Ana içeriğe geç
Sözlük

yürüten ile cümle

yürüten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yazar ve daha önce projeyi yürütenAuthor and former maintainer
Asıl yazar ve daha önce projeyi yürütenOriginal author and former maintainer
Projeyi yürüten ve geliştiren, tasarım, KexiDB, ticari destekli sürüm, MS Windows sürümüProject maintainer & developer, design, KexiDB, commercially supported version, MS Windows version
Projeyi Yürüten 2002- 2004Maintainer 2002-2004
Projeyi Yürüten 2004- 2006Maintainer 2004-2006
Projeyi Yürüten ve asıl kodlayıcıMaintainer and main coder
Projeyi YürütenNAME OF TRANSLATORSCurrent Maintainer
Eski Geliştirici ve projeyi yürütenOld Developer and maintainer
Çekirdek ve kanal Geliştiricisi, Projeyi YürütenCore and conduits Developer, Maintainer
Ana geliştirici ve projeyi yürütenMain developer and maintainer
Guo'nun başlıca hedefi Çin'in yolsuzlukla mücadele kampanyasını yürüten Wang Qishan olmuştur.Guo's main target has been Wang Qishan, who leads China's anti-graft campaign.
Malları o iade edemez, zira bu görevi yürüten özel bir organ var.He cannot restitute the properties, as a special body has this duty.
Normalde başkomutanlık görevini yürüten Cumhurbaşkanı Georgi Parvanov, Kolev'i destekler görünüyor.President Georgi Parvanov, who is nominally the commander-in-chief, is seen as supportive of Kolev.
Obradoviç: Değerli çalışmalar yürüten pek çok bilimsel enstitümüz var.Obradovic: We have many scientific institutes that do valuable work.
Yeni lider, görevi neredeyse 20 yıl yürüten son eski lider Ivica Racan'ın yerini alacak.The new leader will replace the late former Ivica Racan, who held the post for almost 20 years.
Bulgar hükümeti, projenin danışmanlığını yürüten HSBC'den mali fizibilite raporu da alacak.The Bulgarian government will also be receiving the financial viability report from consultant HSBC.
Mesiç, Yugoslavya'nın dönüşümlü cumhurbaşkanlığını yürüten son isimdi.Mesic was the last chairman of Yugoslavia's rotating presidency.
Bahailikte herhangi bir ruhban sınıfı olmadığı için toplumun işlerini yürütenler bu mahfillerdir.Because the Bahá'í Faith has no clergy, they carry out the affairs of the community.
Lietuvos aidas (Litvanya Yankısı), Litvanya'da faaliyet yürüten günlük gazete.Lietuvos aidas (literally: Echo of Lithuania) is a daily newspaper in Lithuania.
İmparator Akbar'ın muhaliflerini yürüten bir savaş fili .A War elephant executing the opponents of the Emperor Akbar.
Divan Bey, Buhara Hanlığı'nda handan hemen sonraki görevi yürütenlere verilen bir unvandır.Divan-begi is a title that designated the post right after khan in the Bukhara khanate.
Bu şekilde yönlendirilmiş deneyleri yürüten ve raporlayan üç tane daha üyemiz var.“We have three others that do execute the experiments so directed, and report them.
JavaScript motoru, JavaScript kodunu yürüten bir yazılım bileşenidir .A JavaScript engine is a software component that executes JavaScript code.
Güney Afrikalı politikacı ve apartheid karşıtı kampanya yürüten Helen Suzman'ın yeğenidir.She is a niece of Helen Suzman, South African politician and anti-apartheid campaigner.
Bir ülkenin para politikasını yürüten Merkez Bankasının iki önemli hedefi vardır.Als Zentralbank verfolgt sie im Rahmen der Geldpolitik zwei grundlegende Ziele.
Bilmedikleri konular üstüne söz yürüten bilinçsizler de vız gelir bana!Und dann gibt es ja auch noch den Geschmack, über den sich bekanntlich nicht streiten läßt!
Cordell Hull'un ardından Dışişleri Bakanlığı görevini en uzun süre yürüten ikinci kişidir.Rusk erreichte nach Cordell Hull die zweitlängste Dienstzeit aller US-Außenminister.
Uzun bir süre boyunca bu görevi yürüten Röhm, Uzun Bıçaklar Gecesi'nde öldürülmüştür.Rarus wird in dieser verhängnisvollen Nacht noch umgebracht.
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.Le principal moteur de la magnétosphère de Jupiter est la rotation de la planète.
Uzun bir süre boyunca bu görevi yürüten Röhm, Uzun Bıçaklar Gecesi'nde öldürülmüştür.Ils tuent Rohm, chef de la SA lors de la nuit des longs couteaux.
Arap ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat.«Las relaciones con los países árabes.
