yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, quoth holubí dům: "TWA není potřeba, já Trow, aby se ucházely mě plahočit.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, quoth היונה הבית: "היה זה אין צורך, אני מניח, בענוותנותו כדי להציע לי לדשדש.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, respondió el de paloma casa:-Fue sin necesidad, creo yo, para mí la oferta caminata.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, rzecze gołąb-house: "twas nie potrzebuję, trow, do każ mi brnąć.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, sagte der Taube-Haus: 'twas keine Notwendigkeit, denk' ich, um mir Lebewohl zu stapfen.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, szólt a galamb-house: "Twas nincs szükség, azt gondol, ajánlatot nekem vánszorog.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, продумах гълъбица къща: "twas няма нужда, аз предполагам, За мен оферта дълъг и уморителен път.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Shake, промолвил голубя-дом: Кошмарная не нужно, я верить, чтобы повели мне тащиться.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.Skaka, Quoth duvan-huset: "Twas inget behov, jag trow, bjuda mig traska.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.هزة ، التقدير : حمامة بيت : "لا حاجة TWAS ، وأنا trow ، إلى محاولة لي الاحراش.
Güvercin evi dedim, Shake: 'beni zorla yürümek teklif için, gerek yok, ben Trow TWAS.そしてその時以来、それは11年であり、次に、彼女は一人で立てることができる、いや、神かけて
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak. (HEY!)Allez on se casse, j'ai pas envie de me retrouver ici tout seul, et ensuite mort.
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak. (HEY!)Ας συνεχίσουμε να προχωράμε, δεν θέλα να μείνω μόνος εδώ πέρα... ...και να καταλήξω νεκρός.
Hadi, hadi yürümeye devam. Burada yalnız kalmak istemiyorum. ve bir de ölü bırakılmak.그냥 가던 길이나 가자고, 여기 혼자 남겨지고 싶지 않으니까.
Hadi, hadi yürümeye devam.Continuiamo solo a muoverci.
Hadi, hadi yürümeye devam.Lasst uns einfach weitermarschieren.
Hadi, hadi yürümeye devam.Laten we, laten we door blijven gaan.
Hadi, hadi yürümeye devam.Po prostu chodźmy już.
Hadi, hadi yürümeye devam.Prostě. Prostě půjdem.
Hadi, hadi yürümeye devam.Vi, vi fortsätter gå.
Hadi, hadi yürümeye devam.Давайте, давайте пойдем уже.
- Hadi! Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, blijf bewegen.
- Hadi! Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, continua a andar.
- Hadi! Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, pysy liikkeellä.
- Hadi! Nat, yürümeye devam et, devam et!Nat, ruszaj się!
Hadi, Nat. Yürümeye devam etmeliyiz.Musimy się ruszać.
Hadi, Nat. Yürümeye devam etmeliyiz.Vi måste hålla sig i rörelse.
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.어린이가 운동성을 되찾고 걸어다닐 수 있게 되었죠.
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.מעורב בהם בכל הקריירה שלי, להחזיר את יכולת התנועה וההליכה לילד כזה.
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.أن أعيد الحركة و المشي لهذا النوع من الأطفال
Hareketi yeniden onarmak ve onun gibi bir çocuğun yürümesini sağlamak.(拍手)
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.베브가 한시간 일찍 5시에 역에 도착해서 걷기 시작했다는 것을 기억해 봅시다
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Emlékezzünk, egy órával hamarabb, 5 órakor ért be, majd elkezdett gyalogolni.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Hoje, ele a encontra 10 minutos mais cedo. Então ele chega a ela às 5:50h.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Husk, at hun ankom en time tidligere, klokken 5, og hun starter med at gå.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Nezabudnite, že prišla o hodinu skôr, teda o 5:00, a vydala sa na cestu.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Nezapomeňte, že přijela o hodinu dřív, tedy v 5 hodin, a vydala se na cestu.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Pamiętajcie, ona przyjechała godzinę wcześniej i przyjeżdża o 5 i zaczyna iść pieszo.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Ricordati, e' arrivata un'ora prima e arriva alle 5 poi comincia a camminare.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Да не забравяме, че е пристигнала един час по-рано и е пристигнала в 5 часа, след което се е запътила пеша.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.Помните, она приехала на час раньше, в 5 часов, и начала идти.
Hatırlayın, kadın oraya 1 saat erken vardı ve 5'de oradaydı ve yürümeye başladı.歩き始めます。 彼女は 5:00 に到着、歩き始めます。
Hayatımda önemli bir yeri var... ...ama ilişkimizde yürümeyen bir şey vardı.C'est quelqu'un d'important dans ma vie, mais il y avait entre nous quelque chose qui ne marchait pas.
Hayatımda önemli bir yeri var... ...ama ilişkimizde yürümeyen bir şey vardı.E o persoană importantă în viaţa mea... ... dar în cazul nostru, ceva n-a mers.
Hayatımda önemli bir yeri var... ...ama ilişkimizde yürümeyen bir şey vardı.Fontos ember az életemben, de ami kettőnket illeti, valami nem működött.
Hayatımda önemli bir yeri var... ...ama ilişkimizde yürümeyen bir şey vardı.Maar er miste iets tussen ons.
Hayatımda önemli bir yeri var... ...ama ilişkimizde yürümeyen bir şey vardı.و لكن بالنسبة لنا نحن الاثنين هناك شيء لا ينجح
- Hayır. - Yürümeye devam etmeliyiz!- Meidän täytyy pysyä liikkeellä!
- Hayır. - Yürümeye devam etmeliyiz! - Pete'i bırakamazsın.¡Sigue moviéndote! - ¡No! - ¡Tenemos que seguir! - ¡No puedes dejar a Pete! - ¡Tenemos que irnos!
- Hayır. - Yürümeye devam etmeliyiz! - Pete'i bırakamazsın.¡Sigue moviéndote! - ¡No! - ¡Tenemos que seguir! - ¡No puedes dejar a Pete! - ¡Tenemos que irnos!
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı. (Alkışlar)Dan semuanya karena dia memutuskan untuk berjalan kaki hari itu (tepuk tangan)
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı. (Alkışlar)Mindez azért mert úgy döntött aznap gyalog megy (Taps)
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.Alt sammen, fordi han valgte at gå den dag.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.A to vše jen proto, že se toho dne rozhodl jít pěšky.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.A to všetko preto, že sa rozhodol ísť v ten deň peši.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.A to wszystko dlatego, że zdecydował się iść pieszo tego dnia.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.En dat allemaal omdat hij besloot te lopen die dag.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.E tutto perché lui, quel giorno, aveva scelto di camminare.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.In vse to samo zato, ker je šel tisti dan peš.
Herşey o gün yürümek istediği için başlamıştı.이 모든게 그가 그날 걷기로 마음먹었기 때문이다.

İlgili Sayfalar