havuzda yüzen kız kuzenimdir.The girl swimming in the pool is my cousin.
Tekne yüzen bir buz tarafından parçalandı.The boat was broken by the floating ice.
Balıkçı kendini yüzen bir tahta vasıtasıyla kurtardı.The fisherman saved himself by means of a floating board.
Nehirde yüzen kızı gördüm.I saw the girl swimming in the river.
Suda yüzen bazı küçük balıkları görebiliyorum.I can see some small fish swimming about in the water.
Suda yüzen balığı görebiliyor musun?Can you see fish swimming in the water?
Nehirde yüzen adam benim arkadaşım.The man swimming in the river is my friend.
Nehirde yüzen delikanlı kimdir?Who is the boy swimming in the river?
Nehirde yüzen çocuk kimdir?Who is the boy swimming in the river?
Uzayda yüzen ilk insandı.He was the first man to float in space.
Şu yüzen çocuğa bak.Look at that boy who's swimming.
Orada yüzen çocuk kim?Who's the boy swimming over there?
Orada yüzen o çocuk kim?Who's that boy swimming over there?
Gölde yüzen binlerce ölü balık bulundu.Thousands of dead fish have been found floating in the lake.
Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.Tom sat staring at the tropical fish swimming around in the aquarium in his bedroom.
Nehirde yüzen adam kim?Who’s that guy swimming in the river?
Benim yüzen evimi beğeniyor musun?Do you like my floating house?
Oda havada yüzen toz zerrelerinin dışında boş.The room is empty apart from the speck of dust floating in the air.
Tom havuzda yüzen bir şey gördü.Tom saw something floating in the pool.
Tom gölde yüzen bazı ölü balıklar gördü.Tom saw some dead fish floating on the lake.
Bu gölet etrafta yüzen sazanlarla dolu.This pond is full of carp swimming around.
Kumsalda öylece uzanıp yüzenleri seyrettim.I just lay on the beach and watched people swim.
Tom bir yüzen evde yaşıyor.Tom lives on a houseboat.
Tom ve Meryem yüzen evde rahatlatıcı bir hafta geçirdiler.Tom and Mary spent a relaxing week on a houseboat.
Tom ve Meryem yüzen evde bir hafta geçirip dinlendiler.Tom and Mary spent a week relaxing on a houseboat.
Suyumda yüzen bir şey var.There's something floating in my water.
Genetik mühendisliği sayesinde artık lavda yüzen penguenler var.Thanks to genetic engineering, there are now penguins that swim in lava.
Orada yüzen o çocuk, o da kim?That boy who's swimming there, who is that?
Aniden bizim yolumuzda yüzen bir köpekbalığı gördük.Suddenly we saw a shark swimming our way.
Tom rıhtıma oturmuş, yüzen çocuklara bakıyordu.Tom sat on the dock, looking at children swimming.
Tom,onları koyduğu kavanozda yüzen kurbağa yavrularını izledi.Tom watched the tadpoles swimming in the jar that he'd put them in.
Aramızda açık ara en iyi yüzen oydu.Of us all, he was by far the best swimmer.
Titanic yüzen bir şehirdi.The Titanic was a city afloat.
Tuzlu su direnci olan yüzen çiftlikler okyanus kullanımı için de inşa edilmişlerdir.Salt-water resistant floating farms are also being constructed for ocean use.
Yüzen adalar, dünyanın birçok bölümünde bulunan yaygın doğal bir olaydır.Floating islands are a common natural phenomenon that are found in many parts of the world.
İkili, birlikte bu yüzen hapishaneden kurtulmak amacıyla çalışmalara başlarlar.Both of them work together to escape from their prison.
Buseoksa tapınağı "Yüzen Taş Tapınağı" olarak da bilinir.Buseoksa temple is also well known as the "Temple of the Floating Stone".
Etrafında yüzen pek çok güzel şey vardı.There were plenty of nice things floating around it.
Japonya'da, bu nedenle tarihi açıdan "yüzen balina" olarak bilinir.In Japan, the whale was historically known as the "floating whale" because of this.
Japon birlikleri daha sonra makineli tüfeklerle batan gemilerin yüzen tayfasına ateş ettiler.Japanese troops then fired on the swimming crewmen of the sunken ships with machine guns.
Kopya Dingyuan şu anda yüzen müze gemi olarak çalışmaktadır.The duplicate Dingyuan is now a floating museum.
Hem yuva hem de yüzen platform su bitkilerinden yapılır.Both the nest and platform are made of aquatic vegetation.
Yunanistan ve Bulgaristan'da ayrıca su üstünde yüzen sallar da bu türün kullanımı için yapılmıştır.Rafts over water have also been set up for the species to use in Greece and Bulgaria.
Kulüp üyeleri ve izleyicilerin kullandığı yüzen kulübenin yerine inşa edilmiştir.It replaced a moored barge used by club-member and spectators.
Aerodinamik yüzen rüzgâr güc sistemi destek için rüzgâra dayanır.An aerodynamic airborne wind power system relies on the wind for support.
Kuzey Meksika’da bazı obruklarda doğal yüzen adalar bulunmaktadır.Some cenotes in northern Mexico have natural floating islands.
Yüzen buz karaya bağlı buzlar dışında yüzen herhangi bir buz kütlesine verilen addır.The water will form a thin layer of ice on any surface it reaches.
Şuna benziyor: suyun üzerinde yüzen şamandıralar, 90 cm üstüne ve 90cm de altına uzanıyorlar.It looks like this: buoys that float on the water, project three foot up, three foot down.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.We're at the edge of the Brine Pool, there's a fish that's swimming towards the camera.
İçinde yüzen birileri olup olmadığını da göreceğiz.And we'll see if somebody is swimming in it.
Arizona Scottsdale'de yaptığım bir çalıma. Eserin adı "Yüzen Anılar"Here it's in Scottsdale, Arizona, and it's called "Floating Memories."
Bu da Rusların halen deliştirdiği bir mavna üzerinde yüzen reaktör.Here's one the Russians are already building that floats on a barge.
Kütüphanedeki kitaplıkların ortasında, yüzen bir balina.Of this floating whale in the center of the bookshelves in the library.
İleri sürdüğüm şey, basitçe alüminyumun üzerinde yüzen bir ikinci kaplama serisiydi.What I came up with was a series of second skins that basically float over the aluminum shell.
Şimdi, hücrenin çevresinde yüzen sodyum ve potasyum mineralleri çizelim -Now, you have sodium and potassium ions floating around.
Bu da kendini yüzen bir yosunmuş gibi davranarak gizliyor.This one disguises itself as floating algae.
Etrafta yüzen küçük bakterilerimiz olduğunda ve henüz hücrelere sızmadıklarında da aynı şey olur.Same thing if we have little bacteria floating around and they haven't infiltrated cells yet.
İçinde daha önce yüzen bokları unutuyormuş!It somehow forgets all the poo it's had in it!
Ben havada yüzen bir kafaydım.Me was a floating head.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod