yüreği ile cümle

yüreği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.HERE, wilt U het goede doen voor eerlijke, goede mensen?
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.HERRE, vær god mod de gode, de oprigtige af Hjertet;
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.HERR, tue wohl den guten und frommen Herzen!
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Hỡi Ðức Giê-hô-va, xin hãy làm điều lành cho người lành, Và cho kẻ có lòng ngay thẳng.
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , xin hãy làm điều lành cho người lành , Và cho kẻ có lòng ngay_thẳng .
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.여호와여 선인에게와 마음이 정직한 자에게 선을 행하소서
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.La tua bontà, Signore, sia con i buoni e con i retti di cuore
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Tégy jól, Uram, a jókkal, és a szívök szerint igazakkal!
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Učiň dobre, Hospodine, dobrým a tým, ktorí sú priami vo svojich srdciach!
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Ya TUHAN, berbuatlah baik kepada orang baik, kepada orang yang tulus hati
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Αγαθοποιησον, Κυριε, τους αγαθους και τους ευθεις την καρδιαν.
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.Стори добро, Господи, на добрите И на праведните в сърце.
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.היטיבה יהוה לטובים ולישרים בלבותם׃
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.‎احسن يا رب الى الصالحين والى المستقيمي القلوب‎.
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.耶 和 華 阿 、 求 你 善 待 那 些 為 善 、 和 心 裡 正 直 的 人
İyilik et, ya RAB, İyilere, yüreği temiz olanlara.耶和華 阿 、 求 你 善待 那些 為善 、 和 心裡正直 的 人
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Da blev Præsten glad, tog Efoden, Husguden og Gudebilledet og sluttede sig til Krigsfolkene.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Il sacerdote gioì in cuor suo; prese l'efod, i terafim e la statua scolpita e si unì a quella gente
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.In duhovniku se vzraduje srce, in vzame naramnik in hišne malike in rezano podobo ter stopi med ljudstvo.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I uradowało się serce kapłanowe, a wziąwszy Efod i Terafim, i obraz ryty, wszedł w pośrodek onego ludu.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I zradovalo se srdce kněze, a vzav efod a terafim a rytinu, šel u prostřed lidu toho.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.제사장이 마음에 기뻐하여 에봇과 드라빔과 새긴 우상을 취하고 그 백성 중으로 들어가니라
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Preotul s'a bucurat în inima lui; a luat efodul, terafimii, şi chipul cioplit, şi s'a unit cu ceata poporului.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế lễ mừng lòng, lấy ê-phót, những thê-ra-phim, và tượng chạm, rồi nhập với bọn ấy.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế_lễ mừng lòng , lấy ê - phót , những thê - ra-phim , và tượng chạm , rồi nhập với bọn ấy .
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Tu sa zaradovalo srdce kňazovo, a vezmúc efod a domácich bohov i rytý obraz vošiel medzi ľud.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Και εχαρη η καρδια του ιερεως και ελαβε το εφοδ και το θεραφειμ και το γλυπτον και υπηγε μεταξυ του λαου.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Священник обрадовался, и взял ефод, терафим и истукан, и пошел с народом.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.וייטב לב הכהן ויקח את האפוד ואת התרפים ואת הפסל ויבא בקרב העם׃
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.فطاب قلب الكاهن واخذ الافود والترافيم والتمثال المنحوت ودخل في وسط الشعب.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭 司 心 裡 喜 悅 、 便 拿 著 以 弗 得 和 家 中 的 神 像 、 並 雕 刻 的 像 、 進 入 他 們 中 間
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭司 心 裡喜悅 、 便 拿著 以 弗得 和 家 中 的 神像 、 並 雕刻 的 像 、 進入 他 們中間
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Hatiku menjadi sedih melihat nasib wanita-wanita di kota kami
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Il mio occhio mi tormenta per tutte le figlie della mia città
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.나의 성읍의 모든 여자를 인하여 내 눈이 내 심령을 상하게 하는도다
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mă doare ochiul de plîns pentru toate fiicele cetăţii mele.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mắt tôi làm khổ linh hồn tôi, vì mọi con gái của thành tôi.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mắt tôi làm khổ linh_hồn tôi , vì mọi con_gái của thành tôi .
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mein Auge frißt mir das Leben weg um die Töchter meiner Stadt.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mijn hart breekt als ik zie wat er met de jonge meisjes uit Jeruzalem gebeurt.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mis ojos causan dolor a mi alma, debido a todas las hijas de mi ciudad
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mitt öga vållar mig plåga för alla min stads döttrars skull.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mitt øie volder min sjel smerte for alle min stads døtres skyld.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Moje oko pôsobí mojej duši bolesť pre všetky dcéry môjho mesta.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Mon oeil me fait souffrir, A cause de toutes les filles de ma ville.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Oči mé rmoutí duši mou pro všecky dcery města mého.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Oczy moje trapią duszę moję dla wszystkich córek miasta mojego.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Oko moje mi žali srce zavoljo vseh hčer mesta mojega.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Os meus olhos me afligem, por causa de todas as filhas da minha cidade.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Silmäni tuottaa tuskaa minun sielulleni kaikkien minun kaupunkini tyttärien tähden.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Synet af Byens Døtre piner min Sjæl.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Szemem bánatba ejté lelkemet városomnak minden leányáért.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Ο οφθαλμος μου καταθλιβει την ψυχην μου, εκ πασων των θυγατερων της πολεως μου.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Око мое опечаливает душу мою ради всех дщерей моего города.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.Окото ми прави душата ми да ме боли поради всичките дъщери на града ми.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.עיני עוללה לנפשי מכל בנות עירי׃
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.عيني تؤثّر في نفسي لاجل كل بنات مدينتي.
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.因 我 本 城 的 眾 民 、 我 的 眼 、 使 我 的 心 傷 痛
Kentimdeki kızların halini gördükçe Yüreğim sızlıyor.因我 本 城 的 眾民 、 我 的 眼 、 使 我 的 心傷痛
Kim, ‹‹Yüreğimi pak kıldım, Günahımdan arındım›› diyebilir?Adakah orang yang bisa berkata, "Hatiku bersih, aku sudah bebas dari dosa?

İlgili Sayfalar