yüreği ile cümle

yüreği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Alltså är han barmhärtig mot vem han vill, och vem han vill förhärdar han.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Altså: hvem han vil, den miskunner han sig over; og hvem han vil, den forherder han.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Annakokáért a kin akar könyörül, a kit pedig akar, megkeményít.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Astfel, El are milă de cine vrea şi împietreşte pe cine vrea.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.A tak nad kim chce, zmiłowywa się, a kogo chce, zatwardza.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.A tak tedy nad kýmž chce, smilovává se, a koho chce, zatvrzuje.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.De manera que de quien quiere, tiene misericordia; pero a quien quiere, endurece
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Dio quindi usa misericordia con chi vuole e indurisce chi vuol
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.그런즉 하나님께서 하고자 하시는 자를 긍휼히 여기시고 하고자 하시는 자를 강퍅케 하시느니라
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Như vậy, Ngài muốn thương xót ai thì thương xót, và muốn làm cứng lòng ai thì làm.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Như_vậy , Ngài muốn thương_xót ai thì thương_xót , và muốn làm cứng lòng ai thì làm .
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Niin hän siis on armollinen, kenelle tahtoo, ja paaduttaa, kenen tahtoo.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Portanto, tem misericórdia de quem quer, e a quem quer endurece.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Så forbarmer han sig da over den, som han vil, men forhærder den, som han vil.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.So erbarmt er sich nun, welches er will, und verstockt, welchen er will.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tako torej komur hoče, je milosten, a kogar hoče, zakrkne.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Tak tedy nad kým sa chce zmilovať, nad tým sa zmilováva, a koho chce zatvrdiť, toho zatvrdzuje.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Αρα λοιπον οντινα θελει ελεει και οντινα θελει σκληρυνει.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Итак, кого хочет, милует; а кого хочет, ожесточает.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.Тим ж то, кого хоче, милує, а кого хоче, ожорсточує (окаменює).
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.ויוצא מזה כי את אשר יחפץ יחננו ואת אשר יחפץ יקשהו׃
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.فاذا هو يرحم من يشاء ويقسي من يشاء.
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如 此 看 來 、 神 要 憐 憫 誰 、 就 憐 憫 誰 、 要 叫 誰 剛 硬 、 就 叫 誰 剛 硬
Demek ki Tanrı dilediğine merhamet eder, dilediğinin yüreğini nasırlaştırır.如此 看來 、 神 要 憐憫誰 、 就 憐憫誰 、 要 叫 誰剛 硬 、 就 叫 誰剛硬
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›A neutiskujte vdovy a siroty, pohostína a chudobného a nemyslite nikto zlého na svojho brata vo svojom srdci.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›과부와 고아와 나그네와 궁핍한 자를 압제하지 말며 남을 해하려하여 심중에 도모하지 말라 하였으나
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›og undertrykk ikke enker og farløse, fremmede og arminger, og tenk ikke ut ondt mot hverandre i eders hjerte!
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›undertryk ikke Enker og faderløse, fremmede og nødlidende og tænk ikke i eders Hjerter ondt mod hverandre!
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›вдовы и сироты, пришельца и бедного не притесняйте и зла друг противдруга не мыслите в сердце вашем.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›ואלמנה ויתום גר ועני אל תעשקו ורעת איש אחיו אל תחשבו בלבבכם׃
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›ولا تظلموا الارملة ولا اليتيم ولا الغريب ولا الفقير ولا يفكر احد منكم شرا على اخيه في قلبكم.
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›不 可 欺 壓 寡 婦 、 孤 兒 、 寄 居 的 、 和 貧 窮 人 . 誰 都 不 可 心 裡 謀 害 弟 兄
Dul kadına, öksüze, yabancıya, yoksula baskı yapmayın. Yüreğinizde birbirinize karşı kötülük tasarlamayın.›不可欺壓寡婦 、 孤兒 、 寄居 的 、 和貧 窮人 . 誰都 不 可心 裡謀 害 弟兄
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.a povedal by si: Ej, ako som nenávidel kázne, a moje srdce pohŕdalo káraním!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.A řekl bys: Jak jsem nenáviděl cvičení, a domlouváním pohrdalo srdce mé,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.e dica: «Perché mai ho odiato la disciplina e il mio cuore ha disprezzato la correzione
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.e digas: Como detestei a disciplina! e desprezou o meu coração a repreensão!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.És azt kelljen mondanod: miképen gyûlöltem az erkölcsi tanítást, és a fenyítéket útálta az én elmém,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.in govoril: „Kako sem sovražil pouk in svarjenje je zametalo srce moje!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.I rzekłbyś: O jakożem miał ćwiczenie w nienawiści, a strofowaniem gardziło serce moje!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.ja sanomaan: "Miksi minä kuritusta vihasin ja sydämeni halveksui nuhdetta?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.말하기를 내가 어찌하여 훈계를 싫어하며 내 마음이 꾸지람을 가벼이 여기고
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Lalu engkau akan berkata, "Ah, kenapa aku membenci nasihat? Kenapa aku tidak mau ditegur
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.niet uitschreeuwt: "Waarom haatte ik die wijze lessen?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.och säga: »Huru kunde jag så hata tuktan, huru kunde mitt hjärta så förakta tillrättavisning!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Og du må si: Hvorledes har jeg kunnet hate tukt, og hvorledes har mitt hjerte kunnet forakte tilrettevisning,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.og du siger: "Ak, at jeg hadede Tugt, at mit Hjerte lod hånt om Revselse,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Rồi con nói rằng : Cớ_sao tôi ghét lời khuyên dạy , Và lòng tôi khinh_bỉ sự quở_trách ?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Rồi con nói rằng: Cớ sao tôi ghét lời khuyên dạy, Và lòng tôi khinh bỉ sự quở trách?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.şi să zici: ,,Cum am putut eu să urăsc certarea, şi cum a dispreţuit inima mea mustrarea?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.und sprechen: "Ach, wie habe ich die Zucht gehaßt und wie hat mein Herz die Strafe verschmäht!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Y dirás: "¡Cómo aborrecí la disciplina, y mi corazón menospreció la reprensión
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.και λεγης, Πως εμισησα την παιδειαν, και η καρδια μου κατεφρονησε τους ελεγχους,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.И да казваш: Как можах да намразя поуката, И сърцето ми да презре изобличението,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.и скажешь: „зачем я ненавидел наставление, и сердце мое пренебрегало обличением,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.ואמרת איך שנאתי מוסר ותוכחת נאץ לבי׃
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.فتقول كيف اني ابغضت الادب ورذل قلبي التوبيخ
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.說 、 我 怎 麼 恨 惡 訓 誨 、 心 中 藐 視 責 備
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.說 、 我 怎麼恨惡訓誨 、 心中 藐 視責備
Elleri pak, yüreği temiz olan, Gönlünü putlara kaptırmayan, Yalan yere ant içmeyen.(23:4) Тот, у которого руки неповинны и сердце чисто, кто не клялся душею своею напрасно и не божился ложно, –

İlgili Sayfalar