yürekten ile cümle

yürekten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Bratje, želja mojega srca in molitev k Bogu za Izraelce je, da bi bili zveličani.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brødre!mit Hjertes Ønske og Bøn til Gud for dem er om deres Frelse.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brødre! mitt hjertes ønske og min bønn til Gud for dem er at de må bli frelst.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Broeders, het verlangen van mijn hart en mijn gebed tot God is dat het Joodse volk gered mag worden.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Fratelli, il desiderio del mio cuore e la mia preghiera sale a Dio per la loro salvezza
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Fraţilor, dorinţa inimii mele şi rugăciunea mea către Dumnezeu pentru Israeliţi, este să fie mîntuiţi.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Frères, le voeu de mon coeur et ma prière à Dieu pour eux, c`est qu`ils soient sauvés.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Hermanos, el deseo de mi corazón y mi oración a Dios por Israel es para salvación
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Irmãos, o bom desejo do meu coração e a minha súplica a Deus por Israel é para sua salvação.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.형제들아 내 마음에 원하는 바와 하나님께 구하는 바는 이스라엘을 위함이니 곧 저희로 구원을 얻게 함이라
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Liebe Brüder, meines Herzens Wunsch ist, und ich flehe auch zu Gott für Israel, daß sie selig werden.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Mina bröder, mitt hjärtas åstundan och min bön till Gud för dem är att de må bliva frälsta.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Veljet, minä toivon sydämestäni ja rukoilen Jumalaa heidän edestänsä, että he pelastuisivat.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Αδελφοι, η επιθυμια της καρδιας μου και η δεησις η προς τον Θεον υπερ του Ισραηλ ειναι δια την σωτηριαν αυτων
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Братия! желание моего сердца и молитва к Богу об Израиле во спасение.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Браттє, бажаннє мого сердя і молитва (йде) до Бога за Ізраїля про спасенне.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Защото Моисей пише, че човек, който върши правдата, която е чрез пазенето на закона, ще живее чрез нея.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.אחי חפץ לבבי ותפלתי לאלהים בעד ישראל אשר יושעו׃
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.ايها الاخوة ان مسرّة قلبي وطلبتي الى الله لاجل اسرائيل هي للخلاص.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.弟 兄 們 、 我 心 裡 所 願 的 、 向 神 所 求 的 、 是 要 以 色 列 人 得 救
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.弟兄們 、 我心裡 所 願 的 、 向神 所 求 的 、 是 要 以色列人 得救
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Att sätta händerna i fickorna, sträckte han ut benen framför brasan och skrattade hjärtligt i några minuter.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Colocando as mãos nos bolsos, ele esticou as pernas na frente do fogo e riu gostosamente por alguns minutos.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Kładąc ręce do kieszeni, wyciągnął nogi przed ogniem i śmiał się serdecznie za kilka minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.주머니에 손을 댔을, 그는 화재의 앞에 다리를 뻗어 일부 분 동안 실컷 웃었다.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Lagde hænderne i lommen, han strakte benene foran ilden og lo hjerteligt for nogle minutter.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Menempatkan tangan ke sakunya, dia mengulurkan kakinya di depan api dan tertawa lepas untuk beberapa menit.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Mettere le mani in tasca, stese le gambe di fronte al fuoco e rise di cuore per qualche minuto.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Položil si ruce do kapes, natáhl nohy před ohněm a se srdečně zasmál několik minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Položil si ruky do vrecák, natiahol nohy pred ohňom a sa srdečne zasmial niekoľko minút.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Prenos roke v žepe, je iztegnil noge pred požara in se od srca nasmejala za nekaj minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Üzembe kezét a zsebébe, kinyújtotta lábát a tűz előtt és nevetett szívből néhány percig.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Засунув руки в карманы, он вытянул ноги перед огнем и от души рассмеялся на несколько минут.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Засунувши руки в кишені, він витягнув ноги перед вогнем і від душі розсміявся на кілька хвилин.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.לשים את ידיו לכיסיו, הוא מתח את רגליו מול האש וצחק צחוק לבבי במשך כמה דקות.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.وضع يديه في جيوبه ، امتدت أخرج رجليه أمام النار وضحك بحرارة لبعض دقائق.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.と数分間心から笑った。 "まあ、本当に!"彼は叫んだ、と彼は歳までその後、彼は窒息して、もう一度笑った
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Bete. O coração do seu marido confia nela, e não lhe haverá falta de lucro.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Bízik ahhoz az õ férjének lelke, és annak marhája el nem fogy.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Confía en ella el corazón de su marido, y no carecerá de ganancias
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Dověřuje se jí srdce muže jejího; nebo tu kořistí nebude nedostatku.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Haar man vertrouwt volledig op haar en het zal hem aan niets ontbreken.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Hänen miehensä sydän häneen luottaa, eikä siltä mieheltä riistaa puutu.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Hendes Husbonds Hjerte stoler på hende, på Vinding skorter det ikke.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Hennes manns hjerte liter på henne, og på vinning skorter det ikke.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Ihres Mannes Herz darf sich auf sie verlassen, und Nahrung wird ihm nicht mangeln.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Inima bărbatului se încrede în ea, şi nu duce lipsă de venituri.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.In lei confida il cuore del marito e non verrà a mancargli il profitto
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.그런 자의 남편의 마음은 그를 믿나니 산업이 핍절치 아니하겠으며
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Le coeur de son mari a confiance en elle, Et les produits ne lui feront pas défaut.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Lòng người chồng tin cậy nơi nàng, Người sẽ chẳng thiếu huê lợi.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Lòng người chồng tin_cậy nơi nàng , Người sẽ chẳng thiếu huê_lợi .
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.På henne förlitar sig hennes mans hjärta, och bärgning kommer icke att fattas honom.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Serce męża jej ufa jej, a na korzyściach schodzić mu nie będzie.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Srdce jej muža jej dôveruje, a koristi nie je tam nedostatku.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Suaminya tak akan kekurangan apa-apa, karena menaruh kepercayaan kepadanya
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Zaupa ji srce moža njenega, in dobička mu ne zmanjka.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Η καρδια του ανδρος αυτης θαρρει επ' αυτην, και δεν θελει στερεισθαι αφθονιας.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.Сърцето на мъжа й уповава на нея; И не ще му липсва печалба.
Kocası ona yürekten güvenir Ve kazancı eksilmez.уверено в ней сердце мужа ее, и он не останется без прибытка;
İlgili Sayfalar