yürür ile cümle
yürür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Když jsem procházel Afghánistánem v zimě 2001-2002, viděl jsem scény, jako je tato.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Keď som prechádzal Afganistanom v zime na prelome rokov 2001 a 2002, tak som videl scény ako sú tieto.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Khi tôi đặt chân tới Afghanistan vào mùa đông 2001 - 2002, tôi đã nhìn thấy những quang cảnh như thế này.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.När jag gick genom Afghanistan på vintern mellan 2001-2002, såg jag saker som detta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quand j'ai parcouru l'Afghanistan durant l'hiver 2001-2002, j'ai vu des scènes comme celle-là.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Quando percorri o Afeganistão, no inverno de 2001-2002, vi cenas como esta.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Saat saya berjalan melintasi Afganistan pada musim dingin 2001-2002, saya melihat pemandangan seperti ini.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Toen ik door Afghanistan liep in de winter van 2001-2002, zag ik taferelen als dit.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Όταν διέσχισα το Αφγανιστάν με τα πόδια το χειμώνα του 2001-2002, είδα σκηνές σαν αυτή.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когато през зимата на 2001 - 2002 г. обикалях Афганистан, гледките на които се натъкнах бяха ето такива.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.Когда я гулял по Афганистану зимой 2001-2002 года, то, что я увидел - это сцены как эта.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.כשסיירתי באפגניסטן בחורף 2002-2001, ראיתי מראות כאלה.
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.عندما تجولت في أفغانستان في شتاء 2001-2002 مارأيته كان هذا ..
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.アフガニスタンを歩き回った時に、 こんな光景を目にしました。 暗い部屋の片隅で女の子が
2001-2002 kışında Afganistan boyunca yürürken, gördüğüm şeyler bu manzaralar gibiydi.和这些冲锋枪—— 使得情况恶化,而非缓解。 2001到2002年的冬天
ABD, "Ukrayna Özgürlük Desteği Yasası" adında yeni bir yasayı dün yürürlüğe geçirdi.El 18 de diciembre del 2014 Estados Unidos promulgó una ley llamada "Ley en apoyo a la libertad de Ucrania".
ABD, "Ukrayna Özgürlük Desteği Yasası" adında yeni bir yasayı dün yürürlüğe geçirdi.Вчера США приняли новый закон под названием «Акт о поддержке свободы на Украине» .
Ama bu iţler böyle oluyor kýzým. Birini tanýyorsan iţin yürür.Значи, не те поканиха за второ прослушване?
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"Ale idąc tą dzielnicą, zauważyłem, że numery domów są pomieszane."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince" am observat că numărătoarea caselor nu este în ordine. "
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince저는 집 번호들이 순서대로 붙어 있지 않은 것을 알아냈습니다." 라고 묻는다면,
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"Maar toen ik rondwandelde, zag ik dat de huisnummers niet op elkaar volgen."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMa camminando in giro per il quartiere, ho notato che i numeri delle case non vanno in ordine."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMais en marchant dans le voisinage, j'ai remarqué que les numéros de maison ne suivaient aucun ordre."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMas ao passear pelo bairro, "reparei que os números das casas não estão por ordem."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMen da jeg kom gående omkring kvarteret, bemærkede jeg, at husnumrene ikke er i rækkefølge."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMen jag har gått runt i området, och har upptäckt att husnumren inte har någon ordning."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceMutta kävellessäni kadulla huomasin, että numerot eivät ole järjestyksessä."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceNhưng đi lòng vòng các vùng lân cận, tôi để ý là các số nhà không xếp theo thứ tự."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"OK, de a környéken járva feltűnt nekem, hogy a házszámok nem sorrendben követik egymást."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyincePero dando una vuelta por el vecindario me he fijado que los números de las casas no van en orden."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceTapi berjalan di sekitar lingkungan ini, saya memerhatikan bahwa nomor rumahnya tidak beraturan."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceVendar, ko sem hodil po soseščini, sem opazil, da hišne številke ne gredo po vrstnem redu."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceΑλλά καθώς περπατούσα στη γειτoνιά, παρατήρησα ότι οι αριθμοί στα σπίτια δεν είναι με τη σειρά."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"Добре, але я тут прогулювався по окрузі і помітив, що номери не йдуть по-порядку."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"Добре, но като се разхождах из квартала, забелязах, че номерацията на къщите не е последователна."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceНо когда я тут прогуливался, то заметил, что номера домов идут не по порядку."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince"שמתי לב שהבתים לא מסודרים לפי הסדר."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyinceلاحظت أن أرقام المنازل ليست بالترتيب."
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince「そりゃそうです 建てられた順に番号は付きますから
Ama mahallede yürürken bazı ev numaralarının sırayla gitmediğini fark ettim." diyince我留意到啲街號系毫無規則嘅。"
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİADOPÇÃO, RATIFICAÇÃO E ENTRADA EM VIGOR DOTRATADO QUE ESTABELECE A CONSTITUIÇÃO
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİADOPTAREA, RATIFICAREA ŞI INTRAREA ÎN VIGOARE A TRATATUL DE INSTITUIRE A CONSTITUŢIEI
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİADOZIONE, RATIFICA E ENTRATA IN VIGORE DEL TRATTATOCHE ISTITUISCE LA COSTITUZIONE
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİANTAGANDE, RATIFICERING OCH IKRAFTTRÄDANDE AVFÖRDRAGET OM UPPRÄTTANDE AV KONSTITUTIONEN
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİEine beabsichtigte verstärkte Zusammenarbeit achtet die Verfassung und das Recht der Union.
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİPERUSTUSLAISTA TEHDYN SOPIMUKSEN HYVÄKSYMINEN,RATIFIOINTI JA VOIMAANTULO
ANAYASA’YIOLUŞTURAN ANTLAŞMA’NIN KABULEDİLMESİ, ONAYLANMASIVE YÜRÜRLÜĞE GİRMESİМногогодишният финансов разчет и годишният бюджет се изготвят в евро.
Ancak, bu yine de bunları hayata geçirmenin veya yürürlüğe sokmanın kolay olacağı anlamına gelmemekte.하지만 이 어느 사실도 총기제한 법률 제정이 쉽다는 것을 의미하지는 않습니다.
Ancak, bu yine de bunları hayata geçirmenin veya yürürlüğe sokmanın kolay olacağı anlamına gelmemekte.Y sin embargo esto no significa que todo esto va a ser fácil de promulgar o implementar.
Ancak, bu yine de bunları hayata geçirmenin veya yürürlüğe sokmanın kolay olacağı anlamına gelmemekte.容易であれば 統一身元調査は既に行われているでしょう
Ancak kanunun getirmiş olduğu sorumluluklardan doğan, bazı değerlendirme süreçleri yürürlüktedir.¿Cuáles son los principales procedimientos que existen?
Ancak kanunun getirmiş olduğu sorumluluklardan doğan, bazı değerlendirme süreçleri yürürlüktedir.Devět zemí zpracovává národní zprávy, které se většinou zabývají vysokoškolským vzděláváním obecně.
Ancak kanunun getirmiş olduğu sorumluluklardan doğan, bazı değerlendirme süreçleri yürürlüktedir.Pourtant, certains processus d’évaluation, liés à des responsabilités établies par la loi, sont appliqués.
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Camino por la clase y los animo:
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Chodzę i zachęcam: "Dawaj, dawaj".
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Eu ando em volta deles e incentive-os.
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Ich laufe herum und ermutige sie,
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Ik loop rond om hen aan te moedigen.
Aralarında yürürüm ve onları teşvik ederim,Je fais le tour et les encourage,