yüzüm ile cümle
yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel a Val se na mě dívaly, jako by je nebo mě někdo polil studenou vodu.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel en Val keken me aan alsof zij of ik koud water in het gezicht hadden gekregen.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel és Val úgy néztek rám, mintha vagy nekik, vagy nekem hideg vizet zúdítottak volna az arcunkba.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel e Val mi guardarono come se loro o io avessimo ricevuto dell'acqua fredda tirata in faccia.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel i Val spojrzały na mnie jakby one czy ja, zostały polane zimną wodą.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel och Val tittade på mig som om de eller jag hade fått kallt vatten kastat i ansiktet.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel și Val s-au uitat la mine ca și cum ei sau eu fuseserăm stropiți peste față cu apă rece.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Rebel và Val đã nhìn tôi như thể họ hoặc tôi vừa bị dội một gáo nước lạnh vào mặt
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Η Ρέμπελ και η Βαλ με κοίταξαν λες και εκείνες ή εμένα μας είχε καταβρέξει κάποιος με κρύο νερό.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Ребел и Вал ме погледнаха като че ли аз или те са били заляни в лицето със студена вода.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.Ребел и Вэл уставились на меня так, будто их окатили ледяной водой.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.רבל ו-ואל הביטו בי כאילו הן או אני חטפו בפרצוף מקלחת של מים קרים.
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.نظرا ربل وفان إلي وكأن أحداً منا قد رمي وجهه بالماء البارد
Rebel ve Val bana sanki onların ya da benim yüzümüze soğuk su atılmış gibi baktılar.浴びたような目付きで私を見ました 浴びたような目付きで私を見ました 『エリン 一体何を言っているの?』
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Allora Sara disse: «Motivo di lieto riso mi ha dato Dio: chiunque lo saprà sorriderà di me!»
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.A Sára povedala: Bôh mi spôsobil smiech. Každý, kto to počuje, bude sa mi smiať.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Da sagde Sara: "Gud ham beredt mig Latter; enhver, der hører det, vil le ad mig."
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Da sa Sara: Gud har gjort det så at jeg må le; alle som hører dette, vil le av mig.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Entonces Sara dijo: --Dios me ha hecho reír, y cualquiera que lo oiga se reirá conmigo
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.És monda Sára: Nevetést szerzett az Isten, énnékem; a ki csak hallja, nevet rajtam.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Et Sara dit: Dieu m`a fait un sujet de rire; quiconque l`apprendra rira de moi.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.In Sara reče: Smeh mi je napravil Bog; kdorkoli bo slišal, smejal se bo z menoj vred.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.I řekla Sára: Radost mi učinil Bůh; kdokoli uslyší, radovati se bude spolu se mnou.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Ja Saara sanoi: "Jumala on saattanut minut naurunalaiseksi; kuka ikinä saa tämän kuulla, se nauraa minulle".
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.사라가 가로되 하나님이 나로 웃게 하시니 듣는 자가 다 나와 함께 웃으리로다
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Och Sara sade: »Gud har berett mig ett löje; var och en som får höra detta skall le mot mig.»
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Pelo que disse Sara: Deus preparou riso para mim; todo aquele que o ouvir, se rirá comigo.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Şi Sara a zis: ,,Dumnezeu m'a făcut de rîs: oricine va auzi, va rîde de mine.``
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Tedy rzekła Sara: Śmiech mi uczynił Bóg; ktokolwiek usłyszy, śmiać się będzie ze mną.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Und Sara sprach: Gott hat mir ein Lachen zugerichtet; denn wer es hören wird, der wird über mich lachen,
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.Και ειπεν η Σαρρα, Ο Θεος με εκαμε να γελω οστις ακουση, θελει γελα μετ' εμου.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.И Сара каза: Бог ме направи за смях; всеки, който чуе, ще ми се смее.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.И сказала Сарра: смех сделал мне Бог; кто ни услышит обо мне, рассмеется.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.ותאמר שרה צחק עשה לי אלהים כל השמע יצחק לי׃
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.وقالت سارة قد صنع اليّ الله ضحكا. كل من يسمع يضحك لي.
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.撒 拉 說 、 神 使 我 喜 笑 、 凡 聽 見 的 必 與 我 一 同 喜 笑
Sara, ‹‹Tanrı yüzümü güldürdü›› dedi, ‹‹Bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek.撒拉說 、 神 使 我 喜笑 、 凡聽見 的 必與 我 一同 喜笑
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam:- Je suis toujours beau.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.Das war schon immer echt heiß.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.사샤: 전 늘 뜨거운 남자라고요. 남자: 오, 그래?
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.ساشا: إنه دافئ دائمًا. الرجل: هذا صحيح. نعم.
Sasha: Yüzüm hep ateşliydi zaten. >> Adam: Peki, tamam.そんなもんでいいだろう
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ale ty si riekol svojim služobníkom: Ak neprijde s vami dolu váš najmladší brat, neuvidzte viacej mojej tvári!
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Kemudian Tuanku berkata, 'Kamu tidak boleh menghadap aku lagi jika tidak membawa adikmu itu.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.주께서 또 주의 종들에게 말씀하시되 너희 말째 아우가 너희와 함께 내려오지 아니하면 너희가 다시 내 얼굴을 보지 못하리라 하시기로
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Maar u zei ons: 'Kom hier niet terug, tenzij uw jongste broer erbij is.'
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy : Nếu em_út không theo các ngươi xuống đây , thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa .
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy: Nếu em út không theo các ngươi xuống đây, thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.replicaste a teus servos: A menos que desça convosco vosso irmão mais novo, nunca mais vereis a minha face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.si dejal hlapcem svojim: Ako ne pride doli brat vaš najmlajši z vami, ne boste več videli mojega obličja.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tedyś rzekł do sług swoich: Jeźli nie przyjdzie brat wasz młodszy z wami, nie ujrzycie więcej oblicza mojego.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu ai spus robilor tăi: ,,Dacă nu se va pogorî şi fratele vostru împreună cu voi, să nu-mi mai vedeţi faţa.``
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu as dit à tes serviteurs: Si votre jeune frère ne descend pas avec vous, vous ne reverrez pas ma face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ty pak řekl jsi služebníkům svým: Nepřijde-li bratr váš mladší s vámi, nepokoušejte se více viděti tváři mé.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Y dijiste a tus siervos: "Si vuestro hermano menor no viene con vosotros, no veréis más mi cara.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.А ти рече на слугите си: Ако не слезе с вас най-малкият ви брат, няма вече да видите лицето ми.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Но ты сказал рабам твоим: если не придет с вами меньший брат ваш,то вы более не являйтесь ко мне на лице.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.ותאמר אל עבדיך אם לא ירד אחיכם הקטן אתכם לא תספון לראות פני׃
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.فقلت لعبيدك ان لم ينزل اخوكم الصغير معكم لا تعودوا تنظرون وجهي.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.你 對 僕 人 說 、 你 們 的 小 兄 弟 若 不 與 你 們 一 同 下 來 、 你 們 就 不 得 再 見 我 的 面