Yüz binlerce insan işsiz kaldı.Hundreds of thousands of people were out of work.
Amerika Birleşik Devletleri'nde herhangi bir zamanda hapiste yüz binlerce kadın var.There are hundreds of thousands of women in jail at any given time in the United States.
Günümüzde yüz binlerce Arap Hristiyan, Orta Doğu'nun dışında diyaspora olarak yaşar.Hundreds of thousands of Arab Christians also live in the diaspora, outside of the Middle East.
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Globular clusters are generally composed of hundreds of thousands of low-metal, old stars.
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."I was a thousand times more evil than thou!"
Özellikle Rusya'da çalışması yasak olan yüz binlerce Yahudi Polonya'ya taşındı.Hundred thousands of Jews, especially small businesses forbidden in the Soviets, move to Poland.
Yüz binlerce işçi cephede öldü.I saw hundreds of people killed in front of me.
Yüz binlerce insan öldü, yavaş yavaş ve acı çekerek.Hundreds of thousands of people were exterminated, slowly and painfully.
Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor.Exchange between groups has been going on for a hundred thousand years.
Drupal halen yüz binlerce web sitesinde çalışıyor ve bazılarını muhtemelen tanıyorsunuz.Drupal already runs hundreds of thousands of websites, including some you probably already know.
Ve ilk günde yüz binlerce kişi tarafından görüntülendi.And to my surprise, it got hundreds of thousands of views the first day.
Güneş'in kütlesine göre yüz binlerce ila milyarlarca kat... ...daha fazla kütlelerden bahsediyoruz.They are on the order of hundreds of thousands to billions of solar masses.
Bu kararla bir anda yüz binlerce askerleri oldu.And so they were able to immediately raise several hundreds of thousands of soldiers.
Çünkü, yüz binlerce yıldır öğrendik ki; kuşlar şarkı söylediğinde, güvendesinizdir.Because we've learned of a hundred thousands of years when the birds are singing, you're safe.
Bu uçurumlarda yüz binlerce kuşun yavası varIn these cliffs are the nests of hundreds of thousands of seabirds
Bükreş, yüz binlerce Moldovalıya vatandaşlık vermenin sonuçlarını küçümsüyorBucharest plays down the consequences of granting citizenship to hundreds of thousands of Moldovans.
Yüz binlerce insan tasarruflarını kaybetti.Hundreds of thousands of people lost their savings.
18 bin taksinin çalıştığı İstanbul'da, yüz binlerce taksi şoförü vardiyalı olarak çalışıyor.With 18,000 cabs in Istanbul, hundreds of thousands of drivers take turns driving them.
Bu da, fuhuştan yüz binlerce kişinin ekmek yediği anlamına geliyor,” ifadesi yer alıyor.That is to say, hundreds of thousands of people earn a living by prostitution," the report said.
Yugoslav savaşlarında yüz binlerce sivil hayatını kaybetti.Hundreds of thousands of civilians lost their lives in the Yugoslav wars.
1958 devriminden sonraki dört yıl içinde yüz binlerce Iraklı ülkeyi terk etti.[1]Hundreds of thousands of Iraqis fled the country within four years of the 1958 revolution.[1]
Mezar-ı Şerif'teki cenazesine yüz binlerce kişi katıldı.Hundreds of thousands attended his funeral in Mazar-i Sharif.
Aşısının yüz binlerce kişinin hayatını kurtardığına inanılıyor.[4][5]His vaccine is believed to have saved hundreds of thousands of lives.[4][5]
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Kugelsternhaufen bestehen im Allgemeinen aus hunderttausenden metallarmer Sterne.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Mirka Döring: Eis am Stiel und tausend Tote.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Au total, seulement trois cents personnes ont réussi à passer à l'Ouest.
Hint Ayaklanması'nın bastırılması altı ay sürdü ve her toplamda yüz binlerce can kaybına sebep oldu.La répression se poursuivra durant tout l'été, et fera au total environ un millier de morts.
Ne var ki; her iki taraf savaştan bıkıp usanmış ve yüz binlerce kayıp vermişlerdi.Puis il en affréta deux mille autres dont il prit le commandement, mais ne revint jamais de son expédition.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Земля содрогается, слышатся раскаты грома и блистают тысячи молний.
