yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı.Quindi arriva alle 5 e comincia a camminare.
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı. Ve kocası onu kaçta aldı.Llegó a las 5:00, 5 en punto y comenzó a caminar.
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı.Она приехала в 5 часов и сразу начала идти.
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı.Тя пристига в 5:00, в 5 часа, и се отправя на разходка.
Kadın saat 5'de vardı, saat 5, ve yürümeye başladı.彼に会うのは?
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Da blev Præsten glad, tog Efoden, Husguden og Gudebilledet og sluttede sig til Krigsfolkene.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Il sacerdote gioì in cuor suo; prese l'efod, i terafim e la statua scolpita e si unì a quella gente
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.In duhovniku se vzraduje srce, in vzame naramnik in hišne malike in rezano podobo ter stopi med ljudstvo.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I uradowało się serce kapłanowe, a wziąwszy Efod i Terafim, i obraz ryty, wszedł w pośrodek onego ludu.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.I zradovalo se srdce kněze, a vzav efod a terafim a rytinu, šel u prostřed lidu toho.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.제사장이 마음에 기뻐하여 에봇과 드라빔과 새긴 우상을 취하고 그 백성 중으로 들어가니라
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Preotul s'a bucurat în inima lui; a luat efodul, terafimii, şi chipul cioplit, şi s'a unit cu ceata poporului.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế lễ mừng lòng, lấy ê-phót, những thê-ra-phim, và tượng chạm, rồi nhập với bọn ấy.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Thầy tế_lễ mừng lòng , lấy ê - phót , những thê - ra-phim , và tượng chạm , rồi nhập với bọn ấy .
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Tu sa zaradovalo srdce kňazovo, a vezmúc efod a domácich bohov i rytý obraz vošiel medzi ľud.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Και εχαρη η καρδια του ιερεως και ελαβε το εφοδ και το θεραφειμ και το γλυπτον και υπηγε μεταξυ του λαου.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.Священник обрадовался, и взял ефод, терафим и истукан, и пошел с народом.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.וייטב לב הכהן ויקח את האפוד ואת התרפים ואת הפסל ויבא בקרב העם׃
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.فطاب قلب الكاهن واخذ الافود والترافيم والتمثال المنحوت ودخل في وسط الشعب.
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭 司 心 裡 喜 悅 、 便 拿 著 以 弗 得 和 家 中 的 神 像 、 並 雕 刻 的 像 、 進 入 他 們 中 間
Kâhinin yüreği sevinçle doldu. Efodu, özel putları, oyma putu alıp topluluğun ortasında yürümeye başladı.祭司 心 裡喜悅 、 便 拿著 以 弗得 和 家 中 的 神像 、 並 雕刻 的 像 、 進入 他 們中間
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Cuando me detenía por una grieta en la acera, ella simplemente seguía caminando.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Quand je me suis arrêté aux fissures de l'allée, elle a continué à avancer.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Quando mi fermavo ad una crepa sul marciapiede, lei continuava a camminare.
Kaldırımdaki bir çatlakta durakladığımda sadece yürümeye devam etti.Когда я останавился перед трещиной на тротуаре, она просто продолжила идти.
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaA Ki a mellvéden a amott torony, vagy séta a tolvaj módon, vagy ajánlatot nekem leselkednek
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaAus dem Off den Zinnen des Turms dort, oder zu Fuß in diebischer Weise, oder ersteigern mich lauern
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDa fuori i merli della torre laggiù, o camminare in modo ladresco; o bid me si nascondono
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDari dari sana menara benteng; Atau berjalan di jalan-tangan panjang, atau tawaran aku mengintai
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDe fora das muralhas da torre ali, ou andar em caminhos gatuno, ou manda-me espreitam
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDesde fuera de las almenas de la torre allí, o caminar en los caminos ladrones, o de la oferta me acechan
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDin largul creneluri de Yonder turn; Sau umbla în căile hoţesc; sau suma licitată mă trage cu urechea
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaDu hors des remparts de là-bas la tour, ou marcher dans façons voleurs, ou de soumission me cachent
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaFrån bort tinnar av därborta torn eller promenera i tjuvaktigt sätt, eller bud mig lurar
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaFra ned fra tinderne af derovre tårn, eller gå på tyvagtige måder, eller byd mig at lure
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusuda오프에서 저쪽 타워 성루, 또는 도둑 방법으로 도보로, 혹은 나를 지켜보는 입찰
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaOd off cimburie veže tamto, alebo chodiť po zlodejský spôsobom, alebo ponuka ma číha
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaOd off cimbuří věže tamto, nebo chodit po zlodějský způsobem, nebo nabídka mě číhá
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaOd off obzidje s stolpom tja, ali hoditi na thievish načine, ali ponudbo me skrivajo
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaOd poza mury obronne z tam wieży Albo chodzić w złodziejski sposób, lub każ mi czają
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaPäältä vallien tuolla tornissa tai kävellä thievish tavalla, tai käske minun vaanivat
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaTừ tắt battlements đằng kia tháp Hoặc đi bộ theo những cách hay ăn cắp; thầu tôi lurk
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaVan buiten de kantelen van de toren daar, Of wandelen in diefachtig wegen, of bied me op de loer liggen
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaΑπό μακριά τις επάλξεις του πύργου εκεί πέρα? Ή με τα πόδια σε κλεπτικός τρόπους? Ή προσφορά μου παραμονεύουν
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaОт разстояние бойниците на кула там, или разходка в крадлив начини; или търг ме дебнат
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaС от зубчатые башни вон, или ходить в воровской способами, или повели мне таиться
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaמעל החומות של הלז מגדל, או ללכת בדרכים הגנבת, או הצעה אורבים לי
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaمن خارج الأسوار هنالك من البرج ، أو السير في طرق لصوصي ، أو محاولة لي كامنة
Kapalı itibaren oradaki kule siperlerden; Veya hırsız yollar yürümek veya teklif bana pusudaチェーンくれたクマの轟音と;蛇はWHEREまたは納骨堂社内で私は毎晩シャットダウンし、
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses!", A déclaré le Dr Kemp, balançant tour sur ses talons et rentrer à pied à son écriture- table.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses", dijo el doctor Kemp, balanceando todo sobre sus talones y camina de vuelta a su escritorio mesa.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses!", Säger Dr Kemp, svänger runt på klacken och gick tillbaka till sitt skrivbord bord.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses", sagte Dr. Kemp, schwingende Runde auf dem Absatz um und gehen zurück an seinen Schreibtisch Tisch.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses!" Zei Dr Kemp, slingeren rond op zijn hiel en lopen terug naar zijn schrijftafel tafel.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Asses!", Каза д-р Кемп, размахвайки кръг на пети и ходене назад, за да си писане таблица.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Culo!" Ha detto il dottor Kemp, oscillando intorno sui tacchi e tornare a piedi al suo scrittoio tavolo.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu.Kemp, kývání kolem se na podpatku a šel zpátky do jeho psaní, stolu.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu.Kemp, legănându rundă pe călcîie şi de mers pe jos înapoi la scrierile sale- tabel.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."엉덩이!"박사 켐프는 그의 발뒤꿈치에 원형을 돌리고 자신으로 돌아 도보라고 쓰고 테이블.
Kemp onun topuğuna yuvarlak sallanan ve onun geri yürüme dedi yazılı tablosu."Menilai!" Kata Dr Kemp, berayun bundar di tumitnya dan berjalan kembali ke tulisannya- meja.

İlgili Sayfalar