Broca alanı veya Broca bölgesi insansı beynin ses üretimiyle bağlantılı işlevleri yürüten bir bölgesidir.El área de Broca es una sección del cerebro humano involucrada con la producción del lenguaje.
Ulusal Cephenin uzun süre başkanlığını yürüten Jean-Marie Le Pen'in en küçük kızıdır.Es hija del anterior presidente del Frente Nacional, Jean-Marie Le Pen.
Araplar olmayan ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat.Movimiento de Países No Alineados.
Bu süre zarfında, Ruanda Soykırımını yürüten asker ve gerillaları eğitti.Durante tale periodo, addestrò i soldati e i miliziani che compirono il Genocidio del Ruanda.
Ulusal Cephenin uzun süre başkanlığını yürüten Jean-Marie Le Pen'in en küçük kızıdır.Suo capogruppo era ancora una volta Jean-Marie Le Pen, leader del Fronte Nazionale.
Yeni Demokrasi (Yunanistan): Yunanistan'da faaliyet yürüten merkez sağ siyasi parti.Новая демократия (Греция) — политическая партия в Греции, правого толка.
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.Основным движителем магнитосферы Юпитера служит процесс вращения планеты.
İnsan hakları konusunda çalışmalar yürüten Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı'nın üyesidir.Вскоре с формированием глубоких политических взглядов он становится членом Турецкой рабочей партии.
Oyunu yürüten kişiye Sayacı denir.Игрок, на которого ходят...
Bu toplantılar, laboratuvarda çalışmaları yürüten herkesin katılımıyla gerçekleşirdi.Собственным примером он вдохновлял всех, кто работал с ним в лаборатории.
Yalnızca şehirler arası ticareti yürüten lonca üyelerine imkan veriliyordu.Претендовать на подземку могли только города-миллионеры.
Alman posta hizmetlerini yürüten Deutschen Post Posta Kulesi'nde yer almaktadır.В Бюзингене расположено германское почтовое отделение.
Kongre başkanlığı görevini yürüten Metternich, Viyana Kongresi'nde büyük rol oynamıştır.Metternich domineerde als voorzitter het Congres van Wenen.
Zaman içinde etkinlikler düzenleyen ve sosyal sorumluluk projeleri yürüten bir topluluk haline gelmiştir.Gaandeweg ontwikkelden zich een taakverdeling en daarmee verbonden sociale structuren.
Kıbrıs Cumhuriyeti 'nin diplomatik ilişkilerini yürüten dış temsilciliklerinin yer aldığı maddedir.Podmioty, z którymi Polska utrzymuje stosunki dyplomatyczne.
1800'de kurulan Kongre Kütüphanesi'nin kurulduğu günden bu yana bu görevi yürüten 13'üncü yöneticisi olmuştur.Han är den trettonde personen som innehar den befattningen sedan kongressbiblioteket grundades 1800.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Studiens ledare fortsatte emellertid med studien och erbjöd inte deltagarna penicillinbehandling.
Ulusal Cephenin uzun süre başkanlığını yürüten Jean-Marie Le Pen'in en küçük kızıdır.Han kommer att stå emot Nationella frontens ledare Marine Le Pen.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Однак керівники дослідженнями продовжили досліди і не пропонували піддослідним лікування пеніциліном.
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.Основним рушієм магнітосфери Юпітера є процес обертання планети.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Organizátoři však ve studii pokračovali a léčbu penicilinem účastníkům studie nenabídli.
Şu andaki mevcut direktörü 1984 yılından beridir bu görevi yürüten Donald A.B. Lindberg'dir.Ředitelem je v současnosti Paul Jasper a to od roku 1991.
21 Eylül 1936), 1992-2010 yılları arasında Moskova belediye başkanlığını yürüten Rus siyasetçi.21. syyskuuta 1936 Moskova) oli Moskovan pormestari vuosina 1992–2010.
Bu çalışmaları yürüten meslek mensupları Psikiyatri uzmanları ve Klinik psikologlardır.Potilasta auttavia mielenterveyden ammattilaisia ovat psykologit, psykiatrit ja sairaanhoitajat.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Lederne af studiet fortsatte alligevel studiet og tilbød ikke deltagerne behandling med penicillin.
Bulgaristan'daki faşist hükümete karşı mücadeleyi yürüten partiydi.Her scorede han i franskmændenes gruppekamp mod Bulgarien.
Jüpiter’in manyetosferini yürüten temel sebep gezegenin dönüşüdür.Hoveddrivkraften for Jupiters magnetosfære er planetens rotasjon.
Uzun bir süre boyunca bu görevi yürüten Röhm, Uzun Bıçaklar Gecesi'nde öldürülmüştür.Året etter falt Röhm i unåde og ble drept i De lange knivers natt.
Dönem başkanlığını yürüten her ülke iki kez bu toplantılara ev sahipliği yapar.Regjeringsmøtene som holdes av statsministeren to ganger i uken avholdes på Statsministerens kontor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod