yürümeyi ile cümle
yürümeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.잠시후 보실것은 인공진화과정을 통해 걷는 것을 배운 두발달린 캐릭터 입니다.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.Zaraz zobaczycie bardzo prostego dwunoga, który uczy się chodzić, korzystając ze sztucznej ewolucji.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.Вы сейчас увидите, как очень простая двуногая модель учится ходить, используя механизм искусственной эволюции.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.מה שתראו בעוד רגע זו דמות בעלת שתי רגליים שלומדת איך ללכת בעזרת אבולוציה מלאכותית
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.ما سترونه بعد قليل هو شكل ذو قدمين بسيط جدا كان قد تعلم المشي باستخدام التطور الاصطناعي
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.歩き方を学習していく様子をご覧頂きましょう 最初は全く歩くことはできませんが
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın. Geceleri dışarıda yürümeyin! (Kahkaha)Vậy nên, nếu bạn đến Namibia, hãy đảm bảo rằng bạn ở trong lều, và đừng đi ra ngoài vào buổi đêm (tiếng cười)
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.2歩以上歩いた瞬間を とらえた映像です ぜひ注目してください
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Bylo to poprvé, kdy náš syn zvládl udělat dva kroky naráz — zachytili jsme to na film.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Đây là lần đầu tiên con trai chúng tôi đi hơn 2 bước một lần -- được ghi lại trong đoạn phim.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Dies ist das erste Mal, dass unser Sohn mehr als zwei Schritte auf einmal machte -- eingefangen im Film.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Dit is de eerste keer dat onze zoon meer dan twee stappen tegelijk nam -- vastgelegd op film.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.E prima dată când fiul nostru a făcut mai mult de doi pași, filmat.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Esta é a primeira vez que o nosso filho deu mais do que dois passos de uma vez gravada em filme.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Este es la primera vez que nuestro hijo dio más de 2 pasos seguidos, capturado en la película.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Ini adalah saat pertama anak kami mengambil lebih dari dua langkah suatu waktu -- tertangkap kamera.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.이것은 우리의 아들이 한번에 두발자국을 떼는것을 것을 담은 영상입니다.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Questa è la prima volta che nostro figlio ha fatto più di due passi alla volta -- catturata in un film.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Toto je prvý raz, kedy sa nášmu synovi podarilo urobiť viac ako dva kroky naraz a zachytili sme to na film.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Tutaj nasz syn po raz pierwszy zrobił więcej niż dwa kroki naraz - uchwycone na filmie.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Voici la première fois que notre fils a fait plus de deux pas à la suite -- capturé en vidéo.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Αυτή είναι η πρώτη φορά που ο γιος μας έκανε περισσότερα από δύο βήματα στη σειρά -- και το καταγράψαμε.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Первый раз, когда сын сделал больше двух шагов за раз, пойман видеокамерой.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Това е първият път, когато нашият син направи повече от две стъпки наведнъж -- заснето на филм.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.Це вперше, коли наш син зробив більше двох кроків підряд -- зафіксовано на відео.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.זוהי הפעם הראשונה שבני עשה יותר משני צעדים רצוף -- וצולם במצלמה.
Bu, oğlumuzun iki adımdan uzun yürümeyi becerdiği anın kaydı.هذه اول مرة قام بها ابني بخطو اكثر من خطوتين مرة واحدة-- التقطت في فيلم.
David Cameron İngiltere soran içinde yürümeyi hayal: &lt; nasıl yapmak I &gt;?Imaginez David Cameron se promener dans le Royaume-Uni demandant: <Comment je fais>?
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.Anh ta nói, "Ông đã dạy tôi bước đi.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.Azt monda, 'Megtanítottál járni.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.Il dit : " Vous m'avez appris à marcher.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.그가 말했습니다. "선생님은 제게 걷는 걸 가르쳐주셨습니다.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin."M-ai învățat să merg.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.Είπε, "μου έμαθες να περπατώ.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.Каза, "Ти ме научи да ходя.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.قال: "لقد علمتني المشي.
Dedi ki: "Bana yürümeyi öğrettin.そのことをとても感謝しています
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ad Efraim io insegnavo a camminare tenendolo per mano, ma essi non compresero che avevo cura di loro
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.A ja som učil Efraima chodiť (Bral ich na svoje ramená); ale nepoznali, že som ich uzdravil.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.C`est moi qui guidai les pas d`Éphraïm, Le soutenant par ses bras; Et ils n`ont pas vu que je les guérissais.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ich nahm Ephraim bei seinen Armen und leitete ihn; aber sie merkten es nicht, wie ich ihnen half.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jaz pa sem učil Efraima hoditi; vzel sem si jih na rame, a niso spoznali, da sem jih hotel zdraviti.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Jeg lærte dog Efraim at gå og tog ham på Armen; de vidste ej, det var mig, der lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.그러나 내가 에브라임에게 걸음을 가르치고 내 팔로 안을지라도 내가 저희를 고치는 줄을 저희가 알지 못하였도다
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Ma też Pan poswarek z Judą, a nawiedzi Jakóba według dróg jego, według spraw jego odda mu.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Og det var da jeg som lærte Efra'im å gå og tok dem på mine armer; men de skjønte ikke at jeg lægte dem.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Şi totuş Eu am învăţat pe Efraim să meargă, şi l-am ridicat în braţe; dar n'au văzut că Eu îi vindecam.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Todavia, eu ensinei aos de Efraim a andar; tomei-os nos meus braços; mas não entendiam que eu os curava.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.При това, аз научих Ефрема да ходи Като го хващах за мишците му; Но не познаваха, че аз ги лекувах.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.Я Сам приучал Ефрема ходить, носил его на руках Своих, а они не сознавали, что Я врачевал их.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.ואנכי תרגלתי לאפרים קחם על זרועתיו ולא ידעו כי רפאתים׃
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.وانا درّجت افرايم ممسكا اياهم باذرعهم فلم يعرفوا اني شفيتهم.
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教 導 以 法 蓮 行 走 、 用 膀 臂 抱 著 他 們 、 他 們 卻 不 知 道 是 我 醫 治 他 們
Efrayime yürümeyi ben öğrettim, Kollarıma aldım onları. Ama kendilerine şifa verenin ben olduğumu anlamadılar.我 原 教導 以法 蓮 行走 、 用 膀臂 抱著 他 們 、 他 們卻 不知道 是 我 醫治 他 們
Geceleri dışarıda yürümeyin!밤에 돌아다니시면 안되요!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Não passeiem de noite!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Ne sortez pas la nuit!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Nevychádzajte v noci von!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Nie chodźcie po nocy!
Geceleri dışarıda yürümeyin!Non andate a passeggiare di notte!