yürür ile cümle
yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.• Erstellung von strategischen Berichten (ζ.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Europol fue ratificado por todos los Estados miembros y entró en vigor el 1 de octubre de 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Europol konventionen blev ratificeret af alle medlemsstater og trådte i kraft den 1. oktober 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Konvencijo o Europolu so ratificirale vse države članice. Veljati je začela 1. oktobra 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.La convention Europol a été ratifiée par tous les États membres et est entrée en vigueur le 1er octobre 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.La convenzione Europol è stata ratificata da tutti gli Stati membri ed è entrata in vigore il 1o ottobre 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Úmluva o Europolu byla ratifikována všemi členskými státy a nabyla účinnosti dne 1. října 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Varainhoidon valvoja nimitetään hallintoneuvoston yksimielisellä päätöksellä.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Η σύμβαση Europol επικυρώθηκε από όλα τα κράτη μέλη και τέθηκε σε ισχύ την 1η Οκτωβρίου 1998.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Конвенция о Европоле была ратифицирована всеми странамичленами ЕС и вступила в силу 1 октября 1998 года.
Europol Sözleşmesi, bütün Üye Devletler tarafından onaylanmış olup 1 Ekim 1998'de yürürlüğe girmiştir.Конвенцията за Европол бе ратифицирана от всички държави-членки и влезе в сила на 1 октомври 1998 г.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.Äktenskapsförordet ska registreras hos magistraten, så att det kan träda i kraft.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.Avioehtosopimus täytyy rekisteröidä maistraattiin, jotta se tulee voimaan.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.Las capitulaciones matrimoniales deben inscribirse en el registro civil (maistraatti) para que tengan validez.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.Le contrat de mariage doit être enregistré à l'Office local d'enregistrement afin d'être en vigueur.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.Чтобы брачный договор вступил в силу, его необходимо зарегистрировать в магистрате.
Evlilik sözleşmesinin yürürlüğe girebilmesi için bölge kaymakamlığında kaydedilmesi zorunludur.يتوجب تسجيل اتفاق ما قبل الزواج في دائرة تسجيل الأنفس كي يُصبح ساري المفعول.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzIdeea e că atunci când există o revoltă sau un protest şi poliţia vine spre tine, tu porţi chestia asta.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuz폭동이나 데모가 있을때 경찰이 다가오면 이걸 입습니다
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzL'idée est qu'en cas d'émeute ou de manifestation si la police arrive sur vous, vous portez ce costume.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzMet het idee dat als er een rel of demonstratie is en de politie naar je toe komt, je dit pak aanhebt.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzΗ ιδέα είναι ότι όταν κάνεις μια εξέγερση ή μια διαμαρτυρία και σε πλησιάζει η αστυνομία, τη φοράς.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzИдеята е, че когато има безредици, или протест и полицията тръгне към теб, носиш това нещо.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzИдея такова: вы бунтуете или протестуете, полиция подходит к вам, а на вас этот костюм.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzהרעיון הוא שכשיש לכם התפרעות או מחאה והמשטרה מתקרבת אליכם, אתם לובשים את זה --
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuzوالفكرة هي أنه عندما يكون لديك شغب أو احتجاجاً والشرطة تأتي نحوك، وأنت مرتدياً هذا الشيء.
Fikir şu: bir protesto gösterisinde polis size doğru yürürken bunu giyiyorsunuz警察が近寄って来ると この着ぐるみを着ます 大きなハート形でスピーカーから 大きな心臓の音が鳴り響きます
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.En Finlande, la loi de la parité est également en vigueur.
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.En Finlandia está también en vigor la Ley de la Igualdad.
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.I Finland gäller även en lag om likabehandling.
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.Suomessa on voimassa myös yhdenvertaisuuslaki.
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.В Финляндии также действует закон о равноправии.
Finlandiya’da Eşitlik Yasası yürürlüktedir.في فنلندا قانون التكافؤ أيضاً ساري المفعول.
Geride dur. Nat'i yürürken çekeceğim.Jag är bara ska få en bild av Nat gå i.
Geride dur. Nat'i yürürken çekeceğim.Nakręcę Nat jak idzie.
Gün doğana dek yürürsünüz.Bạn đi dạo đến tận bình minh.
Gün doğana dek yürürsünüz.Chodzisz aż do świtu.
Gün doğana dek yürürsünüz.Du är ute och går till gryningen.
Gün doğana dek yürürsünüz.Ficamos a pé até amanhecer.
Gün doğana dek yürürsünüz.Je gaat door tot de ochtend.
Gün doğana dek yürürsünüz.Man läuft bis morgens rum.
Gün doğana dek yürürsünüz.Prechádzate sa do svitania.
Gün doğana dek yürürsünüz.Se sprehajate do zore.
Gün doğana dek yürürsünüz.Si cammina fino all'alba.
Gün doğana dek yürürsünüz.Umbli până în zori.
Gün doğana dek yürürsünüz.Vous marchez jusqu'à l'aube.
Gün doğana dek yürürsünüz.Περπατάμε μέχρι το πρωί.
Gün doğana dek yürürsünüz.Ви гуляєте до світанку.
Gün doğana dek yürürsünüz.Вы гуляете до рассвета.
Gün doğana dek yürürsünüz.Разхождате се до зори.
Güzel gözler. - özellikle Hitler gençliği yürürken.- Unos ojos preciosos. - Cuando marchan las juventudes.
Güzel gözler. - özellikle Hitler gençliği yürürken.Особенно когда мимо проходит молодой офицер.
Hatırlayın lütfen. O zaman Fransanın kendi devrim niteliğindeki takvimi yürürlükteydi.Пам'ятаймо, що у Франції ввели новий революційний календар.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Doslova prší dámské spodní prádlo když jde dole po ulici.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Het regent praktisch onderkledingstukken van vrouwen, Wanneer hij beneden in de straat loopt.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Ko gre po ulici, spodnje hlačke kar dežujejo.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Le Ilueve ropa interior femenina... cuando camina por la calle.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Nó là thực tế mưa lót của phụ nữ khi ông đi xuống các đường phố.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Practic plouă cu lenjerie de femei când merge pe stradă.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.Κυριολεκτικά, βρέχει γυναικεία εσώρουχα όταν περπατάει στον δρόμο.