yürür ile cümle

yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hızlı yürür.Tom walks fast.
Cumhuriyetçiler Obamacare'i yürürlükten kaldırmak istiyor.The Republicans want to repeal Obamacare.
Tom hızla yürür.Tom walks quickly.
Geçen pazartesi parkta Tom'u Mary ile birlikte yürürken gördüm.I saw Tom last Monday walking in the park with Mary.
Tom okula sık sık yürür.Tom often walks to school.
Tom Mary'den daha hızlı yürür.Tom walks faster than Mary.
Tom, Mary'yle sık sık okuldan eve yürür.Tom often walks Mary home from school.
Tom genellikle okula yürür.Tom usually walks to school.
Yavaşça yürürüm ama asla geriye yürümem.I walk slowly, but I never walk backward.
O, sabah kahvaltısından önce köpeğiyle parka yürür.She walks her dog to the park before breakfast.
Tom bir sopayla yürür.Tom walks with a cane.
Ben ne yürürüm ne de koşarım.I neither walk nor run.
Tom'un istifası derhal yürürlüğe girdi.Tom's resignation took effect immediately.
Jülyen takvimi Rusya'da yürürlükteydi.The Julian calendar was in force in Russia.
Yukarı veya alt kata yürürken Tom'un dizi acıyor.Tom's knee hurts when he walks up or down stairs.
Yeni trafik düzenlemeleri yarın yürürlüğe giriyor.The new traffic regulations come into force tomorrow.
Tom bazen okula yürür.Tom sometimes walks to school.
Tom üzerinde herhangi bir elbise olmadan sık sık evin etrafında yürür.Tom often walks around the house without any clothes on.
Çok yürürüm.I walk a lot.
Bu yönetmelik önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek.This regulation will take effect next year.
Limon ağaçlarının arasında yürürüz.We walk among the lemon trees.
O yasayı yürürlükten kaldırmaları gerektiğini düşünüyorum.I think they should repeal that law.
Biz onların bu yasayı yürürlükten kaldırmalarını istiyoruz.We request that they repeal this law.
Gün aşırı yürür müsün?Do you walk every other day?
Onlar geri yürürlükte olacak.They will be back in force.
Geniş güvenlik önlemleri yürürlüğe konuldu.Broad safety measures were put into effect.
Bu yasa bugün yürürlüğe girdi.That law took effect today.
Tom genellikle okuldan eve yürür.Tom usually walks home from school.
Yasa artık yürürlükte değil.The law is no longer in force.
Kış tarifesi yürürlüğe girdi.The winter schedule has arrived.
Bazı insanlar işe yürürler.Some people walk to work.
O bazen koşar, bazen yürür.Sometimes he runs, sometimes he walks.
Neredeyse her gün Tom'un evinin yanından geçerek yürürdüm.I used to walk past Tom's house almost every day.
Ben bir gençken her yere yürürdüm.I used to walk everywhere when I was a teenager.
Gece tek başıma yürürken güvenli hissederdim.I used to feel safe walking alone at night.
Ben okuldan eve yürürdüm.I used to walk home from school.
Tom hafif bir topallama ile yürür.Tom walks with a slight limp.
Tom yürürken ayak bileğini burktu.Tom twisted his ankle while hiking.
Onlar çok yavaş yürür.They walk too slow.
Tom topallayarak yürür.Tom walks with a limp.
Bu işler böyle yürür.That's how it works.
Yağmur yağmıyorsa Tom her zaman okula yürür.Tom always walks to school when it isn't raining.
Tom'un ataması derhal yürürlüğe girer.Tom's appointment takes effect immediately.
Tom'un istifası pazartesi günü yürürlüğe girdi.Tom's resignation was effective Monday.
Kızlar erkeklerden daha çabuk yürürler.Girls walk sooner than boys.
Tom bazen uykusunda yürür.Tom sometimes walks in his sleep.
Hayvanlar kar üzerinde yürürken ayak izlerini bırakırlar.Animals leave footprints when they walk through snow.
Hayvanlar karda yürürken iz bırakırlar.Animals leave tracks when they walk in the snow.
Günde en az üç kilometre yürürüm.I walk at least three kilometers a day.
Fadıl, Dania'yı yalnız yürürken gördü.Fadil saw Dania walking alone.
Çabucak yürürüm.I walk quickly.
Yağmur yağmazsa genellikle okula yürürüm.I usually walk to school if it isn't raining.
Ben çok yavaş yürürüm.I walk too slow.
Genellikle okuldan eve yürürüm.I usually walk home from school.
Tom Mary'yi parkta yalnız yürürken gördü.Tom saw Mary walking alone in the park.
Ben bir bastonla yürürdüm.I used to walk with a cane.
Tom, Mary'yi tanımadığı biriyle parkta yürürken gördü.Tom saw Mary walking in the park with someone he didn't know.
İşe gitmek için neredeyse her zaman yürürüm.I almost always walk to work.
İş için neredeyse her zaman yürürüm.I almost always walk to work.
Bir yere nadiren yürürüm.I seldom walk anywhere.

İlgili Sayfalar