yüreğine ile cümle
yüreğine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onun düşmanın yüreğine girerse, yenilmesinin kaçınılmaz olduğuna inanılırdı.If Elbis entered the heart of the enemy, it was believed to be inevitable to be defeated.
İnsanların yüreğine işleyen bir çığlık.It is writ large in the soul of the people.
Ve bu medya dünyasının yüreğine indirdi -- her seferinde onları çok korkuttu.And this freaked the media businesses out -- it freaked them out every time.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Your arrows are sharp. The nations fall under you, with arrows in the heart of the king's enemies.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.He made them also to be pitied by all those who carried them captive.
Şeytan, Onikilerden biri olup İskariot diye adlandırılan Yahudanın yüreğine girdi.Satan entered into Judas, who was surnamed Iscariot, who was numbered with the twelve.
İnkarcıların yüreğine korku salacağım.I shall fill the hearts of infidels with terror.
İnanılmaz büyüklüktedir, görenlerin yüreğine korku basar.Pero si son altas, impresionan al lector.
İnanılmaz büyüklüktedir, görenlerin yüreğine korku basar.Anche se può sembrare incredibile, si impauriscono terribilmente alla vista dei dragoni.
İnanılmaz büyüklüktedir, görenlerin yüreğine korku basar.無機質な瞳は見る者に恐怖を与える。
İnsanların yüreğine işleyen bir çığlık.人々の心を映し惑わせる。
Onun düşmanın yüreğine girerse, yenilmesinin kaçınılmaz olduğuna inanılırdı.공께서 만일 지금 간다면 그들의 패배는 필연적인 것입니다.
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,Ðoạn, Ngài phán cùng ta rằng: Hỡi con người, hãy nhận vào lòng và nghe vào tai mọi lời ta sẽ phán cùng ngươi.
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,I řekl ke mně: Synu člověčí, všecka slova má, kterážť mluviti budu, přijmi v srdce své, a ušima svýma slyš.
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,또 내게 이르시되 인자야 내가 네게 이를 모든 말을 너는 마음으로 받으며 귀로 듣고
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,Me dijo además: "Oh hijo de hombre, toma en tu corazón todas mis palabras que te diga, y escucha con tus oídos
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,Рече ми още: Сине човешки, приеми в сърцето си и послушай с ушите си всичките думи, които ще ти говоря;
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,ויאמר אלי בן אדם את כל דברי אשר אדבר אליך קח בלבבך ובאזניך שמע׃
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,وقال لي يا ابن آدم كل الكلام الذي اكلمك به اوعه في قلبك واسمعه باذنيك.
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,他 又 對 我 說 、 人 子 阿 、 我 對 你 所 說 的 一 切 話 、 要 心 裡 領 會 、 耳 中 聽 聞
Bana, ‹‹Ey insanoğlu, iyice dinle ve sana söyleyeceklerimi yüreğine yerleştir›› dedi,他 又 對我說 、 人子 阿 、 我 對 你 所 說 的 一切話 、 要 心裡領會 、 耳中聽聞
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.(105:46) и возбуждал к ним сострадание во всех, пленявших их.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.a naklonil im ľútosťou všetkých, ktorí ich boli zajali.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Asimismo, hizo que tuviesen misericordia de ellos todos los que los tenían cautivos
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.a stîrnit pentru ei mila tuturor celor ce i ţineau prinşi de război.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.És könyörületességre indítá irántok mindazokat, a kik õket fogva elvivék.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Fece loro trovare grazia presso quanti li avevano deportati
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.han lod dem finde Barmhjertighed hos alle, der tog dem til Fange.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Ia membuat mereka dikasihani oleh semua orang yang menawan mereka
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.In dal jim je doseči usmiljenje pred vsemi, kateri so jih imeli v sužnosti.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Ja hän salli heidän saada armon kaikilta, jotka olivat vieneet heidät vankeuteen.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.저희로 사로잡은 모든 자에게서 긍휼히 여김을 받게 하셨도다
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Ngài cũng làm cho họ được ơn Bên những kẻ bắt họ làm phu tù .
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Ngài cũng làm cho họ được ơn Bên những kẻ bắt họ làm phu tù.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Och han lät dem finna barmhärtighet inför alla dem som hade fört dem i fångenskap.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.og han lot dem finne barmhjertighet for alle deres åsyn som hadde ført dem i fangenskap.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Por isso fez com que obtivessem compaixão da parte daqueles que os levaram cativos.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Tak, że im zjednał miłosierdzie przed oczyma wszystkich, którzy ich byli pojmali.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Tak že naklonil k nim lítostí všecky, kteříž je u vězení drželi.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.und er ließ sie zur Barmherzigkeit kommen vor allen, die sie gefangen hatten.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Και εκαμεν αυτους να ευρωσιν ελεος ενωπιον παντων των αιχμαλωτισαντων αυτους.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.Тоже стори да ги съжаляват Всички, които ги бяха пленили.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.ויתן אותם לרחמים לפני כל שוביהם׃
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.واعطاهم نعمة قدام كل الذين سبوهم.
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.他 也 使 他 們 在 凡 擄 掠 他 們 的 人 面 前 蒙 憐 恤
Merhamet koydu onları tutsak alanların yüreğine.他 也 使 他 們在 凡擄掠 他 們 的 人 面前 蒙憐恤
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.(44:6) Остры стрелы Твои; – народы падут пред Тобою, – они – в сердцеврагов Царя.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.(45:6) Tes flèches sont aiguës; Des peuples tomberont sous toi; Elles perceront le coeur des ennemis du roi.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.As tuas flechas são agudas no coração dos inimigos do rei; os povos caem debaixo de ti.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.avanza per la verità, la mitezza e la giustizia
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Các mũi tên Ngài bén nhọn, Bắn thấu tim kẻ thù nghịch vua; Các dân đều ngã dưới Ngài.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Các mũi_tên Ngài bén nhọn , Bắn thấu tim kẻ thù_nghịch vua ; Các dân đều ngã dưới Ngài .
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Dine Pile er hvæssede, Folkeslag falder for din Fod, Kongens Fjender rammes i Hjertet.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.왕의 살이 날카로와 왕의 원수의 염통을 뚫으니 만민이 왕의 앞에 엎드러지는도다
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Panahmu yang tajam menembus jantung musuhmu, bangsa-bangsa jatuh di depan kakimu
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Pšice tvoje so ostre, ljudstva bodo padala podte – zasadé se sovražnikom kraljevim v srce.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Pueblos caerán debajo de ti; tus flechas agudas penetrarán en el corazón de los enemigos del rey
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Scharf sind deine Pfeile, daß die Völker vor dir niederfallen; sie dringen ins Herz der Feinde des Königs.
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Trek op en strijd voor eervolle zaken als waarheid, recht en nederigheid. Wij verwachten grote daden van u!
Okların sivridir, Kral düşmanlarının yüreğine saplanır, Halklar ayaklarının altına serilir.Стрелите ти са остри, Забиват се в сърцата на царските врагове; Племена падат пред Тебе.