yürümeye ile cümle

yürümeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Köpeğini boşta yürümeye bıraktı.Er hat seinen Hund im Freien laufen lassen.
Yağmur durar durmaz yürümeye çıkalım.Lass uns spazieren gehen, sobald der Regen aufhört.
Bu hazırlıklara rağmen Aemilianus, iddiası için savaşmak üzere İtalya'ya yürümeye devam etti.Trotz dieser Maßnahmen marschierte Aemilianus nach Italien, um seinen Anspruch durchzusetzen.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.Wir sind spazieren gegangen beide.
Gene de yürümeye devam eder .Ich gehe trotzdem zu Fuß.
Kısa bir duraksamadan sonra Takaki kendi kendine gülümser ve yürümeye devam eder.Takaki wendet sich mit einem Lächeln ab und geht weiter.
Yeni yürümeye başladığı günlerde ailesi Wilmington, Kuzey Karolina'ya taşındılar.Kurz nach seiner Geburt zog seine Familie nach Wilmington, North Carolina.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.Mit einer Kamerafahrt um einen Baum herum beginnt und endet der Film.
Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar.Nach einem Monat öffnen sich ihre Augen, im gleichen Zeitraum werden sie entwöhnt.
Moğol ordusu somra Suriye üzerine doğru yürümeye başladı.La grande armée mongole se met en marche vers la Syrie.
Odanın büyüklüğü anlamak için duvarlar boyunca yürümeye karar verir.Il s'évanouit en essayant de délimiter la taille de la pièce en longeant ses murs.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.Ils jouent tous dans l'eau, et le film se termine.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.Empezó a llover, pero seguimos andando.
Bisiklete binmeyi yürümeye tercih ederim.Prefiero montar en bicicleta a caminar.
Tom yürümeye devam etti.Tom siguió andando.
Onlar yürümeye devam etti.Ellos siguieron caminando.
Tom kıyı boyunca yürümeye devam etti.Tom siguió caminando a lo largo de la orilla.
Daha hızlı yürümeye başladım.Empecé a andar más rápido.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.Los dos continúan su caminata.
Gene de yürümeye devam eder .Y se echa a caminar.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.Cominciò a piovere, ma continuammo a camminare.
Onlar ona doğru yürümeye başladı.Iniziarono a camminare verso di lei.
Dışarıya çıkıp karanlıkta yürümeye başlar.Così cominciò a frugare nel buio.
Bir süre sonra yürümeye başlar.Gradualmente ha ricominciato a camminare.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.Я не привык ходить на дальние расстояния.
Ali daha ilkokulu bitirmeden kamışa su yürümeye başlamıştı.До окончания начальной школы, у Али начала возникать эрекция.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Между тем Максимин, теперь объявленный врагом народа, уже начал поход на Рим с другой армией.
Gene de yürümeye devam eder .Затем они продолжают идти.
Bir süre sonra yürümeye başlar.Однажды он решил пройтись пешком.
Dışarıya çıkıp karanlıkta yürümeye başlar.Оба идут и блуждают в темноте.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.С тех пор они гастролируют вместе.
Söylenenlerden memnun kalmayan binlerce kişi Dağlık Karabağ'a doğru yürümeye başlamıştır.Британцы не могли воспользоваться десятками своих орудий, остававшихся у подножия крутых холмов.
Tutuş bu teklifi kabul ederek İsfahan üzerine yürümeye karar verdi.يصل مراد إلى درجة اخذ القرار عن شاكر.
Bu çocuklar büyüdükçe normal şekilde yürümeye başlarlar.يعود هؤلاء الأطفال بالعادة الي النمط العادي من المشي عندما يتقدمون بالسن.
Tom yürümeye devam etti.استمر توم بالمشي.
Gene de yürümeye devam eder .Eles então continuam a caminhar.
Bu sırada Berkeley’deki siklotronlarla ilgili iş yürümeye devam etti.Enquanto isso, o trabalho continuou em Berkeley com cíclotrons.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.Os três começam a andar juntos.
Ancak birden Ninetta'nın meydanda yürümeye başladığı görülür.Ela parece desenvolver alguns sentimentos por Keita após o grupo viajar para a praia.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Ook werd bekend dat keizer Maximinus met een leger op weg was naar Rome.
Ertesi sabah Frederic, iki erle birlikte Udine’ye doğru yürümeye devam ederler.De volgende ochtend rijden de twee rechercheurs naar Utrecht.
İki arkadaşı ise yürümeye devam etmiştir.Zijn werkzaamheden werden voortgezet door twee ambtgenoten.
Dere kıyısında biraz yürümeye başlamışlar.Langs de oevers loopt een wandelpad.
Yürümeye devam et." der.'Je loopt te vlak', zei hij.
Gene de yürümeye devam eder .Dalej tylko pieszo.
Demiryolu ile taşınan esirlerin durumları da yürümeye zorlanan esirler kadar trajikti.Równie tragiczny był los jeńców transportowanych koleją.
İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.Obaj kontynuowali jazdę.
Bir süre sonra yürümeye başlar.Po pewnym czasie zaczęli ze sobą chodzić.
Ama yolunda azimle yürümeye devam etmeli.Musisz ją budować krok po kroku.
Bir ay sonra gözleri açılır, 1,5 ay sonra ise yürümeye başlarlar.Efter ungefär en månad slår de upp ögonen och en halv månad senare tar de sina första steg.
Gene de yürümeye devam eder .Nu vill han vandra vidare.
Bir süre sonra yürümeye başlar.Några steg senare.
Sekiz yaşında iken bir gün ayağa kalktı, yürümeye başladı.Som treåring startade han åtta gånger och vann en.
T-Bag, Patty’yi başından savar savmaz, işlerin böyle yürümeyeceğine karar verir.Men Tiffany tänker inte bara hjälpa Pat för ingenting utan vill ha något tillbaka i gengäld.
Bir süre sonra yürümeye başlar.До одного року починає ходити.
Bu çocuklar büyüdükçe normal şekilde yürümeye başlarlar.Діти повільно ростуть, пізніше звичайного починають ходити й сидіти.
Roma'da işler alışılageldiği gibi yürümeye devam etti.У Римі вона продовжила свій звичайний спосіб життя.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.Розважаються як можуть та ходять один до одного у гості.
Dışarıya çıkıp karanlıkta yürümeye başlar.Він буде працювати навіть у темряві.
Yeni yürümeye başladığı günlerde ailesi Wilmington, Kuzey Karolina'ya taşındılar.Brzy po narození se rodina přestěhovala do Wilmingtonu v Severní Karolíně.

İlgili Sayfalar