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Шаровые скопления, как правило, состоят из сотен тысяч старых звёзд с низкой металличностью.
Yüz binlerce kişinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmesini engelleyemedi.Спас сотни людей от выдачи в Советский Союз.
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."قَالَ: فأنت من أهل النار وليس لك مائة ألف دينار.
Son yıllarda Issık Göl çevresine yüz binlerce turist gelmektedir.في الصيف آلاف السياح زيارة البحيرة.
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Klotformiga stjärnhopar består av hundratusentals relativt gamla lågmetallstjärnor.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Men en del föll i den goda jorden och gav skörd, hundrafalt och sextiofalt och trettiofalt (Matt.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Ca 100 000 begav sig västerut.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Тому цього дня лише декілька сотень людей перейшла кордон на Захід.
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.Кулясті скупчення зазвичай складаються із сотень тисяч старих зір з низьким вмістом металів.
Yüz binlerce işçi cephede öldü.100 жителів загинули на фронті.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Évente tízezrek menekültek a diktatúra elől Nyugat-Berlinbe.
Yüz binlerce kişinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmesini engelleyemedi.Δεν τους δόθηκε βίζα να επισκεφθούν τη Σοβιετική Ένωση.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Titusindvis af bønder tog som følge heraf til Vesten.
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."Han ble dømst som Mitläufer (medløper), og ilagt en bot på 50 000 mark.
Her yıl yüz binlerce Yahudi turist adayı ziyaret etmektedir.Årlig besøker 100 000 turister kapellet.
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."Maka kami masing-masing akan memberikan seribu seratus uang perak kepadamu."
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Digit puluhan, dengan pangkat SATU (1), begitu pula dengan digit ratusan, ribuan, dan seterusnya.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.Akibatnya, 260.000 orang mengungsi ke barat.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Làng Thổ Hà trong dân gian: "Vạn Vân có bến Thổ Hà, Vạn Vân nấu rượu Thổ Hà nung vôi.
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."下総古河10万石→没後除封(無嗣)。
Küresel yıldız kümeleri genellikle yüz binlerce metalliği düşük yaşlı yıldızlardan oluşur.球狀星團通常有數十萬顆低金屬的老年恆星。
Her an âleme yüz binlerce sır miskleri saçıp durdun."매년 10월에 무천(舞天)이라 일컬어진 제천행사가 있었다.
Yüz binlerce kişinin desteklediği bu silahlı direniş esnasında, binlerce kişi yaşamını yitirdi.이후 벌어진 치열한 전투 속에서 수천 명의 사람이 목숨을 잃었다.
Ne var ki; her iki taraf savaştan bıkıp usanmış ve yüz binlerce kayıp vermişlerdi.두주가 정위를 지냈을 때에 하옥된 자가 많았으며, 이천석도 백 명 이상이 하옥되었다.
Özellikle Rusya'da çalışması yasak olan yüz binlerce Yahudi Polonya'ya taşındı.מאות אלפי יהודים, בעיקר חנוונים ושאר בעלי מקצועות שנמנעו מלעבוד בשטח הסובייטי, עברו לפולין.
Bunun üzerine yüz binlerce kişi Batı Berlin'e geçti.כמאתיים אלף הונגרים נמלטו אל המערב.
Yüz binlerce kişinin Sovyetler Birliği'ne gönderilmesini engelleyemedi.Kaalukate tõenditeta küüditati sajad inimesed Nõukogude Liitu.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.Dejansko gre za največji pokol morskih sesalcev na zemlji, ki na leto zahteva več sto tisoč žrtev.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.실제로 이런 해양 포유류를 대상으로 한 지구상 최대 규모의 학살로 인해 매년 수십만의 물개들이 죽임을 당하고 있습니다
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.To największa rzeź morskich ssaków na całej planecie, co roku ginie tak setki tysięcy fok.
Aslında bu, gezegendeki en büyük deniz memelisi katliamı, her yıl bu foklardan yüz binlercesi öldürülüyor.Valójában ők a legnagyobb vizi emlősök amiket lemészárolnak a földön, százezrével pusztítva őket minden évben.