yürümeye ile cümle

yürümeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Stefan yalnız yürümeye meyilliydi.Stefan tended to walk alone.
Ondan sonra yine Antakya üzerine yürümeye başladı.And he started off again on his horse.
Parkta birlikte yürümeye başlarlar ve film sonlanır.The two walk together and the film ends.
İkisi, aynı salonda karşılaşır ve birbirlerine doğru yürümeye başlarlar.It ends with both of them alone in a bedroom and kissing each other.
Bu sırada Berkeley’deki siklotronlarla ilgili iş yürümeye devam etti.Meanwhile, work continued at Berkeley with cyclotrons.
Kısa bir duraksamadan sonra Takaki kendi kendine gülümser ve yürümeye devam eder.After some time, Irma opens the truck windows and smiles to herself.
Gene de yürümeye devam eder .She continued to walk.
İki arkadaşı ise yürümeye devam etmiştir.Two of his sons followed his footsteps.
Dışarıya çıkıp karanlıkta yürümeye başlar.He willingly walks into the darkness.
T-Bag, Patty’yi başından savar savmaz, işlerin böyle yürümeyeceğine karar verir.T-Bag will stop at nothing to get what he wants and lets nothing stand in his way.
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleWhen I had listened to all they had to tell, I began to walk up and down near
Bugün saat 5'de varıyor, ve eve yürümeye başlıyor.Today she arrives at 5 o'clock, and she begins to walk home.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Remember, she arrived an hour early and arrives at 5 o'clock, and then she starts walking.
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı.She arrives at 5:00, 5 o'clock, and just starts walking.
"Tha koridorlarında yürümeye gitmeyecek ' 'dinlemek'."Tha' mustn't go walkin' about in corridors an' listenin'.
- Hadi! Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, keep moving.
- Hayır. - Yürümeye devam etmeliyiz!We've got to keep moving!
Yürümeye devam etmeliyiz.We've got to keep moving.
Ve adam bir eli duvarda yürümeye başlamış.And he was walking like this... Touching the wall all the way...
O da kaşıyormuş yürümeye devam ederek.He scratches his body lifting his hand from the wall, and keep on walking.
İşte şimdi yürümeye başlıyor.There he's starting to walk.
Yürümüye başladığınız zaman dağ da yürümeye başlıyor.The moment you start to move, the mountain starts to move.
50,000, 60,000 km yürümeye başladım.Then I went to run 50K, then 60K.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.I hunched my shoulder, I picked my backpack up again and I started walking.
Dedi ki," Sadece doğuya yürümeye başla, arabandan in ve sadece doğuya yürümeye başla"He said, "You just start walking east; get out of your car and just start walking east."
Ve yürümeye başladım.And I started walking off.
Ben söylemek zorunda kaldı dinledi, ben yürümeye başladı ve aşağı yakınWhen I had listened to all they had to tell, I began to walk up and down near
Biraz yürümeye gitti.She went for a little walk.
Yürümeye mi?For a little walk?
12 aylık bebekler yürümeye çalışmaya başlarlar.At 12 months a lot of babies are trying to walk.
Bazıları da çoktan yürümeye başlamışlardır bu yüzden evinizi güvenli hale getirmeniz önemli.Some are already walking so you want to make sure that your house is baby proofed.
Ve öyle olunca şu şekil yürümeye başlamıştım.And so I ended up walking like this.
Hızlı yürümeye meyilliyim.I tend to walk fast.
Buradan kasabaya doğru yürümeye başladım.I started walking from here up to the town.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.When i stopped at a crack in the sidewalk, she just kept walking.
Yavaç yürümeye verilen bu değeri seviyorum ben.And I just love this ode to slow moving.
Ve birçok kültürde --neredeyse yürümeye başlar başlamaz çocuklara bıçak verilir.And in a lot of cultures they give knives -- like, as soon as they're toddlers, they have knives.
Arabamdan indim ve adliye sarayına yürümeye başladım.And I finally got out of the car and I started walking up to the courthouse.
Boşluk. Yürümeye başladı.'What is the atom mostly made of?' he thought, 'Space.'
Uzun bir yolda yürümeye başlıyorum kral yolunun ötesindeI set my course on this endless journey for the place beyond the thorny path....
Şuralarda bir yerde araba durdu. Yürümeye karar verdik.We stopped somewhere near here, then we kept going on foot.
İşler yürümeye başladı.I'm running a business here, right?
Yürümeye başlayın!Start walking!
Yine de böyle yürümeyecek.Still, this is not going to work.
Bankalar iflas edecek ve hiçbir şey yürümeyecek.Banks fail and nothing works anymore.
Hadi, hadi yürümeye devam.Let's, let's just keep moving.
Ve ona doğru yürümeye başlamışlar. sonra altı parça akordeon gibi tekrar birleşmişler.And then the six figures came together again, like a concertina.
Boşversene, yürümeyeceğim!Screw it, I won't walk!
Elinde böyle bir gazeteyle sokakta yürümeye çekinmiyor musun?Leu isso, Borremans?
Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün.Whoever compels you to go one mile, go with him two.
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum!And, when he (his son) was old enough to walk with him, he said: "O my son!
İşte bunu başardığımızda proje kendi kendine yürümeye başlayıp tamamen hayata geçmiş olacak.Then the whole project would become self-sustainable and completely implemented.
Oğuzlu, "Türkiye ince bir çizgide yürümeye çalışıyor."Turkey is trying to walk a fine line.
Ve de sosyal medyanın geniş kitlelere ulaşan etkisi sayesinde, girişim yürümeye başlamış.And thanks to the far-reaching effect of social media, the initiative has taken off.
"İşler her zamanki gibi yürümeyecek."There will be no business as usual.
Huzursuz, Fridolin ayrılır ve sokaklarda yürümeye başlar.Restless, Fridolin leaves and begins to walk the streets.
Olumlu ve iyimser olmaya devam etmek için yürümeye devam etme gücüne nasıl sahipsin?How do you have the strength to keep on walking, to keep being positive and optimistic?
Beni her kim takip ederse asla karanlıkta yürümeyecek fakat yaşamın ışığı onunla olacak. „Whoever follows me will never walk in darkness, but will have the light of life.
Uyumaya hazırlanırken yatak kalenin her yerinde yürümeye başlar.He lay down on it, preparing for sleep, but it began walking all over the castle.
Onu giydiriyormuş gibi yaparlar ve kral tüm şehrin önünde bir geçit töreninde yürümeye başlar.They mime dressing him and he sets off in a procession before the whole city.

İlgili Sayfalar