yürümeye ile cümle
yürümeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Marvel aniden hızla döndü ve yürümeye başladı. meraklı spazmodik bir şekilde kapalı.Marvel hirtelen megpördült, és elkezdte a felvonuló
Marvel aniden hızla döndü ve yürümeye başladı. meraklı spazmodik bir şekilde kapalı.Marvel je nenadoma zasukal okrog in začel korakajo off na radoveden krčevito način.
Marvel aniden hızla döndü ve yürümeye başladı. meraklı spazmodik bir şekilde kapalı.Marvel oli yhtäkkiä pyörähti noin ja alkoi marssiminen pois erikoinen puuskittainen tavalla.
Nat, yürümeye devam et, devam et!Fortsätt röra! Nej.
Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, lauf weiter. Lauf weiter!
Nat, yürümeye devam et, devam et!¡Nat, muévete!
Nat, yürümeye devam et, devam et!¡Nat, muévete!
Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, neustávej. Pohni se!
Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, tovább kell mennünk. Tovább kell mennünk!
Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, κουνήσου. Κουνήσου!
Nat, yürümeye devam et, devam et!Нет, хајде! Настави!
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Am dat din umeri, mi-am luat din nou rucsacul în spate și am început să merg.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Eu encolhi os ombros, peguei outra vez na minha mochila e comecei a caminhar.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Felhúztam a vállam, felvettem a hátizsákom, és elkezdtem gyalogolni.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Ich schulterte meinen Rucksack und lief wieder los.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Ik kromde mijn schouders, nam mijn rugzak weer op en ik begon te lopen.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Jag ryckte på axlarna, plockade upp min ryggsäck och jag började att vandra igen.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.J'ai haussé les épaules, j'ai pris à nouveau mon sac à dos, et commencé à marcher.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.전 어깨를 으쓱하고 가방을 다시 집어들어서 다시 걷기 시작했습니다.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Pokrčil jsem rameny, vzal jsem si zase batoh a vydal se na cestu po svých.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Pokrčil som plecami, vzal som svoj batoh a vydal som sa na cestu.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Scrollai le spalle, mi rimisi lo zaino in spalla e cominciai a camminare.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Tôi khom người xuống, cầm lấy balô và 1 lần nữa tôi bắt đầu đi tiếp.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Yo me encogí de hombros, recogí mi mochila de nuevo y empecé a caminar.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Zgarbiłem ramiona, podniosłem znowu mój plecak i zacząłem chodzić.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Свих рамене, нарамих раницата отново и тръгнах.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Я пожал плечами, снова надел свой рюкзак и пошёл.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.משכתי בכתפי, הרמתי את תיק הגב שלי שוב והתחלתי ללכת.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.أومأت بكتفي، ثم حملت حقيبتي مجددا وبدأت المشي.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.歩き始めました
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A dievčatko hneď vstalo a chodilo, lebo malo dvanásť rokov. A žasli prenáramne.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A hned vstala děvečka, a chodila; nebo byla ve dvanácti letech. I zděsili se divením převelikým.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A zaraz dzieweczka wstała, i chodziła; albowiem była w dwunastym roku. I zdumieli się zdumieniem wielkiem.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.És a leányka azonnal fölkele és jár vala. Mert tizenkét esztendõs vala. És nagy csodálkozással csodálkozának.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Îndată fetiţa s'a sculat, şi a început să umble; căci era de doisprezece ani. Ei au rămas încremeniţi.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Ja heti tyttö nousi ja käveli. Sillä hän oli kaksitoistavuotias. Ja he joutuivat suuren hämmästyksen valtaan.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.소녀가 곧 일어나서 걸으니 나이 열 두살이라 사람들이 곧 크게 놀라고 놀라거늘
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod Pigen op og gik omkring; thi hun var tolv År gammel. Og de bleve straks overmåde forfærdede
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod piken op og gikk omkring; for hun var tolv år gammel. Og de blev storlig forferdet.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Subito la fanciulla si alzò e si mise a camminare; aveva dodici anni. Essi furono presi da grande stupore
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức thì đứa gái chờ dậy mà bước đi, vì đã lên mười hai tuổi. Chúng rất lấy làm lạ.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức_thì đứa gái chờ dậy mà bước_đi , vì đã lên mười_hai tuổi . Chúng rất lấy_làm lạ .
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Y en seguida la niña se levantó y andaba, pues tenía doce años. Y quedaron atónitos
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Και ευθυς εσηκωθη το κορασιον και περιεπατει διοτι ητο ετων δωδεκα. Και εξεπλαγησαν με εκπληξιν μεγαλην.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И девица тотчас встала и начала ходить, ибо была лет двенадцати. Видевшие пришли в великое изумление.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И момичето веднага стана и ходеше, защото беше на дванадесет години. И внезапно те се смаяха твърде много.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.І зараз устало дівча, й ходило, бо було дванайцяти років. І дивувались дивом великим.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.ומיד קמה הילדה ותתהלך והיא בת שתים עשרה שנה וישמו שמה גדולה׃
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.وللوقت قامت الصبية ومشت. لانها كانت ابنة اثنتي عشر سنة. فبهتوا بهتا عظيما.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨 女 立 時 起 來 走 . 他 們 就 大 大 驚 奇 . 閨 女 己 經 十 二 歲 了
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨女 立時 起 來走 . 他 們就 大大 驚奇 . 閨女 己經 十二 歲 了
Sadece yürümeye devam et Charlie, yürümeye devam et...Juste continue marcher Charlie, continue marcher...
Sadece yürümeye devam et Charlie, yürümeye devam et...Pokračuj v chůzi, Charlie, pokračuj v chůzi..
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleAls ich hörte, alle mussten sie sagen, ich fing an, auf und ab gehen in der Nähe
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleCând am ascultat tot ce a trebuit să spun, am început să meargă în sus şi în jos în apropiere
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleDa jeg havde lyttet til alle de skulle fortælle, begyndte jeg at gå op og ned i nærheden af
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKdyž jsem naslouchal všem museli říct, začal jsem chodit nahoru a dolů v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKeď som načúval všetkým museli povedať, začal som chodiť hore a dole v blízkosti
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKetika saya telah mendengarkan semua mereka harus katakan, aku mulai berjalan naik dan turun dekat
Sahip olduğum zaman dinledim onlar zorunda kaldım Ben yakın aşağı yukarı yürümeye başladı, söyleKhi tôi đã nghe tất cả họ đã phải nói, tôi bắt đầu đi bộ lên và xuống gần