yürüme ile cümle

yürüme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Atalarımız zamanla, daha dik durabilmiş, daha iyi yürümeyi öğrenmişlerdir.その後、大きな脳が入るように発達した頭蓋骨は
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Abandonó a Jehovah, el Dios de sus padres, y no anduvo en el camino de Jehovah
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Abbandonò il Signore, Dio dei suoi padri, e non seguì la via del Signore
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.A opustil Hospodina, Boha svojich otcov, a nechodil po ceste Hospodinovej.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.a părăsit pe Domnul, Dumnezeul părinţilor săi, şi n'a umblat în calea Domnului.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Assim deixou o Senhor, Deus de seus pais, e não andou no caminho do Senhor.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.en keerde de HERE, de God van zijn voorouders, de rug toe. Hij weigerde naar Gods aanwijzingen te luisteren.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.És elhagyta az Urat, atyái Istenét, és nem járt az Úrnak útában.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.GOSPODA pa, Boga očetov svojih, je opustil, in ni hodil po poti GOSPODOVI.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.han forlod HERREN, sine Fædres Gud, og vandrede ikke på HERRENs Vej.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Han forlot Herren, sine fedres Gud, og vandret ikke på Herrens vei.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.hän hylkäsi Herran, isiensä Jumalan, eikä vaeltanut Herran tietä.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Han övergav HERREN, sina fäders Gud, och vandrade icke på HERRENS väg.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Ia tidak hidup menurut kemauan TUHAN, bahkan meninggalkan TUHAN, Allah yang disembah oleh leluhurnya
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.il abandonna l`Éternel, le Dieu de ses pères, et il ne marcha point dans la voie de l`Éternel.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.그 열조의 하나님 여호와를 버리고 그 길로 행치 아니하더니
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Người lìa bỏ Giê-hô-va Ðức Chúa Trời của tổ phụ mình, không đi theo con đường của Ðức Giê-hô-va.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Người lìa_bỏ Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời của tổ_phụ mình , không đi theo con đường của Ðức_Giê - hô-va .
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Opustiv Hospodina Boha otců svých, aniž chodil po cestě Hospodinově.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.und verließ den HERRN, seiner Väter Gott, und wandelte nicht im Wege des HERRN.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.Και εγκατελιπε Κυριον τον Θεον των πατερων αυτου και δεν περιεπατησεν εις την οδον του Κυριου.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.И остави Господа Бога на бащите си, и не ходи в Господния път.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.и оставил Господа Бога отцов своих, не ходил путем Господним.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.ויעזב את יהוה אלהי אבתיו ולא הלך בדרך יהוה׃
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.وترك الرب اله آبائه ولم يسلك في طريق الرب.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.離 棄 耶 和 華 他 列 祖 的 神 、 不 遵 行 耶 和 華 的 道
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.離棄 耶和華 他 列祖 的 神 、 不 遵行 耶和華 的 道
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Ele disse para me levantar e caminhar pelas minhas pernas.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Han bad mig om at stå på egne ben.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Hän käski minun seistä omilla jaloillani.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Han sa åt mig att stå på mina egna ben.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Kazał mi wstać i chodzić na własnych nogach.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Me dijo que me levantara y caminara.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Mi disse che dovevo rialzarmi e andare avanti.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Μου είπε να σηκωθώ και να σταθώ στα πόδια μου.
Ayağa kalkığ kendi ayaklarım üzerinde yürümemi söyledi.Он велел мне опомниться и думать своей головой.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Am fost interesată şi de aspectul fizic al acestui format, deoarece trebuie să mergi pentru a-l vedea.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Byłam również zainteresowana fizycznością tego formatu trzeba bowiem iść, żeby go obejrzeć.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Ero anche interessata alla fisicità di questo formato, perché bisogna camminare per vederlo.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Fiquei também interessada no aspeto físico deste formato, porque se tem de andar para o ver.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Ich interessierte mich auch für das Physische dieses Formats, da man um es zu sehen gehen muss.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Ik was ook geïnteresseerd in het fysieke aspect van dit formaat, omdat je moet lopen om het te zien.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Je me suis aussi intéressée à la matérialité de ce format, parce que vous devez marcher pour le voir.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.저는 또 이 형태의 물리적인 특징에도 관심이 있습니다 저는 또 이 형태의 물리적인 특징에도 관심이 있습니다 왜냐하면 여러분이 둘러보기 위해서 걸어야 하기 때문이죠
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Me interesaba mucho el aspecto físico de este formato porque hay que caminar para verlo.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Nagyon érdekelt ennek a fizikai megjelenése is, mert sétálni kell, hogy az egészet láthasd.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Navíc mě zaujala fyzičnost tohoto formátu, protože, abyste to mohli zhlédnout, musíte chodit.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Saya juga tertarik pada fisik dari bentuk seperti ini, karena Anda harus berjalan untuk melihatnya.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Taktiež som sa zaujímala o fyzickosť tohto formátu, pretože aby ste ho videli, musíte sa prejsť.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Беше ми интересна и физическата страна на този формат, защото трябва да се отдалечиш, за да я видиш.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Еще меня заинтересовала физическое воплощение подобного формата, потому что нужно идти, чтобы его увидеть.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.Ще мене зацікавило фізичне перевтілення цього формату тому, що потрібно іти,щоб його побачити.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.הייתי גם מעוניינת בפיזיקליות של המבנה משום שאני חייבת לצעוד בכדי לראות אותו.
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.كنت مهتمة أيضًا بطبيعة هذا الشكل فعليك أن تمشي لتشاهده
Aynı zamanda bu format ilgimi çekti çünkü görebilmek için aynı zamanda da yürümeniz gerekiyor.フォーマットにも興味がありました 歩いて見なければならないからです 私が切り絵と並行して行ってきたのが
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.foruden Overfogeder, der ledede Arbejdet, 3.300 Mand, som havde Opsyn med Folkene, der arbejdede.
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Ia mengangkat 3.300 mandur untuk mengawasi pekerjaan itu
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.이 외에 그 역사를 동독하는 관리가 삼천 삼백인이라 저희가 일하는 백성을 거느렸더라
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomone mandò a dire a Chiram
Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten 3 300 görevlisi vardı.Salomon też zaś posłał do Hirama, mówiąc:

İlgili Sayfalar