yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Pokrčil jsem rameny, vzal jsem si zase batoh a vydal se na cestu po svých.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Pokrčil som plecami, vzal som svoj batoh a vydal som sa na cestu.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Scrollai le spalle, mi rimisi lo zaino in spalla e cominciai a camminare.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Tôi khom người xuống, cầm lấy balô và 1 lần nữa tôi bắt đầu đi tiếp.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Yo me encogí de hombros, recogí mi mochila de nuevo y empecé a caminar.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Zgarbiłem ramiona, podniosłem znowu mój plecak i zacząłem chodzić.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Свих рамене, нарамих раницата отново и тръгнах.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.Я пожал плечами, снова надел свой рюкзак и пошёл.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.משכתי בכתפי, הרמתי את תיק הגב שלי שוב והתחלתי ללכת.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.أومأت بكتفي، ثم حملت حقيبتي مجددا وبدأت المشي.
Omuzlarımı kamburlaştırdım, tekrar sırtçantamı aldım ve yürümeye başladım.歩き始めました
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A dievčatko hneď vstalo a chodilo, lebo malo dvanásť rokov. A žasli prenáramne.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A hned vstala děvečka, a chodila; nebo byla ve dvanácti letech. I zděsili se divením převelikým.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.A zaraz dzieweczka wstała, i chodziła; albowiem była w dwunastym roku. I zdumieli się zdumieniem wielkiem.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.És a leányka azonnal fölkele és jár vala. Mert tizenkét esztendõs vala. És nagy csodálkozással csodálkozának.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Îndată fetiţa s'a sculat, şi a început să umble; căci era de doisprezece ani. Ei au rămas încremeniţi.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Ja heti tyttö nousi ja käveli. Sillä hän oli kaksitoistavuotias. Ja he joutuivat suuren hämmästyksen valtaan.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.소녀가 곧 일어나서 걸으니 나이 열 두살이라 사람들이 곧 크게 놀라고 놀라거늘
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod Pigen op og gik omkring; thi hun var tolv År gammel. Og de bleve straks overmåde forfærdede
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Og straks stod piken op og gikk omkring; for hun var tolv år gammel. Og de blev storlig forferdet.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Subito la fanciulla si alzò e si mise a camminare; aveva dodici anni. Essi furono presi da grande stupore
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức thì đứa gái chờ dậy mà bước đi, vì đã lên mười hai tuổi. Chúng rất lấy làm lạ.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Tức_thì đứa gái chờ dậy mà bước_đi , vì đã lên mười_hai tuổi . Chúng rất lấy_làm lạ .
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Y en seguida la niña se levantó y andaba, pues tenía doce años. Y quedaron atónitos
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.Και ευθυς εσηκωθη το κορασιον και περιεπατει διοτι ητο ετων δωδεκα. Και εξεπλαγησαν με εκπληξιν μεγαλην.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И девица тотчас встала и начала ходить, ибо была лет двенадцати. Видевшие пришли в великое изумление.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.И момичето веднага стана и ходеше, защото беше на дванадесет години. И внезапно те се смаяха твърде много.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.І зараз устало дівча, й ходило, бо було дванайцяти років. І дивувались дивом великим.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.ומיד קמה הילדה ותתהלך והיא בת שתים עשרה שנה וישמו שמה גדולה׃
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.وللوقت قامت الصبية ومشت. لانها كانت ابنة اثنتي عشر سنة. فبهتوا بهتا عظيما.
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨 女 立 時 起 來 走 . 他 們 就 大 大 驚 奇 . 閨 女 己 經 十 二 歲 了
On iki yaşında olan kız hemen ayağa kalktı, yürümeye başladı. Oradakileri derin bir şaşkınlık aldı.那 閨女 立時 起 來走 . 他 們就 大大 驚奇 . 閨女 己經 十二 歲 了
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,너는 그들에게 이르기를 여호와의 말씀에 너희가 나를 청종치 아니하며 내가 너희 앞에 둔 내 법을 행치 아니하며
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,Sig til dem: Så siger HERREN: Hvis I ikke hører mig og følger den Lov, jeg har forelagt eder,
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,И да им речеш: Така казва Господ: Ако не Ме послушате да ходите в закона Ми, който поставих пред вас,
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,ואמרת אליהם כה אמר יהוה אם לא תשמעו אלי ללכת בתורתי אשר נתתי לפניכם׃
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,وتقول لهم هكذا قال الرب. ان لم تسمعوا لي لتسلكوا في شريعتي التي جعلتها امامكم
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,你 要 對 他 們 說 、 耶 和 華 如 此 說 、 你 們 若 不 聽 從 我 、 不 遵 行 我 設 立 在 你 們 面 前 的 律 法
Onlara de ki, ‹RAB şöyle diyor: Size verdiğim yasa uyarınca yürümez, beni dinlemez,你 要 對他 們說 、 耶和華 如此 說 、 你 們 若 不 聽從 我 、 不 遵行 我 設立 在 你 們 面前 的 律法
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.A kik elhagyják az igazságnak útát, hogy járjanak a setétségnek útain.
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Beschermen tegen hen, die niet in oprechtheid geloven.
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.da coloro che abbandonano i retti sentieri per camminare nelle vie delle tenebre
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.de ceice părăsesc cărările adevărate, ca să umble pe drumuri întunecoase;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.De ceux qui abandonnent les sentiers de la droiture Afin de marcher dans des chemins ténébreux,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.die da verlassen die rechte Bahn und gehen finstere Wege,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.dos que deixam as veredas da retidão, para andarem pelos caminhos das trevas;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.fra dem som forlater rettvishets stier for å vandre på mørkets veier,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.från dem som hava övergivit det rättas stigar. för att färdas på mörkrets vägar,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.ki zapuščajo pota poštenja, da bi hodili po stezah teme,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.이 무리는 정직한 길을 떠나 어두운 길로 행하며
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Kteříž opouštějí stezky přímé, aby chodili po cestách tmavých,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Mereka tak mau mengikuti cara hidup yang baik; mereka mengambil jalan yang gelap dan penuh dosa
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.niistä, jotka ovat hyljänneet oikeat polut vaeltaaksensa pimeyden teitä;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.od tých, ktorí opúšťajú priame stezky, aby chodili po cestách tmy,
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Od tych, którzy opuszczają ścieszki proste, udawając się drogami ciemnemi;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.que abandonan las sendas derechas para andar en caminos tenebrosos
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.som går fra de lige Stier for at vandre på Mørkets Veje.
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Và khỏi kẻ bỏ đường ngay thẳng, Mà đi theo các lối tối tăm;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.Và khỏi kẻ bỏ đường ngay_thẳng , Mà đi theo các lối tối_tăm ;
Onlar ki karanlık yollarda yürümek için Doğru yoldan ayrılırlar.οιτινες εγκαταλειπουσι τας οδους της ευθυτητος, δια να περιπατωσιν εν ταις οδοις του σκοτους

İlgili Sayfalar