yüzüstü ile cümle

yüzüstü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Varuj se, da ne zapustiš levita vse dni, dokler živiš na zemlji svoji.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Vigyázz, hogy el ne hagyjad a lévitát valameddig élsz a te földeden.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Vogt dig vel for at glemme Leviten, så længe du lever i dit Land!
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Vokt dig at du ikke glemmer levitten, så lenge du lever i ditt land!
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Vystríhaj sa, aby si nikdy neopustil Levitu, po všetky svoje dni, ktoré budeš žiť na svojej zemi.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Vystříhejž se, abys neopouštěl Levítů v zemi své po všecky dny své.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Προσεχε εις σεαυτον, μηποτε εγκαταλιπης τον Λευιτην, οσον χρονον ζης επι της γης σου.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Внимавай на себе си да не пренебрегваш левитина до тогаз, до когато живееш на земята си.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.Смотри, не оставляй левита во все дни, которые будешь жить на земле твоей.
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.השמר לך פן תעזב את הלוי כל ימיך על אדמתך׃
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.احترز من ان تترك اللاوي كل ايامك على ارضك
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.你 要 謹 慎 、 在 你 所 住 的 地 方 、 永 不 可 丟 棄 利 未 人
Ülkede yaşadığınız sürece Levilileri yüzüstü bırakmamaya dikkat edin.你 要 謹慎 、 在 你 所 住 的 地方 、 永不可丟棄 利未人
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.A viděl jsem velitele své roty, protože jsem ho dostal na dno.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Dan saya mengunjungi komandan batalyon saya, karena saya membuatnya sedih.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Et j'ai vu mon commandant de bataillon, parce que je l'avais déçu.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Fui ter com o comandante do meu batalhão, porque o tinha desiludido.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Ho visto il mio comandante di battaglione, poichè l'avevo deluso.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Ik ging naar mijn bataljonscommandant, omdat ik hem teleurgesteld had.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.그리고 저희 대대장을 만났습니다. 저 때문에 실망했을 테니까요.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Mi-am zărit comandantul de batalion, îl dezamăgisem.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Og jeg så min bataljonschef, fordi jeg havde skuffet ham.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Tôi phải đến gặp chỉ huy tiểu đoàn bởi tôi đã làm ông ta thất vọng.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Und ich sah meinen Battallionskommandeur, denn ich hatte ihn enttäuscht.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Uvidel som svojho veliteľa prápora, lebo som ho sklamal.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım. Yanına gidip özür diledim.Видях моя батальонен командир и понеже го изложих, отидох да му се извиня, а той каза:
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Y miré a mi comandante del batallón, ya que lo había decepcionado.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.Και είδα το διοκητή μου, γιατί τον είχα απογοητεύσει.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.И я нашел своего командира батальона, я подвел его.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.וראיתי את המג"ד שלי, בגלל שאכזבתי אותו.
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.ومن ثم مررت بالعميد ذاته .. كنت قد خيبت ظنه
Ve bölük komutanımı gördüm. Onu yüzüstü bırakmıştım.彼に詫びるために行ったのですが
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.A ja ich potwornie zawiodłam, bo pozwoliłam, żeby to trwało w nieskończoność.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Ed io li ho delusi in maniera drammatica, perché ho permesso che andasse avanti.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Et là j'ai dramatiquement échoué, car j'ai laissé faire encore et encore.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Ik heb ze dramatisch in de steek gelaten, omdat ik het steeds opnieuw liet gebeuren, steeds opnieuw.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.그리고 나는 그것들을 극적으로 실패했죠. 왜냐하면 저는 그것이 계속되고 또 계속되기를 허락했기 때문이죠.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Și i-am dezamăgit dramatic, pentru că am permis să se întâmple de multe ori.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Y les fallé terriblemente porque yo le permitía continuar.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.И я так их подвела, потому что позволила этому длиться, и длиться, и длиться.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.Провалих ги драматично, защото позволявах да продължава още, и още, и още.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.ואני נכשלתי קשות, כי נתתי לזה להמשיך עוד ועוד ועוד.
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.وانني خذلتهم بشدة, لأنني تركت الموضوع يستمر ويستمر
Ve herkesi yüzüstü bıraktım. çünkü bunun devam etmesine ben izin verdim.私がそれを許してしまったから でもメイシャが死んでしまったあの夜
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.A povedal: "Viete, nie som ten typ, čo durí ľudí, ale niektoré veci proste prekračujú medze.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.E ha detto, "Sapete, non sono il tipo di ragazzo che tradisce le persone, ma alcune cose passano il limite.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Ele disse: "Sabe, eu não sou o tipo de pessoa "que denuncia outras, mas há coisas que passam dos limites.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.El spunea: "Nu sunt genul de om care să pârască, dar unele lucruri depăşesc orice limită.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Hän sanoi: "Kuule, en ole sellainen kaveri, joka lavertelee ihmisistä, mutta jotkut asiat vain ovat liikaa.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Hij zei: "Ik ben er de man niet naar om mensen erin te luizen, maar sommige dingen gaan gewoon te ver.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı."Ich bin nicht die Sorte, die andere verpetzt, aber manche Dinge gehen einfach zu weit.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.그가 말했죠. "내가 사람들을 잡으러 다니지는 않지만 이건 도를 지나쳤어.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Powiedział: "Nie jestem donosicielem, ale niektóre rzeczy idą za daleko".
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı."Tudják, én nem az a fajta fickó vagyok, aki beárul másokat, de mindennek van határa.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Và anh ấy nói, "Bạn biết đó, tôi không phải loại người phản bội. Nhưng có cái gì đó đã đi quá giới hạn ở đây
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Y dijo, "Ya saben, no soy el tipo de hombre que delata a la gente, pero algunas cosas cruzan la línea.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Και είπε, "Ξέρετε, δεν είμαι ο άνθρωπος που καρφώνει τους άλλους, όμως κάποια πράγματα ξεπερνάνε τα όρια.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.И он сказал: "Понимаешь, я не тот, кто кидает людей, но некоторые вещи, заходят за все мыслимые рамки.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.І він сказав: "Знаєш, я не з тих хлопців, хто доносить на інших людей, але деякі речі виходять за всякі межі.
Ve şöyle demişti, 'İnsanları yüzüstü bırakan türde bir insan değilim, ama bazı şeyler sınırı aştı.Той казва: "Не съм предател, но някои неща минават всички допустими граници.

İlgili Sayfalar