Ana içeriğe geç
Sözlük

yüzden ile cümle

yüzden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uçak yüzden fazla tatilciyle birlikte Boston Havaalanı'ndan kalktı.The plane took off from Boston airport with more than a hundred holiday-makers on board.
Bu yüzden onlara söylemedik.That's why we didn't tell them.
Bu yüzden ona söylemedik.That's why we didn't tell him.
Bu yüzden onlarla tanışmam gerekiyor.That's why I need to meet them.
Bu yüzden onu sevmiyorum.That's why I don't like her.
Onu bu yüzden seviyorum.That's why I like him.
Ondan bu yüzden hoşlanıyorum.That's why I like her.
Hong Kong'u görme şansını kaçırmak istemedim, bu yüzden geziye gitmeyi kabul ettim.I didn't want to pass up the chance of seeing Hong Kong, so I agreed to go on the trip.
Bizim çok az zamanımız var, bu yüzden lütfen acele edin.We have very little time, so please hurry.
Benim bol zamanım var, bu yüzden bir süre uyuyabilir miyim?I have plenty of time, so I can sleep for a while?
Yağmur yağıyor, bu yüzden çocuklar bahçede oynamıyorlar.It's raining, so the kids aren't playing in the yard.
Tuvalet kağıdımız bitti, bu yüzden biraz almaya gitmem gerekiyor.We're out of tissue paper, so I need to go buy some.
Tom onu bu sabah yaptı bu yüzden onu yarın yapmak zorunda kalmadı.Tom did it this morning so he wouldn't have to do it tomorrow.
Tom Mary'ye onun eşarbından hoşlanmadığını söyledi, bu yüzden o ondan kurtuldu.Tom told Mary he didn't like her scarf, so she got rid of it.
Tom bu yüzden kovuldu.That's why Tom was fired.
Tom yorgundu, bu yüzden erken yatmaya gitti.Tom was tired, so he went to bed early.
Tom bütün hafta cümleleri çalıştı bu yüzden hepsini doğru olarak yazabilmeliydi.Tom studied the sentences all week so he should have been able to write all correctly.
Flaş çalışmıyordu, bu yüzden o karanlıkta resim çekemedi.The flash wasn't working, so he couldn't take a picture in the dark.
Tom burnunun görüntüsünden memnun değildi, bu yüzden burnundan bir operasyon geçirdi.Tom didn't like the look of his nose, so he had a nose job.
Günde iki yüzden fazla e-posta alıyorum.I get more than two hundred emails a day.
Bu yüzden Tom'u seviyordum.That's why I liked Tom.
Ben uzun zaman önce piyano çalardım, bu yüzden hala biraz çalabilirim.I used to play piano long ago, so I can still play a little.
Yunanca ve Latince dilleri yararlı, bu yüzden onların öğrenimini yapıyorum.Greek and Latin are useful languages, so I'm studying them.
İyi bir seviyede olmadığımın farkındayım; bu yüzden, daha fazla pratik yapmam gerekiyor.I'm aware I'm not at a good level; therefore, I need to practice more.
Bu sabahtan beri şiddetle yağmur yağıyor, bu yüzden bir yere gitmek istemiyorum.It has been raining severely since this morning. That's why I don't want to go anywhere.
Tom Mary'yi gücendirdiğini biliyor, ve bu yüzden o burada değil.Tom feels he offended Mary, and that's why she's not here.
Uyuyakaldım bu yüzden okula geç kaldım.I overslept so I was late to school.
Uyuyakaldım, bu yüzden okula geç kaldım.I slept in, so I was late to school.
Uyuyakalmışım, bu yüzden okula geç kaldım.I slept in, so I was late to school.
Tanrı her yerde olamazdı . Bu yüzden anneleri yarattı .God could not be everywhere, therefore he created mothers.
Bunu yalnızca bir kere söyleyeceğim bu yüzden dikkatlice dinle.I will say this only once, so listen carefully.
Bisikletim bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldım.My bicycle broke, so I had to walk.
Tom'un yapacak bir işi yoktu, bu yüzden birkaç bira için bara gitti.Tom was at a loose end, so he went to the pub for a few beers.
Bu kalabalık, bu yüzden bir sonraki trene binelim.It's crowded, so let's take the next train.
Bu tren kalabalık, bu yüzden bir sonraki trene binelim.This one's crowded, so let's take the next train.
Kapı açıktı, bu yüzden doğru içeriye geldik.The door was open, so we came right in.
Çok riskliydi, bu yüzden onu yapmaya çalışmamaya karar verdim.It was too risky, so I decided not to try doing it.
Tom Mary'yi oldukça iyi açıkladı, bu yüzden onu görünce onu tanımak kolaydı.Tom described Mary quite well, so it was easy to recognize her when I saw her.
Tom bana çok kez yalan söyledi bu yüzden ona artık güvenmiyorum.Tom has lied to me too many times, so I don't trust him anymore.
Sen benim tavsiyemi istedin, bu yüzden onu sana veriyorum.You asked for my advice, so I'm giving it to you.
Sen Japonca öğrenmek istiyorsun bu yüzden Japonya'yı ziyaret etmeni öneriyorum.You want to learn Japanese, so I suggest you visit Japan.
Bu yüzden gülümsüyorum.That's why I'm smiling.
Sıkıldım, bu yüzden uyuya kaldım.I was bored, so I fell asleep.
Açtım, o yüzden bunu yedim.I was hungry, so I ate it.
Açtım, bu yüzden onu yedim.I was hungry, so I ate it.
Tom ne söyleyeceğini bilmiyordu, bu yüzden bir şey söylemedi.Tom didn't know what to say, so he said nothing.
Sen uykulusun, o yüzden yatmaya git.You're sleepy, so go to bed.
Gerçekten yorgunum, bu yüzden bu gece erkenden yatağa gideceğim.I'm really tired, so I'm going to go to bed early tonight.
Üzgünüm, ben biraz sarhoşum, bu yüzden komik şeyler söylüyor olabilirim.Sorry, I'm a bit drunk, so I may be saying ridiculous things.
Hava kötü ve maaş gününden önceki gün, bu yüzden bugün dışarı çıkmayacağım.The weather is bad and it's the day before payday, so I won't go out today.
Tom hastaydı, bu yüzden ona bakmak için evde kaldım.Tom was sick, so I stayed home to take care of him.
Hastaydım, bu yüzden konsere gidemedim.I was sick, so I couldn't go to the concert.
Hastaydım, bu yüzden okuldan sonra evde kaldım.I was sick, so I stayed home from school.
Ben hastaydım, bu yüzden okula gitmedim.I was sick, so I didn't go to school.
Belkide bu yüzden hala bekarım.That's probably why I'm still single.
Muhtemelen hâlâ bu yüzden bekarım.That's probably why I'm still single.
Bu yüzden hala yalnızsın.That's why you're still single.
Selde yüzden fazla ev hasar gördü.More than a hundred homes have been damaged by the flood.
Anladım, bu yüzden saçmalık yok, değil mi?I got it, so no bullshit, okay?
Tom kimseye söylemememi istedi, bu yüzden söylemedim.Tom asked me not to tell anyone, so I didn't.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod