yüzü ile cümle

yüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Etraftaki birçok kişi yüzünden o doğal olarak biraz sinirlendi.With so many people around he naturally became a bit nervous.
O, daktiloya bakarken "o gürültü yüzünden düşünemiyorum" dedi."I can't think with that noise," she said, as she stared at the typewriter.
Aramızda her şey bitti. Yüzüğümü geri ver.It's over between us. Give me back my ring!
O para içinde yüzüyor.She's rolling in money.
Nasıl yüzüleceğini sana anlatacağım.I'll tell you how to swim.
Onun yüzü acıdan şekil değiştirmişti.His face is distorted by pain.
Gümüş yüzükleri altın olanlara tercih ederim.I prefer silver rings to gold ones.
Onun sevinci yüzüne yansımıştı.His joy showed on his face.
Yüzünüzü yıkayın.Wash your face.
Yüzünü yıka.Wash your face.
O, bana yüzümü yıkamamı söyledi.He told me to wash my face.
Yüzünüzü temiz silin.Wipe your face clean.
Yüzünü bu tarafa çevir.Turn your face this way.
Yüzünü bu yana dön.Turn your face this way.
Yüzün kızarmış.Your face is red.
Yüzüm seğiriyor.My face twitches.
Onun yüzünden ter damlıyor.Sweat is dripping from his face.
Okula gitmeden önce yüzünü yıka.Wash your face before you go to school.
Yüzüncü yıldönümü gününü kutladık.We celebrated the centenary anniversary day.
Wendy'nin deniz kenarında yetiştiği doğru fakat o iyi bir yüzücü değil.It is true Wendy grew up at the seaside, but she isn't a good swimmer.
Bazı çocuklar denizde yüzüyor.Some children are swimming in the sea.
Irmaklar yoğun yağış yüzünden taştı.The rivers were flooded by the heavy rain.
"Ne çirkin bir yüzün var!" diye bağırdı.He exclaimed, "What a dirty face you have!"
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from a distance, it looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.Seen from distance, the rock looked like a human face.
Uzaktan bakıldığında taş bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, the stone looks like a human face.
Yüzücü başını kaldırdı ve nefes nefese kaldı.The swimmer raised his head and gasped for breath.
Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.The swimmers were numb with cold.
Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.Say it to his face, not behind his back.
Yağmur yüzünden maçı iptal etmek zorunda kaldık.We had to call off the game because of the rain.
Oyun yağmur yüzünden iptal edildi.The game was called off on account of the rain.
Yağmur yüzünden oyun iptal edildi.The baseball game was called off due to rain.
Yağmur yüzünden evdeyiz.We are in for rain.
Piknik yağmur yüzünden spor salonunda gerçekleştirildi.The picnic was held in the gym on account of the rain.
Yağmur yüzüme yağıyordu.The rain was falling in my face.
Bir haftadır grip yüzünden yataktayım.I've been laid up with flu for the last week.
Onu, hataları yüzünden daha az sevmiyorum.I do not love him the less for his faults.
Kırık bacağım yüzünden yürüyemiyorum.I can't walk because of my broken leg.
Linda, babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college by her father's sudden illness.
Lincoln liderliği yüzünden takdir edilmektedir.Lincoln is admired because of his leadership.
Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.I studied his face for signs of weariness.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
Yüzü tamamen kaybettim.I have lost face completely.
Mary Jane'den daha iyi bir yüzücü.Mary is a better swimmer than Jane.
Meg'in güzel bir yüzü var.Meg has a lovely face.
Bob yüzüme baktı.Bob stared me in the face.
Bir top nehirden aşağı doğru yüzüyordu.A ball is floating down the river.
Erkek arkadaşımı bana bir yüzük alması için ikna ettim.I talked my boyfriend into buying me a ring.
Yağmur yüzünden maç iptal edilebilir.The football game might be called off on account of rain.
Futbol oyunu kötü hava yüzünden ertelenmişti.The football game was postponed on account of bad weather.
Tıraş olmadan önce yüzümü sabunlarım.I lather my face before shaving.
Aptalca bir şey yüzünden hayatını tehlikeye atma.Don't risk your neck over something foolish.
Mutlu bir gülümseme ile yüzünüzü koruyabilirsiniz.You can save face with a happy smile.
Ne güzel bir yüzü var!What a nice face she has!
Tom ateş yüzünden yatakta.Tom is in bed with a fever.
Tom, yüzünde tatsız bir ifade, onların kapılardan acele ile girişini izledi.Tom watched them hurry through the doors, a disagreeable expression on his face.
Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.Students don't read many books because of TV and comics.
Dave sınıf arkadaşlarım arasında en hızlı yüzücüdür.Dave is the fastest swimmer of all my classmates.
Küçük bir kaza yüzünden birkaç uçuş ertelendi.A couple of flights were delayed on account of a minor accident.
Yüzünüzü bir havlu ile kurulayın.Dry your face with a towel.

İlgili Sayfalar