yüzüm ile cümle

yüzüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Hemen bu kimyasal'dan edindim, küveti onunla doldurup yüzümü içine soktum.シンクいっぱいに張ってその中に顔をつけ 吸い込もうとしたのですが
Hep elime yüzüme bulaştırıyorum!Hein ?
Hepsi benim yüzümden.E' tutto a causa mia.
Hepsi benim yüzümden.Je to kvôli mne.
Hepsi benim yüzümden.Je to kvůli mě.
Hepsi benim yüzümden.Komt dit door mij?
Herkes arıyordu... ama Benim yüzümden...Mọi người đã rất kỳ vọng... vậy mà... chỉ vì mình.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Alles war so verwirrend. Es... Es war nur wegen mir.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Alles was ontrafeld. Het was omwille van mij.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Allt var repar upp sig. Det ... det var på grund av mig.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Az egész dolog... miattam történt.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Kaikki purkautui. Se oli minun syytäni.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Todo se esclareció. Fue culpa mía.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Todo se esclareció. Fue culpa mía.
Her şey benim yüzümden olmuştu.To wszystko przeze mnie.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Všechno krachlo. A to... a to kvůli mně.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Τώρα καταλαβαίνω. Εγώ έφταιξα.
Her şey benim yüzümden olmuştu.Све је постало јасно. Била је то моја грешка.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.A kollégám adta át a jó-rossz hírt:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu. "Ama size araba kullanmayı yasaklayan bir yasa yok."Il m'a révélé la bonne/mauvaise nouvelle. " Mais il n'y a aucune loi qui vous interdit de conduire. "
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Anh bạn đồng nghiệp của tôi gần như gào lên:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Do očí mi sdělil tu dobrou/špatnou zprávu:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Ele revelou-me a boa/má notícia, de chofre:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Er hat es mir klar gemacht.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Han gav mig de goda / tråkiga nyheterna utan omsvep.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Hij gooide het goede/slechte nieuws in mijn gezicht:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Hizo que me diera cuenta de una buena/mala noticia.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Il collega mi sbattè in faccia la verità.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.그는 제 앞에서 좋기도 하고 나쁘기도 한 소식을 처음으로 알려줬습니다.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Kolega saya menjelaskan.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Kolega uzmysłowił mi jedno.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Mi-a trântit vestea bună / rea în față:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Povedal mi vtedy tú dobrú/zlú novinu.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.[Ο συνάδελφος] μου πέταξε τα καλά/κακά νέα.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu."Але ж немає закону, що забороняє тобі водити".
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.А он сообщил мне одновременно хорошую и плохую новость:
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.Тогава колега ми каза добрата/лошата новина.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.הוא בישר לי בפרצוף את החדשות הטובות/רעות.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu.وقد أخبرني بالخبر الجيد/السيء في وجهي.
İyi/kötü haberi yüzüme vurdu."女性が運転してはいけないという法律はないよ"
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Căci nu întunerecul durerii mele mă nimiceşte, nici negura în care sînt înfăşurat.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Car ce ne sont pas les ténèbres qui m`anéantissent, Ce n`est pas l`obscurité dont je suis couvert.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Denn die Finsternis macht kein Ende mit mir, und das Dunkel will vor mir nicht verdeckt werden.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.fordi jeg ikke blev rykket bort før mørket kom, og fordi han ikke skjulte ulykkens natt for mig.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Kajti nisem poginil od temine, tudi ne, ker mi je mrak zakril obraz.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.이는 어두움으로 나를 끊지 아니하셨고 흑암으로 내 얼굴을 가리우지 아니하셨음이니라
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Miért is nem pusztultam el e sötétség elõtt, vagy miért nem takarta el elõlem e homályt?!
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.non sono infatti perduto a causa della tenebra, né a causa dell'oscurità che ricopre il mio volto
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Oj, že nie som zničený od tmy! A bol by tak ukryl predo mnou mrákotu.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Pois não estou desfalecido por causa das trevas, nem porque a escuridão cobre o meu rosto.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Sillä en menehdy pimeän tähden, en oman itseni tähden, jonka pimeys peittää."
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Sin embargo, no he sido silenciado por las tinieblas, ni porque me haya cubierto la oscuridad
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Tak, żem mało nie zginął od ciemności; bo przed oblicznością moją nie zakrył zamroczenia.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Tak že sotva jsem nezahynul v těch temnostech; nebo před tváří mou nezakryl mrákoty.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.thi jeg går til i Mørket, mit Åsyn dækkes af Mulm.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.ty jag fick icke förgås, innan mörkret kom, dödsnatten undanhöll han mig.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Vì tôi chẳng sợ sệt bởi sự tối tăm, Cũng chẳng sợ hãi vì u ám mù mịt che phủ mặt tôi.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Vì tôi chẳng sợ_sệt bởi sự tối_tăm , Cũng chẳng sợ_hãi vì u_ám mù_mịt che_phủ mặt tôi .
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.επειδη δεν απεκοπην προ του σκοτους, και δεν εκρυψε τον γνοφον απο του προσωπου μου.
Karanlık beni susturamadı, Yüzümü örten koyu karanlık.Зачем я не уничтожен прежде этой тьмы, и Он не сокрыл мрака от лица моего!

İlgili Sayfalar